Selamün Aleyküm

Hocam yine bazı sorularım olacaktı cevaplarsanız çok sevinirim. İnşallah biriktirdiğim için kızmıyorsunuzdur. çok yoğum çalışıyorum ve akşamları internete girme fırsatı pek bulamıyorum. O yüzden aklımda biriktirip ilk fırsatta size yazıyorum. Allah (c.c.) 'a emanet olun......

1- vitir namazı farzmı, bide hangi vakitte kılınmalıdır. yatsının hemen ardından mı yoksa gece yatmadan öncemi ?
2- namazda fatiha suresinden sonra AMİN demelimiyiz. camide cemaatle kılarken amin deniyor münferit namaz kılarkende demelimiyiz
3- namazda ara oturuşlarda ayağı kalkarken ALLAHUEKBER deniyormu
4- hocam ben bi akşam yatsı namazını camide kılmak istedim. biraz korkarak içeri girdim. 4 ilk sünnet 4 farz ve son 2 sünnet namazlar kılındı. ama cemmat ayrı olarak 2 rekat daha namaz kıldı. bu vitir namazı değildi. bende bu konuyu öğrenene kadar camiye gitmeme kararı aldım. mahcup olmak istemiyorum. bide yatsı namazını camide kılınca vitiride mi cemaatle kılmak gerekiyor yoksa caminin içinde münferitmi kılmam gerek.
5- hocam 4. soruya benzer bir sorum daha var. cuma namazını detaylı olarak anlatırmısınız. ezan okunduktan hemen sonra cuma namazı ardından öğle namazımı kılınıyor. öğle namazının farzını  imammı kıldıracak.
6- bide mesela camiye geç kaldığımda ne yapmalıyım. içeriye girdim herkez sünneti kılmış. farz namazı kılınıyor. ben ayrı safta durup münferitmi kılmalıyım. ben geç kaldığımda girmiyorum  camiye veya sünneti kılmışlar ben sünneti kılmaya başlasam farzı kaçıracam. nasıl yapmalıyım.
7- yatsı namazı saat kaça kadar kılınabilir. yani vakti ne zamana kadardır.bendeki bir takvimde kıble saati diye bişi var yaklaşık 12.30 civarında bu saate kadarmı süresi var_?
8- bide antepte imsak saati 3:46 ama ezan 4:30 gibi okunuyor. ezandan önce kılınabilimi sabah namazı.
9-hocam takvimlerde şöyle zaman dilimleri var. imsak ve güneş. şimdi kuşluk varkti bu vakitlerden hangisi. imsakla güneş arasımı? güneş vaktinden sonramı ?
10- kaç çeşit salavat var_? Bunları yazarsanız sevinirim. Mahcubum bilmiyorum....
11- hocam bide ben bazan harun yahya'nın eserlerini okuyorum. Beğeniyorum diyemem çünkü daha dinimizi tam kavrayamadım ve öğrenemedim. yani ondan öğrendiklerimi doğrumu yanlışmı
bilmiyorum ama geçenlerde başka bir arkadaşım harun yahya okuma dedi. sebebine gelince bir ara televizyonlarda bir skandal çıkmıştı. ADNAN HOCA diye bu gerçek ismiymiş kod adı harun yahya'ymış şimdi bu zatın yazdıkları anlattıkları ne derecede güvenilir onu bilemiyorum. bi fikir verebilirmisiniz.....

 

 

Aleyna  ve  aleykümüsselam...

Muhterem  kardeşim  sorularınızı  cevaplamaya  çalışalım...

 

C:1. Vitir namazı,  yatsı namazından  ayrı bir  namazdır.  Ancak  bu  namaz  yatsı  namazı  ile  kılındığı  adet  haline  geldiği  için  yatsı namazıyla  ilgili  bir  namaz  sanılmıştır. 

