Kur'ân'ın Tevatüren Nakli Ne Demek?
Ebubekir SİFİL
Kur'ân tarihi ile ilgili kaynaklarda, Kur'ân'ın Hz. Peygamber (SAV)'den itibaren ne suretle ahz ve telakki edildiği, her kuşağın hafız ve kıraat alimlerince kendilerinden sonra gelenlere nasıl öğretilip aktarıldığı konusunda zengin malumat mevcuttur.
Son derece hassas ve teknik bir konu olmakla birlikte bu yazıda bu husus ile ilgili -kısaca- birşeyler söylemek gerekiyor.
Herşeyden önce şunu belirtelim ki, Sahabe tabakasında Kur'ân'ı baştan sona ezberleyenlerin sayısı az değildi.
Sahabe'den kimi, Kur'ân'ın tümünü bizzat ve doğrudan Hz. Peygamber (SAV)'den aldığı gibi, kimi de bir kısmını O'ndan, bi kısmını da diğer sahabelerden almıştır.
Konuyla ilgili rivayetler, Kur'ân'ı baştan sona ezberleyen sahabîler arasında Yemâme ve Bi'r-i Ma'ûne olaylarında şehid edilen kalabalık kitlelerden bahsetmektedir. Sözgelimi sadece Bi'r-i Ma'ûne olayında 70 kurra sahabî şehid olmuştur. Kur'ân sesiyle Mescid-i Nebi'nin sofasını arı vızıltısına benzer bir sesle dolduran Ehl-i Suffa'yı da burada özellikle anmak gerekir.
Ebû Ubeyd el-Kasım b. Sellâm, Ehl-i Kur'ân (kurra) sahabîleri arasında başta Dört Halife olmak üzere Talha, Sa'd b. Ebî Vakkâs, İbn Mes'ûd, Ebû Huzeyfe'nin azatlısı Sâlim, Huzeyfe b. el-Yemân, İbn Abbâs, İbn Ömer, Abdullah b. Amr, Amr b. el-Âs, Ebû Hureyre, Mu'âviye b. Ebî Süfyân, Abdullah b. ez-Zübeyr, Abdullah b. es-Sâib (bunlar Muhacirûn'dandır), Übeyy b. Ka'b, Mu'âz b. Cebel, Ebu'd-Derdâ, Zeyd b. Sâbit, Mücemmi b. Câriye ve Enes b. Mâlik'in (bunlar da Ensâr'dandır) isimlerini verir. (Allah hepsinden razı olsun.) Bu cümleden olmak üzere Mü'minlerin anneleri arasında isimleri sayılanlar ise Hz. Aişe, Hz. Hafsa ve Ümm-ü Seleme'dir (Allah onlardan razı olsun.)
Şu bir gerçektir ki, Sahabe arasında Kur'ân'ı dinleyerek ezberleyenler olduğu gibi, çeşitli yazı malzemeleri üzerine yazarak (Hz. Peygamber (SAV)'in, sayıları 40'ı geçen vahiy kâtipleri bunların dışındadır) ezberleyenler de vardı. Konuyla ilgili eserlerde bu noktayla ilgili geniş malumat mevcuttur.
Sahabe arasında Hz. Osman ve Temîm ed-Dârî gibi (Allah ikisinden de razı olsun) Kur'ân'ı bir tek rek'atte hatmedenler bulunduğu gibi, bir günde, bir haftada ve bir ayda hatmedenler, kıraatin cehrî yapıldığı namazlarda ve özellikle sabah namazında Seb'u Tıvâl'i (Yedi uzun sureyi) okuyarak namaz kıldıranlar mevcuttur.
Efendimiz henüz hayattayken kurra sahabîlere, halka Kur'ân öğretmelerini, halka da onlardan Kur'ân öğrenmelerini emir buyurmuş ve Kur'ân'ın Tabiun nesline aktarılması böylece devam eden bir gelenek çerçevesinde bir "görev" olarak telakki edilmiştir. Onlardan sadece İbn Mes'ûd (RA)'un Kûfe'de kaldığı uzun yıllar boyunca yetiştirdiği talebelerinin sayısının 4.000 (dört bin), Ebu'd-Derdâ'nın bir mecliste sayılarını tesbit ettirdiği talebelerinin sayısı ise 1600 (bin altıyüz)'den fazladır.
Bu iki örnek Sahabe'den Kur'ân ilimleri öğrenen ve tabii olarak bu arada Kur'ân'ı ahzeyleyen Tabiun neslinin adedinin tevatür seviyesinde olduğu konusunda en küçük bir şüpheye bile yer bırakmamaktadır. (Milli Gazete, 26 Aralık 2000)
![]()