Aleyna ve aleykümselam..
Muhterem kardeşim bu konu gerçekten çok hassas bir konudur. " ben ise ona öncelikle kendi dinini öğrenmesini,daha sonra İslam'ı anlatabileceğimi söyledim." demeniz çok yanlış olmuştur. Fakat siz bunu bilerek yapmadığınız için inşallah doğuracağı sonuçlardan sorumlu olmazsınız...

Bakınız bu konunun ne kadar önemli olduğunu hep birlikte okuyalım : "Cihad; hem mal, hem nefis, hem de diğer vasıtalarla edâ edilebilen ve aynı zamanda hiçbir "Mekruh" vakti olmayan bir ibadettir. Hatta öyle ki; bir gayr-i müslim, namazını edâ etmekte olan bir mü'mine hitaben: "-Bana kelime-i şehadet'i öğretir misiniz?" teklifinde bulunsa, o mü'min'in, bu teklif sebebiyle namazını bozup, tebliği yapması caizdir.(6) Aynı namazı, tebliğden sonra edâ eder. (6)
(Yusuf Kerimoğlu, Emanet ve Ehliyet, C/1, sh:355. Madde:711... Şeyh Nizamüddin ve bir heyet - El Feteva-ı Hindiyye - Beyrut: 1400 C: 1, Sh: 109.)

Yine Mezhep İmamımız İmam-ı Azam Ebu Hanife (Rh.a.)'nın Fıkh-ı Ekber Şerhi Aliyyü'l-Kari Şerhinde şu hükümler yeralmıştır : «El-Hülâsa» adlı kitapta yazıldığına göre, bir kâfir bir müslümana: «Bana İslâm'ı anlat» dese ve o Müslüman da kendisine bildiklerini anlatmadan, baştan savmak üzere: «Falan âlime git» dese kâfir olur. Çünkü o, Müslümanlık hakkında bilgi isteyen o kâfirde küfrün biraz daha kalmasına razı olmuştur. Çünkü İslâm Kelime-i Şehadet getirmek suretiyle icmali olarak gerçekleştirilir, bunu ise her mümin yaptırabilir.»
Eb'ul-Leys es-Semerkandî demiştir ki: «Eğer o mümin o kâfiri bir âlime göndermişse kâfir olmaz. Çünkü âlim kimse İslâm'ı cahilden daha iyi bilmektedir. Bu hareketi ile küfre razı olmuş sayılmaz. Yine bir kimse, İslâm'a girmek isteyen bir kâfire: İslâm'ın nasıl olduğunu bilmiyorum, yahut: falan âlime git, o sana anlatsın, yahut toplantının sonuna kadar sabret, derse kâfir olur.»

Yine «Zahîriyye» fetvasında şöyle yazılmaktadır: «Bir kâfir bir müslümana: Bana İslâm'ı anlat, dese müslüman da: Bilmiyorum, dese kâfir olur. Zira kendi küfrüne razı olmak küfürdür. Başkasının küfrüne razı olmaksa yine küfürdür. İslâm'ı bilmiyorum, derken tam manasıyla bi-miyorum, manasını kasdederse böyle bir kişinin kâfir olup olmayacağı konusunda düşünmek gerekir. Doğrusu kâfir olmamasıdır. Başka bir yerinde de şöyle deniliyor: Hâmidî'ye göre küfre rıza küfürdür. Zahiriye fetvasında beyan edildiğine göre, bir kimsenin küfrü hakkındaki bir meselede ihtilâf bulunursa, hiçbir müslümanı ihtilâf olan meseleden ötürü tekfir etmek caiz değildir. «El-Hâvî» adli kitapta yazıldığına göre,bir kimseye: «Yalnız Tevhidi biliyor musun? Sen Tevhid ehli misin, değil misin?» denilse buna vereceği cevap üzerine onu tekfir etmeye bir sebep yoktur.» «El-Muhît» adlı kitapta zikredildiğine göre, bir kimse: «Ben İslâm'ın nasıl olduğunu bilmiyorum, derse kâfir olur.» (İmam-ı Azam, Fıkh-ı Ekber, Aliyyü'l-Kari Şerhi, sh:335)

Yukarıdaki hükümlere bakılınca konunun gerçekten de çok hassas bir konu olduğu zahirdir. Bu durumda ki bir müslüman namaz da iken dahi namazını derhal bozup o gayr-i müslime İslam'ı anlatmak zorundadır. "Dur namazımı kılayım da sonra İslam'ı anlatırım" diyemiyorsunuz...


Şimdi sorunuzun ikinci kısmına gelelim...
Siz bu insana İslam'ı anlatmakla ve İslam'a döndürmekle tam aksine çok büyük mükafatlar alıyorsunuz... Muhterem kardeşim böyle büyük mükafatların olduğu bir yerde vebalden bahsetmek mümkün müdür?

Varsa  imkanınız  tüm hıristiyanları  İslam'a davet edin ve İslam'la tanıştırın. Ulemamız sizin bu cihadla çok büyük ecirler alacağınızı haber  veriyorlar.

Allahü Teala (cc) yardımcınız olsun...
Abdullah AZİZ