 

"860 - Soru: Vitir namazının farz, vacib veya sünnet olduğu söyleniyor. Bu hususta ne dersiniz?
Cevap: Vitir namazı için "Vacib" hükmü Hanefi mezhebine göre en sahih bir rivayet olmaktadır. Bir Hadis-i Şerifte, "Muhakkak ki Allah (cc) size bir namazı ziyade kıldı. O, Vitir'dir. Onu yatsı ile sabah namazı arasında kılınız" buyrulmuştur. Diğer bir hadis-i şerifte, "Vitir, her Müslüman üzerine vacibtir" buyrulmaktadır. Bu hadisler muvacehesinde vitrin vacib olduğu nokta-i nazarı ağırlık kazanmaktadır."  (Mehmed Emre,3000 Fetva)

  Buradan  anlaşılıyorki  en sahih  görüşe  göre  Vitir namazı  vacip  bir  namaz   olduğu  için  Vacip  namazlar  arasında   sayılmaktadır.  Hüküm  olarak da  şöyle  denilmektedir: İmam-ı Azam (Rh.a)'dan   Vitir namazının  hem  farz, hem vacip, hem  sünnet  olduğu  rivayet  edilmiştir.  Alimlerimiz  bu  rivayetleri  birleştirerek   yapılması  (amelen)  farz,  inanması  (itikaden)  vacip,   sabit olması   (hadisle sabit olduğu  için)  sünnettir,  dediler... (Nuru'l-İzah  ve  Tercemesi, sh:71)  Yatsı  namazının  hemen  peşine  kılabileceğiniz  gibi,  yatsıdan  bir  müddet  sonrada  kılabilirsiniz...  Sabah  namazına  kadar da  kılınabilir...  Gece  yattıktan  sonra  kalkıp  kılma  imkanı  olanlar  ve  kendilerine  güvenenler  için  en  makbulu  budur.
 

C:2. "5) İlk tekbirden sonra namazın başında gizlice "Sübhanekâllahümme" okunması, bundan sonra Fatiha'dan önce yine gizlice "Eûzü Besmele" okunması ve diğer rekatlarda da Fatiha'dan önce besmele çekilip Fatiha'ların sonunda amîn denilmesi sünnettir. Burada imam ile cemaat ve yalnız başına kılanlar arasında bir fark yoktur. Yalnız cemaat Fatiha'yı okumayacakları için "Eûzü Besmele" okumaları gerekmez.
  "Amîn" sözünün manası, dualarımızı kabul et, demektir."  (Ömer Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali-Namazın Sünnetleri Bahsi)

Demek ki,  namazda  fatiha  suresini  okuduktan  sonra  "amin"  demek  namazın  sünneti  imiş.  İster  cemaatle,  isterse  münferit  kılalım  mutlaka  Fatiha'dan  sonra  amin  demeliyiz.  İmam  olan  kimse  sesli  amin  der.  Cemaat  ise  sessiz  içinden  amin,  der.  Sesli  herkesin işiteeği kadar  amin demesi  mekruhtur.
 

C:3. Namaza  başlama  dediğimiz   İftidah  tekbirinin  dışındaki  tüm  tekbirler  namazın  sünnetidir.  İmam  cemaat  herkes  bu  tekbirleri  alırlar. İmam  açıktan söyler, cemaat ise  sessiz  söyler.

 

C: 4.  Yatsı  namazı  on  rekattır.  dört rekat  ilk  sünnet (Gayri müekked  sünnet  denir).  Dört  rekat  farz.  İki  rekatta  son  sünnet.   Hanefi  fukahasına  göre   Yatsı  namazında  sünnet   olan  uygulama  budur.   Bundan  sonra   cemaatle  kılınacak    başka    sünnet   olan   bir  namaz  yoktur.    Vitir  namazı da  ancak  Ramazan ayında   teravih   namazı  cemaatle  kılındığı  zaman  cemaatle  kılınır.  Bunun  dışında  asla  cemaatle  kılınmaz....  Hatta   teravih  namazını  cemaatle  kılmayanlar   vitir  namazını  cemaatle  kılamazlar...

