USULÜN AMACI
![]()
Usül üzerinde bu kadar durmamızın sebebi bu ilmin ne kadar önemli olduğunu belirtmek içindir. Günümüzde aynı kaynak kitabı okuyan ve terceme eden nice insanlar var ki aynı sonuca varamamakta, farklı sonuçlar çıkarmaktadırlar. İşte bunun sebebi usül ilminden haberlerinin olmayışıdır. Yahut ta usul ilmini iyi kavrayamamalarıdır. Peki aynı kaynakları okuyupta farklı sonuçlara varan insanların durumu bu olunca hiç kaynak tanımayan nefislerinin esiri olanların durumu nasıl olacaktır, varın siz düşünün?
Her ilimde mutlaka usul vardır. Usulsüz ilim vusulsüzlüğü gündeme getirir ki günümüz insanının hazin durumu işte budur. Yani usulsüzlüktür. Hangi ilim aklınıza gelirse gelsin, hangi meslek aklınıza gelirse gelsin mutlaka hepsinin bir usulü vardır. Hiç düşündünüz mü yemek yemenin, ekmek yemenin dahi bir usulü vardır. Su içmenin dahi bir usulü vardır. Günümüzde İhtisaslaşma denilen olay dahi bu usule dayanır amma usulün yerini tutmaz. Eksiktir, noksandır. Beyin cerrahı olan bir doktora götürüp bir davayı teslim edemezsiniz. Kimya mühendisine astronomiden soramazsınız vb.!!!
İşte bu ilimlerde sağlılı, sıhhatli neticeler almak için usul ilmine ihtiyaç vardır. Bu hedefin gerçekleşmesi usul ilminin amacıdır. Her şeyin iyisini, en güzelini yakalayabilmek için usul ilmi devreye girmektedir.
Hep duyarız; yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder. Bu söz yerden göğe çok doğru söylenmiş bir sözdür. Özellikle günümüz dünyasında Müslümanların paramparça olmasında usulsüzlük hastalığının payı çoktur. Bu hastalıklardan kurtulmanın tek ve çıkar yolu usulsüzlüğü terk usul ulemasının usulüne uymaktan geçmektedir. Yolda sürdüğünüz arabanızı sürerken dahi bir usule uymak zorunluluğu vardır.
İster Tefsirde, ister Hadisde, ister Fıkıhda, isterse Akaidde olsun alimlerin hata etmemesi, sapık yollara düşmemeleri için mutlaka usule riayet etmeleri gerekir. İşte Usulün amacı da budur. Dünya ve ahiret saadetini hedefleyen mü'minlerin bu amaç doğrultusunda hareket etmeleri gerekmektedir.
![]()