VAHDET VAKFI DAVASI BASINDA...                                             

  Akit  Gazetesi
18. Temmuz.    1997
Cezaevlerinde bulunan ihtiyaç sabibi insanlara ve onlarin ailelerine yardimda bulunmak için kurulan Vahdet Vakfi, resmi bir kurulustur. 1989 yilinda faaliyete baslamis,  bugüne kadar 1803 mahkûma ve 533 mahkûm ailesine yardimda bulunmustur. Dokuz yillik dönemde, 1041  ögrenciye de egitim bursu  vermistir. 
Akit  Gazetesi- 18. Temmuz.    1997
Nureddin Sirin 
Selâm Gazetesi
11. Nisan. 1997
"Degerli hocamiz Hüsnü Aktas'in riyasetinde faaliyetlerini sürdüren Vahdet Vakfi'nin, magdur müslümanlara gösterdigi ilgi ve bu alanda yaptigi yardimlari takdir etmek üzerimize insani ve islâmi bir borçtur. Vakfin sosyal ve kültürel faaliyetlerinin, yayin ve irsad çalismalarinin yanisira, cezaevlerine düsen müslümanlarin ihtiyaçlarini karsilamak için ayirdigi ödenek, medeniyetimizin temel unsurlarindan olan vakiflarin asli çehresine isik tutmaktadir.  Daha önce yazdigimiz bir yazidan dolayi Istanbul 5 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin mahkûmiyet karariyla Gölcük Cezaevi'nde yatarken, mihriban bir el olarak Vahdet Vakfi'ni yanimizda görmüstük!.. Hem sahsim, hem cezaevindeki diger magdur müslüman kardeslerimiz için ayni ve nakdi yardimlariyla, Islâmi dayanisma ve yardimlasmanin en güzel örneklerine tanik olmustuk!..Öyle ki Gölcük Cezaevi'nde çesitli suçlardan yatip da üzerlerine giyecek elbise dahi bulamayan müslümanlarin tepeden tirnaga giyimlerini Vahdet Vakfi karsilamisti.  Cezaevi görevlileri, kendilerinin bildigi baska magdurlari da bize söyleyip:"- Vahdet Vakfina bildirsen de, bu mahkâmlara da yardim etse!.." diyerek ricada bulunuyorlardi. Biz de bu kisileri Vakfa bildirdigimizde, çok geçmeden beklenen yardimlar hemen cezaevine ulastiriliyordu. Aylik olarak gönderilen tahsisatin yanisira, DGM karariyla hakkimizda verilen 85 milyonluk para cezasinin 60 milyonunu Vahdet Vakfi'nin yardimiyla ödemistik!.. Öyle ki para cezasini ödemeyi geçiktirdigimiz için, para cezasi hapis cezasina çevrilmek üzereydi. Vahdet Vakfi'nin yardimiyla bu badireyi de atlatmistik!.Vahdet Vakfi'nin magdur müslümanlara gösterdigi ilgi Hz. Ebû Bekir'in (ra) tavrina benziyordu. Simdi Ankara Cezaevine geldigimiz ilk günlerde, yine Vahdet Vakfi'nin ayni mihriban elini gördük!.". 
Nureddin Sirin 
Selâm Gazetesi- 11. Nisan. 1997
Mehmed Solmaz 
Misak Dergisi Sayi: 80 Temmuz-l997 Sh: 28-29
Vahdet Vakfi, dünya çapinda bir örnektir. 1. Haziran. 1997 pazar günrü; Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden artadaslari ile birlikte tutuklanip cezaevine götürülürken Hüsnü Aktas hoca gazetecilere söyle diyordu:"- 1989 yilindan beri mahkûmlara, mahkûm ailelerine ve fakir ögrencilere yardim ediyorduk!..Bundan sonra bir-kaç ay yardim edemiyecegimiz için özür dileriz"  Hüsnü Aktas hoca ve arkadaslari, hapishaneye giderken bile yardim ettikleri insanlari düsünüyor, onlara yardim edemiyecekleri için üzülüyorlardi.Bir yazarimizin belirttigi gibi Vahdet Vakfi, zamanimizin Hazreti Ebûbekir'i olmus, düsmüs insanlari tutup kaldirmaya çalismistir. 
Mehmed Solmaz 
Misak Dergisi- Sayi: 80 Temmuz-l997 Sh: 28-29
Hekimoglu Ismail 
Zaman Gazetesi
21. Haziran. 1997
Vahdet Vakfi mahkûmlara yardim ediyor. Birileri de ceza üstüne ceza vermek istiyor. Mahkûma gelen ilk havale "Ekmek Parasi" diye alikonulur, ödenmez. Devlet her tutukluya ekmek verir, çikacagi zaman da parasini ister. Hapishane Müdürü, çikacagim zaman beni çagirdi. "-Vahdet Vakfi, size su kadar para gönderdi. Ekmek paran da su kadir" diye hesap gördük!.. Paraya ihtiyacimin olmadigini bilirsiniz amma Vahdet Vakfi zor günlerimizde bizimleydi. 
Hekimoglu Ismail 
(Zaman Gazetesi- 21. Haziran. 1997)
Ali Bulaç 
Yeni Safak Gazetesi
3 Haziran. 1997
"Islâmi kimligi önde olan kuruluslara hergün çesitli makamlardan baskinlar düzenleniyor, evraklarina el konulup teftis ediliyor.Son olarak merkezi Ankara'da bulunan Vahdet Vakfi yöneticileri gözaltina alindi. Bu operasyona mesned olarak gösterilen gerekçe, Vakif Yönetim Kurulu üyelerinin, tutuklu ve hükümlü ailelerine yaptiklari yardim. Vakif illigal bir örgüt degil!.. Resmen kurulmus ve yillardan beri kurulus amacina uygun hayirli faaliyetlerde bulunuyor. Bu ülkede su veya bu suçtan dolayi hapse girmis insanlara ve onlarin disarida çaresiz kalmis, fakr-û zaruret içinde kivranan ailelerine yardimda bulunmak suç olarak telâkki ediliyor" 
Ali Bulaç 
(Yeni Safak Gazetesi-3 Haziran. 1997)