"189- Vitir namazının bazı özellikleri vardır ki, bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz:
  1) Vitir namazı, yalnız Ramazan ayında cemaatla kılınır. İmam olan zat da üç rekatın hepsinde tekbirleri, tesmi'leri ve kıraatı aşikare yapar. Kunut duası imam ve cemaat tarafından gizlice okunur. Ramazan ayından başka günlerde ise, vitir namazını cemaatla kılmak mekruhtur."  (Ömer Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali)
 

861 - Soru: Ramazan dışındaki, bir günde vitri cemaatle kılmakta bir mahzur var mıdır?
Cevap: Bunda kerahet vardır. Bu, teravih namazının dışındaki nafile namazlarda olduğu gibi, tedai (birbirini davet etmek) yolu ile olursa kerahet vardır. Bir kişiye yine vitir kılacak bir veya iki kişi uyarak cemaat olsalar bunda kerahet yoktur. Peygamber Efendimiz(sav), bazı günlerde, vitir namazını kılarken Hz. Aişe'ye (ra) imamlık yapmıştır. Hz. Ömer(ra), Ebu Bekir (ra)'in vefatında onu defnettikleri gün vitri cemaatle kılmışlardır. Bunlardan anlaşılmaktadır ki vitri, Ramazan dışındaki günlerde devamlı olarak cemaatle kılmak mekruhtur. Ara sıra olur ve davet yolu ile olmazsa bunda kerahatin olmayacağı görüşü hakim bulunmaktadır. (Nimetü'l-İslam, Namazla ilgili bölüm, s. 360)

"865 - Soru: Vitir namazı, Ramazan'da cemaatle kılınıyor da niçin Ramazan'ın gayri günlerinde kılınmıyor?
Cevap: Sünnet bulunan teravih namazı cemaatle kılınınca, onun peşinden gelen vitir namazı da cemaatle eda edilir. Diğer günlerde son sünnet tek başına kılındığından, onun peşinde gelen vitir namazı da öyle eda edilmektedir."

 

C:5. Muhterem  kardeşim    "Cuma  Namazını"  detaylı  bir  şekilde  anlatmam  burada  mümkün  değildir.   Kısaca  anlatmam da  çok  yer alır.  En  güzeli  bir  İlmihal  kitabı  temin  ediniz  ve  mesela  Ömer  Nasuhi Bilmen (Rh.a)'in  İlmihalini  sitemizden  ücretsiz  olarak  indirin,   oradan  kendiniz   güzelce  okuyup  amel  etmenizi  tavsiye  ederim.   Orada  anlayamadığınız  bir  yer  olursa    tekrar   bize   sorarsınız...

Tekrar  bu  husustaki  sorunuza  dönersek;  "Cumanın    hemen  ardından  öğlen  namazını  kılmak"  şeklindeki  beyanınız  çok  eksik.   Bir  günde  hem  öğlen  namazı,  hem de  CUM'A  namazı  kılmak  olmaz.  O  gün  ya  öğlen  farzdır,  ya da  Cum'a  namazı  farzdır.   Bir  vakitte  iki  farz  namaz  olmaz...  Bu  mesele  çok  zaman  alacak  bir  meseledir.  Böyle  birkaç  cümle  ile de  anlatılacak  ve  anlaşılacak  mesele  değildir.  Bahsettiğiniz  namaz  "Zühr-i Ahir"  namazıdır.  Bu  namazı  imamın  cemaatle  kıldırması  çok  yanlıştır.   Hanefi  mezhebine  göre  böyle  bir  uygulama  caiz  değildir.   Aynı  camide  aynı  imamın  iki  farz  namaz  kıldırması  çok  saçmadır.   İslam'la  alay   edilmiş  olur ki,  sonuç   çok   vahimdir.   Bu  meseleyi  imamdan  veya  cemaatten  birisi  ile  görüşüp    netleştirmeniz   gerekir.

 

