TEFSİR İLMİ
![]()
a) Tefsir İlminin Mâhiyeti :
İslâm terminolojisinde tefsirin tanımı şöyledir : Tefsir; beşerin takati
ölçüsünde Kur'an-ı Kerîm'in Allah'ın muradı üzerine delâlet ettiği hususlardan
bahseden bir ilimdir. (Zerkânî, Menahil el-İrfân, I, 471).
Seyyid Şerîf Cürcânî Ta'rîfât adlı eserinde tefsiri şöyle tanımlar: "Aslında
tefsir açıklama ve izhâr etmektir. Şeriatta ise âyetin mânâsının durumunu,
hikâyesini ve nazil oluş sebebini ona açık bir delâletle delâlet edecek bir
ifâdeyle izah etmektir." (Seyyid Şerîf Cürcânî, Ta'rîfât, 43).
Bu tarîf gelişigüzel yapılmamıştır. Tarifin muhtevasını açıklayacak olursak ,her
kelimede ayrı ayrı detaylar mevcuttur. İlim kelimesiyle tasavvur ve tasdîka dâir
bilgiler kastedilmektedir.
Abdülhakîm, Mutavval şerhinde der ki : "Tefsir ilmi tasavvurlar cinsindendir.
Çünkü ondan maksad âyetin lâfızlarının anlamlarını kavramaktır." Seyyid Şerîf
ise bunun tasdik türünden olduğunu öne sürer. "Kur'an-ı Kerîm'den bahseder"
derken başka konularda bahseden ilimler bu ta'rîfin dışında kalmaktadırlar.
Allah'ın murâd ettiği şeylere delâleti bakımından demekle delâletinin dışında Kur'an'dan bahseden ilim ayrılmaktadır. Kırâet ve diğer ilimler gibi. Beşerin
takati ölçüsünde sözü ile de müteşâbihlerin mânâsını anlayamamak veya Allah'ın
muradını olduğu gibi anlayamamak hususu dışarda kalmaktadır.
Başka bilginler de tefsir ilmini şöyle ta'rîf ederler : Tefsir, Azîz olan
kitabın ahvâlini; nüzulü, senedi, üslûbu, lâfızları ve gerek ahkâma müteallik,
gerekse lâfızlara müteallik anlamları bakımından araştıran ilimdir. (Zerkânî,
Menahil el-İrfân, I, 471).
Üçüncü bir ta'rîf de şöyledir : Tefsir, öyle bir ilimdir ki onda Kur'an'ın
lâfızlarının söyleniş şekilleri, bunların delâlet ettiği hususlar tek tek ve
birleşik olarak hükümleri, birleşik halde hamledilecek anlamları ve diğer
hususlar araştırılır. (Zerkânî, a.g.e., I, 472).
Görüldüğü gibi bu ta'rîf,
yukardaki iki ta'rîfin arasında yer almaktadır. tefsîr ilminin konusu bütünüyle
Kur'an âyetleridir. Tefsir, Kur'an'ın bütün âyetlerini ve kelimelerini tedkîk
konusu yapar, Tefsîr ilminin gayesi, dünya ve âhirette selâmete ve mutluluğa
ulaşmak için Allah'ın kitabını, onun maksadına uygun şekilde anlamak,anlatmak ve
faydalı biçimde çıkarmak ve elde etmektir.
b) Tefsir İlminin Doğuşu:
Bilindiği gibi her zaman ilmî ve felsefî eserleri okuyanlar belirli bir kültür
seviyesine ulaşmadıkça ondan yeterince faydalanamazlar. İşte gerekli kültürel
yetkinliği bulunmayanların bu eserlerden faydalanabilmeleri ancak bu eseri iyi
anlayan, yorumlayan kişilerin açıklama ve.yorumlamalarıyla mümkün olur. Klasikleşmiş dinî, felsefi ve ilmi metinler; ancak onda derinliğine bilgi sahibi
olmuş kişiler vâsıtasiyle kavranabilir. Bu husûs ilâhî menşe'li kitaplar için daha da ayrı bir önem ifâde eder. Kaldı ki dinî nitelik arz eden ilâhî kitaplar
insanlar tarafından anlaşılmasın diye değil, anlaşılıp okunsun diye inmişlerdir.
Özellikle Kur'an-ı Kerîm okunup anlaşılma hususuna apayrı bir önem verir ve sırf ibâdet anında okunup bilâhare üzerinde durulmayan lâfızlar yığını olmayı kabul etmez. Hayatın kitabı olan ve dün- ya- âhiret ayrımı yapmayan Kur'an anlaşılmak ve yaşanmak üzere inmiştir. Kur'an iyi anlaşılmadıkça onun buyruklarını yaşamak mümkün değildir. Bu da ancak Kur'an ilimlerinde yeterli bilgiye sahip kişilerin açıklama ve yorumlarıyla mümkün olabilir. İşte bize Kur'an'ı açıklayan ve ilk defa yorumlayan Allah'ın Resulü olmuştur. Nitekim Cenâb-ı Allah Hz. Peygambere şöyle hitâb etmiştir : "Ey Peygamber, sana Rabbinden indirilmiş olanı tebliğ et.., Eğer böyle yapmazsan Allah'ın risâletini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur." (Mâide, 67).
Peygamberin asıl vazifesinin tebliğ
olduğunu, Kur'an-ı Kerîm muhtelif vesilelerle tekrar eder. Nitekim Nahl
sûresinde buyu- rulur ki : "Sana da zikri indirdik ki, insanlara kendilerine
nelerin in- dirilmiş olduğunu açıklayasın ve onlar da düşünsünler." (Nahl, 44).
ibrahim sûresinde ise şöyle buyurulmuştur : "Biz
kime bir Resul gön- dermişsek, onu ancak kavminin diliyle göndermişizdir. Ta ki
onlara açıklasın..."
(İbrahim, 24).
İşte tefsir ilminin doğuşu böyle
bir ihtiyaçtan kaynaklanmıştır.
Kur'an'ın anlaşılması bir zarurettir bu hususta Allahü Teâlâ buyuru- yor ki:
"Biz sana mübarek bir kitap indirdik ki âyetlerimi iyice düşün sün ve
taşınsınlar ve akılları olanlar da ondan öğüt alsınlar " (Sâd, 24).
"Onlar Kur'an'ı düşünmüyorlar mı yoksa kalplerinde kilit mi var?"
(Muhammed, 24)......(İbn-i Kesir, c/1, sh:418-419'dan alınmıştır. A.AZİZ)
![]()