KADİR GECESİ
Esselamü aleyküm...
Allahü Teala (c.c)'ya hamd-ü sena, Alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v)'e, Ehl-i Beyt'ine, Ashab-ı Kiram'ına salat-ü selam ve tüm mü'minlere hayır ve dualar ederim.
Muhterem kardeşlerim, bir mübarek Kadir Gecesini daha geride bırakmış oluyoruz... Rabbim bu gecelerin hürmetine tüm İslam alemine huzur, barış, güven ve huzur nasibeylesin... Dünya Müslümanlarının şirk ve küfür rejimlerine karşı kıyama geçmelerini, tüm Tağutların saltanatlarını başlarına geçirmelerini nasibeyleye!!!
Bu vesileyle mübarek Kadir Gecenizin Müslüman kardeşlerimiz için uyanışa ve dirilişe vesile olmasını Allahü Teala (cc)'dan temenni ve niyaz ediyorum....
8) Kadir
Gecesi Namazı: Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rasladığı kuvvetle
tercih edilen gece Kadir Gecesidir, pek mübarek bir gecedir.
Kur'ân-ı Kerîm, bu geceden başlayarak Peygamber Efendimize inmiştir. Bu geceyi
ibadetle geçirmenin sevabı çoktur. Bu gecenin bir anı vardır ki, ona raslayan
bir dua muhakkak kabul olunur. Bu şerefli gecede, teravihden sonra bir müddet
daha ibadette bulunulması, nafile namaz kılınması, bu geceyi ibadetle geçirmek
demektir.
Deniliyor ki, Kadir Gecesi namazının en azı iki rekât, ortası yüz rekât ve en
çoğu da bin rekâttır. Bu namaz iki rekât kılındığı takdirde her rekâtinde iki
yüz âyet okunmalı, yüz rekâta kadar kılındığı zaman her rekâtinde Fatiha
sûresinden sonra "Kadir Sûresi" ile üç defa da İhlâs sûresi okunup her iki
rekâtta bir selâm verilmelidir. "Allahümme inneke afüvvün tühibbu'l-afve
fa'fü annî = Allah'ım! Sen affedicisin, bağışlamayı seversin; beni
affet", duası da tekrarlanmalıdır.
Bu namazın bu şekilde kılınacağına dair rivayetler pek kuvvetli değildir. Asıl
maksad, bu geceyi mümkün olduğu kadar ibadetle geçirmektir. Bu kutsal gecede
elden geldiği kadar, diğer nafile namazlar gibi namazlar kılınabilir. Bununla
beraber ağır ve zor davranışlardan kaçınılması daha faziletlidir.
Kadir gecesinin gizliliği
Genel bir kabul olarak her yıl ramazan ayının 27’nci gecesi kadir gecesi olarak
düşünülse de, bin aydan hayırlı bu kutlu gecenin ne zaman olduğu kesin belli
değildir. Bu konuda bazı alimlerimiz 45’e ulaşan farklı görüşten söz ederler.
Kadir gecesinin ne zaman olduğuna dair görüşlerden bir kısmı şöyledir:
Kadir Gecesi bütün sene içinde bir gecedir, yıldan yıla zamanı değişebilir.
- Ramazan ayı içinde bir gecedir, fakat her yıl ramazan içinde farklı gecelere
gelebilir.
- Ramazanın son yarısındadır.
- Ramazanın son onundadır.
- Ramazanın son yedisindedir.
- Ramazanın 17’nci gecesidir.
- Ramazanın 19’uncu gecesidir.
- Ramazanın 21’inci gecesidir.
- Ramazanın 23’üncü gecesidir.
- Ramazanın 27’inci gecesidir.
Bütün bu ihtimaller içinde en muteber olanı ise, kadir gecesinin ramazanın son
onunda, tek gecelerde ve büyük ihtimalle 27’nci gece olmasıdır.
Kur’an-ı Kerim’in Peygamber A.S.’a indirilişinin başlangıcı, ramazanın 17’nci
gecesinde olmuştur. Demek ki o yıl kadir gecesi, 17 ramazana rastlamıştı.