C:6. Muhterem  kardeşim  bu  bilgiler  namazını devamlı  kılan     mükellefler   için   çok  basit  meselelerdir.  Yani  bilinmesi  açısından  söylüyorum.  Camiye  gittiniz  cemaat  farza  durmuş.  Hiçbir  namazı  kılmakla  meşgul   olmadan  derhal  imama  uyacaksınız.  Bu  hususta  yalnız  sabah  namazı  ile  ilgili  bir  ayrıntı  vardır.   Şayet   sabah  namazını  kılarak  cemaate  yetişeceğini  kestiren  bir  mükellef  bunu  anlamışsa  önce  sabah  namazını  kılar  daha  sonra  cemaate  uyar.  Bu  konuda  biraz  bilgi  sahibi  olması  lazımdır.   Şayet  böyle  bir  tahmini  bilgisi  yoksa,  yani  cemaate  kauşacağına  dair  yakin  bilgisi  yoksa  hiç  vakit  geçirmeden  derhal  imama  uyar  cemaatle  farzı  kılmaya  başlar.   Şayet  imama  kavuşacağına  dair  bilgiye  sahip  olursa  bunu da  saflar  arasında  kılmaz,   ya  ilk  girişte  cemaatin  görünmediğ  bir  yerde, ya da  bir  direk  arkasında  kılar.  Sonra  cemaate   uyar.  Bu  konuda  en  güzel  uygulama  şüphesiz ki  sabah  namazının  sünnetini  evde  kılıp  ondan  sonra  camiye  gitmektir.  Zaten  Hanefi  fukahasına  göre  namazların  sünnetlerini  evde  kılmak  en  efdal  olan  şeklidir.  Bütün    kaynak  kitaplarımızda  da  böyle  yazılıdır.   Ayrıca  şu  hususu da  belirtelim ki  cemaate,  yani  farza  kavuşmak  için  koşarak  camiye  gitmekte  doğru  değildir.   Koşmak  mekruhtur.  Hele  hele  cami  içerisinde  cemaate,  rukuya,  secdeye  kavuşmak  için  koşmak   namaz  kılanları  rahatsız  edeceği  kerahat  daha da  artmaktadır.  Vebal  daha da  artmaktadır.  Sükunetle,  suhuletle  yavaş  yavaş,  ağır  ağır  yürüyüp  cemaati  rahatsız  etmeyeceğiz,  onların insicamını  bozmayacağız.   Neresinde  cemaate  uyarsak  uyalım  hiç  üzülmeyeceğiz,  çünkü  cemaat  sevabını  almış  oluyoruz.

 

C:7.  Yatsı  namazı    zaman  olarak  gecenin  2/3'ne  kadar  kılmak  mümkündür.  Efdal  olan,  müstahap  vaktinde  kılmaktır.   Sahab  namazının  ilk  vaktine  kadar da  kılınır.  Ancak  kerahat   vakti  girmiş  olur.   Kerahat  vaktine  kalmamak  için  ihmalkar  olmamak  lazımdır.   Ama  şayet    şer'i  bir  mazeret  olursa   en  son  vaktinde de  kılmak  caizdir.    Sabaha  az  kaldı   diyerek  namazı  terk  etmek  caiz  değildir.   Elinizde ki  takvime  bakın  imsak  vakti  yazılı  olan  vakte  45  dakika-1  saat  kala  kılınabilir  hiçbir  mahzuru  olmaz.  

 

C:8   Bahsettiğiniz   takvim   bilemiyorum  hangi  kuruluşa  ait   bir  takvimdir.    Önemli  olan  vaktin  girmiş  olmasıdır.   Şayet  imsak  dediğiniz  vakit  03.46  ise   bu  vakit  sabah  namazı  vaktinin  ilk  vaktidir.   Bu  vakitten 15-20   dakika  sonra  sabah  namazınızı  kılabilirsiniz.   Ezanın  okunup  okunmaması   önemlidir.  Önemli  olan  vaktin  girmesidir.   Zira  ezan  namazın  şartı  değildir.   Namazın  şartı  vakittir.   Vakitte  girdiğine  göre  mesele    kalmamıştır.   Ezan  ne  zaman  okunursa  okunsun.   Ezan  daha  erken de  daha  geçte  okuna  bilir.  İnşallah  anlaşılmıştır.

 

C:9.  Muhterem  kardeşim, yukarıda da  bahsettiğimiz  gibi   imsak,   hem  sabah  namazının  ilk  vaktini,   hem de  sahurun  en  son  vaktini  belirleyen  bir  vaktin  ismidir.   Güneş  ise  sabah  namazının  son  vaktini  belirleyen  bir  vaktin  ismidir.  Yani  güneş  doğmasından  sonra  sabah namazı  kılınmaz.  Kuşluk  vakti  ise  güneşin  yükselmesinden  sonraki  bir  vaktin  ismidir.  Bu  tahminen  45-50  dakikadır.  Zaten  bu  zaman  içinde  kaza  namazı    da  dahil  hiçbir   nafile  namaz  kılınmaz.

