ŞEYH   MUHAMMED  ABDUH

      Merhum, 1266'da doğdu, 1323'te öldü (1849 - 1905). Babası temiz bir Türkmendi. Anası ise beni adiy kabilesinden bir Arap hatun. Babası Mısırın Şebrahit bölgesinin nasrı nahiyesindendir. Abduh Tantayadaki Ali Osman Evi diye bilinen eğitim kurumuna intisab etti.

   Şeyh Abduh’un hayatı ise, dostu İngiliz şair ve seyyahı Alfred'in isteği üzerine kendi eli ile yazıp verdiği notta mevcuttur. Ve hayatının son günlerine rastladığı içinde bir çok gerçek malumatı taşımaktadır.

   Abduh bir köy evinde gelişti. Babası onu Kur'an öğretimi mütevellisine teslim etti. Yaşı ona varmıştı ki babası onu bu dersin tamamlanması maksadıyla, Tanta'daki Ahmediye camiine götürdü. Orada tecvid bilgisini iki yılda tamamladı. Ahmediye meclisinde normal ve muntazam eğitime başladı. 1866'larda Ezher'e girdi. Burada da ilkin sendeledi, intibaksızlık gösterdi ise de, tıpkı Ahmediye meclisinde Şeyh dervişin müzakeresiyle ilme teveccüh edişi gibi, bu seferde Şeyh Hasan et-Tavil ona yol göstermiş, elinden tutmuştu. Bu yakınlık ona ezherin taklidi ilimlerine ek olarak felsefe ve mantık tetris ettirdi. Bu meyanda İbni Sina’nın eserlerini Aristo mantığını okudu. Kader ona Ş.Hüseyin et-Tavil'e talebe kıldığı gibi onun vesilesi ile Ş. Muhammed el-Bisyoni gibi, edip, şair ve musikişinas bir zatada talebe kıldı. Değil sadece..... şerih bir telhiste, öbür yönüylede, üstad ve ilk sahibi bir zattı.

      Abduh'un akıl, tefsir anlayışı ile Kur'an’daki cin, melek ve şeytan terimlerinden anladığı mananın özeti şöyledir:

      Abduh nazarında akıl kutsaldır, vahiyle at başı yürür. Aklın da vahyin de hedefi insanlara hayat yolunu çizmektir... Gerektiğinde akıl vahyin yerini alır. Bu tavrıyla Abduh, katıksız bir mu'tezilidir.

      Tefsir anlayışına ve Kur’an’ı tefsirdeki metoduna gelince tıpkı mu'tezile gibi, rey ve akla dayalı tefsiri, nakil ve esere dayalı tefsire tercih ettiği açıktır. Bu yüzden ulemanın tefsirdeki tavır ve tutumuna ters düşen menar tefsiri de, rey ile tefsir olup merduttur... Zira R.Rıza   bu   tefsirine   ne   dercetti   ise   ilhamını   üstadı   Abduh'tan almıştır.

     Abduh indi yorum ve tefsir yapmakta ve melekleri tabiat kuvveti, şeytanın yer yüzüne yayılmış   şer   kuvvetler,   cinleri   ise   zararlı   mikroplardır  diye  ifade  eder.