Aslında kadir gecesinin, Rasul-i Ekrem A.S. Efendimiz’e tamamen gizli kaldığı da
düşünülemez. Ancak fazla açıklanmasına izinli olmadığından, kesinlik ifade
etmeyen, teşvik ve ümit veren açıklamalarla yetinmiştir.
İmam-ı Azam Rh.A. Hazretleri’nin kanaatine göre de, kadir gecesi yıl içinde
farklı aylar ve gecelerde dönmektedir. Çoğunlukla ramazanın son onunda ve
muhtemelen 27’inci gecesinde olsa da böyledir. Hadis-i şeriflerde ümit ve
tavsiye olarak işaret edilen kadir geceleri, Rasulullah A.S.’ın yaşadığı farklı
yıllara mahsus olmalıdır.
Kadir gecesinin belirtileri
Kadir gecesinin bazı alâmetlerinden söz edilmiştir. O gecenin sabahında güneşin
parıltısız olarak, yani çevresinde ışık hüzmeleri görünmeden ve gözü rahatsız
etmeden dolunay gibi doğup yükselmesi, o gece havanın nisbeten ılıman olması
gibi. Ayrıca, karanlık yerlerden dahi nurlar parladığını farketmek, o gece
yapılan duaların kabul olduğuna şahit olmak gibi haller de bu belirtilere dahil
edilmiştir.
Bu gecenin özel alâmetlerini farketmek, elbette herkes için mümkün değildir.
Ancak ilâhi lütuf ve manevi keşifle birşeyler görülüp sezilebilir. Bununla
beraber, o gece olağanüstü şeyler görüp ibadetten uzak kalmaktansa, hiçbir şey
görmediği halde dua ve ibadet halinde olmak elbette daha iyidir.
Kadir gecesini iyilik ve ibadetle ihya ederek araştırmak müstehap olduğu gibi, o
geceyi zamanında farkeden kimsenin bu müşahedesini fazla açığa vurmadan
gizlemesi, Allah’a şükür ve duada bulunması da müstehaptır.
KADİR DUASI
“Allahümme inneke afüvvün kerimün tühibbül-afve fa’fü anni”
Manası: Allah’ım, şüphesiz sen, affedicisin, kerimsin, kullarını affetmeyi
seversin, beni de affet(Ya Rabbi)
Kadir Gecesi’ni, ramazan ayının son on günün gecelerinde arayınız.
(Hadis- Şerif-buhari, Leyletü’l-Kadr,3, Tirmizi, Savm,72, no:792)
Kim Kadir Gecesi’nin faziletine inanarak ve mükafatını Allah’tan bekleyerek ihya
ederse, geçmiş günahları bağışlanır.(Hadis-i Şerif-Buhari, Teravih 1, Müslim,
Misafirun 176, no.760)
Resülallah (s.av)’e ümmetinin ömrü gösterilmiş. O da, önceki ümmetlerin ömrüne
nisbetle kısa olduğu için, amelde onların uzun ömürde işlediklerine yetişemezler
diye, bu ömrü az bulmuş. Bunun üzerine cenâb-ı hakk, bin aydan daha hayırlı olan
Kadir Gecesi’ne vermiştir.(İ.Malik, Muvatta, İtikaf, 15, 1/321)
Resülüllah (s.a.v) ramazan ayının son on gününde İ’tikafa girerlerdi. Fakat bir
sene (seferde bulundukları) için İ’tikafa girmedi, mütakip yıl yirmi gün İ’tikaf
yaptı.(İbn’i Mace, sıyam, 58, no, 1770)
Cennetin derecelerinin adedi, Kur’an ayetleri sayınsıncadır. Kur’an okuyan bir
kimse, cennete girdiğinde, ondan üstün hiç kimse olmayacaktır.(Hadis-i Şerif-Feyz’ul-Kadir,
5/285)
Abdullah AZİZ