 

C:10  Salavat  dualarını  istiyorsunuz..  Hepsini  ne  yapacaksınız?   Hanefi  mezhebine  göre  namazda  okuyacağınız  salavatları  okursanız  sizin  için  kafi  değil midir?  Burada  salavat  dualarını vermemiz  mümkün değildir.  Bazı  adresler  vereyim de  siz  bakınız...                      http://rahman.fw.nu/resulullah.com.tr/modules.php?name=News&file=article&sid=65

http://rahman.fw.nu/resulullah.com.tr/modules.php?name=Content&pa=showpage&pid=467

Hadis No : 1884 Ravi: Ebu Mes'ud el Bedri Tanım: Biz Sa'd İbnu Ubade'nin meclisinde otururken Resulullah (sav) yanımıza geldi. Kendisine, Beşir İbnu Sa'd: "Ey Allah'ın Resulü! Bize Allah Teala Hazretleri, sana salat okumamızı emretti. Sana nasıl salat okuyabiliriz?" diye sordu. Efendimiz şu cevab verdi: "Şöyle söyleyin "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema salleyte ala İbrahime ve barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammedin kema barekte ala al-i İbrahime inneke hamidun mecid.....(......)

"Allahümme salli ala Muhammed'in ve ala al-i Muhammedin kema salleyte ala İbrahime inneke hamidun mecid, Allahümme barik ala Muhammedin ve ala al-i Muhammed, kema barekte ala ali İbrahime inneke hamidun mecid."]
Kaynak: Buhari, Da'avat 33, Enbiya 8; Müslim, Salat 65, 66, 69 (406, 407);  Muvatta, Kasru's-Salat 66, 67, (1

"Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ ali seyyidina Muhammed. Kema salleyte alâ seyyidina İbrahime ve alâ ali seyyidina İbrahime. İnneke hamîdün mecid. Ve barik alâ seyyidina Muhammedin ve alâ ali Muhammed. Kema barekte alâ seyyidina İbrahime ve alâ ali seyyidina İbrahim. İnneke hamîdün mecîd."   (Ömer Nasuhi Bilmen,Büyük İslam İlmihali-Namazın Sünnetleri  Bahsi)
 

C:11. Adnan  Oktar  kod  adı,  "Harun  Yahya"  olan  kimsenin  güvenirliliğini  ve  bazı  söylentilerin  doğruluk  derecesini  soruyorsunuz...  Bu  konuda   bu  şahıs  hakkında  birçok  dedi  kodular   üretilmiştir.   Ancak  elbette  bu  dedi koduların  aslının  olduğuna  inamak   bir  vebaldir.  Biliyorsunuz  Harun  Yahya  hakkında   gerek  yerli  Masonlar,  gerekse  yabancı-dış  masonlar    büyük  bir  karalama  kampanyası  başlatmışlardır.  Bu  İslam  düşmanlarının  oyununa  gelmemek  lazımdır.  Üniversite  gençliği  üzerinde  büyük  bir  hizmeti vardır.   Darvinizm  safsatasını   bu  adamlar  ekip  halinde  darmadağın  etmişlerir.    Bu  gün  birkaç  zındığın  dışında  bu  safsatayı  savunan   kalmamıştır. 

Bu  kadar   hüsnü  zandan  sonra     bir  eserlerinde  gördüğüm  büyük   galiz  bir  hatayı  belirtmeden  geçmek  vebaldir.    Günahkar  müslümanların   cehenneme  girecekleri  ile  ilgili   sahih  birçok  hadis-i  şerifi   redde  kalkışmışlardır ki;   şayet  bunu  bilerek  ve  kasıtlı  yapmışlarsa   bu  insanlar   bu  vebalin   altından   kolay  kolay  kalkabileceklerini   tahmin    edemiyorum...    Allahü Teala (cc)  ıslah  eylesin....

Allahü Teala (cc)'ya  emanet  olunuz...   
Abdullah AZİZ