Bekir Topaloğlu

        Elimizde "İslamda Kadın"  isimli  kitabın  ilk  baskısı  var.

      “(Hakikati insanların [müctehid imamların] ölçüleriyle değil, insanları hakikatin ölçüsüyle tanı) prensibine   uyarak mevzuu işlerken İslamın ana kaynakları olan Kur'ana ve sünnete istinad ettik.” (s. 6)

      Bu ifade, bütün selefilerin ortak görüşüdür. Topaloğlu veya bir başkası, Kur’an ve sünnetten anladığını bildirirse, bu insanların ölçüsü değil, Kur’an ve sünnettir. Ama İmam-ı azam veya başka müctehid Kur’an ve sünnetten anladığını yazsa, bu insanların görüşü oluyor, hakikat olmuyor. Fakat selefilerin anladığı ise Kur’an ve sünnet oluyor, hakikatin ta kendisi oluyor. Hayret ki ne hayret...  Topaloğlu diyor ki : “Kitap ve Sünnetteki konu ile ilgili deliller üzerinde   İslam   hukukçularının   görüşleri   ile   hak mezheplerin hepsini nazarı itibara aldık ve   delil   bakımından   kuvvetli   görünenleri   tercih  ettik.”  (s. 6).........

      Bu tenakuz neyin nesi? Eğer kadının lehine bir durum varsa eşitlik değildir o. Bu da adaletle eşitliğin karıştırılmasından doğan bir hatadır. Topaloğlu, İmam-ı a’zamın kadınlar lehindeki bir ictihadını tenkit ederek diyor ki : “Kadın suçlu olduğu takdirde erkek gibi ceza görür. (s. 22)

         Süt kardeşle evlenmeyi caiz gören İbni Teymiye hüccetmiş gibi ondan bahsediyor: “Hısımlık (sihriyet) yoluyla haram olanın süt yoluyla da haram olduklarına dair 4 mezhep İmamı görüş birliğine varmıştır. Buna yalnız ibni Teymiye muhalefet eder.” (s. 53)

     Zaniye ile evlenmenin caiz olduğunda icma vardır. Fakat ibni Teymiyenin talebesi ibni Kayyim zaniye ile evlenmeyi caiz görmüyor ve   “Evlenecek   kimse ya Allahın hükmünü kabul   eder, ya da   etmez.   Kabul   etmezse   âfirdir,   müşriktir, Kabul edip de evlenirse nikahı   sahih   olmadığından zani sayılır. İşte âyetin manası da budur” diyormuş. Âlimler dalalet üzerinde ittifak etmeyeceğine göre, mezhepsiz ibni Kayyim bütün müctehid âlimleri kâfirlikle, müşriklikle   nasıl   suçlar?    Müslümana   kâfir diyenin kendisi kâfir  olur. Böyle birinin görüşü   din   İmamı   gibi   nasıl   kitaba   alınır ki?

      Topaloğlu,   ibni Teymiye, ibni   Kayyim,   ibni Hazm, Şevkani gibi mezhepsizlerin icmaya   aykırı   görüşlerini naklettikten sonra, M. Zahid El Kevseri'nin bu şahısları aşırı şekilde   iğnelediğini bildiriyor.   Aşırı şekilde iğnelemek ne demektir? İğnenin bir ucu da Topaloğlu'na mı  battı da   bu aşırılığı hissetti ki?   İcmaya   aykırı   konuşan,   halkı   sapık yola   sürüklemek   isteyen   mezhepsizleri,   iğne  değil,   çuvaldız  saplamak  bile  az  gelir.