Esselamü aleyküm...
Muhterem kardeşlerim, bize gönderilen bu mesajın belki doğruluk payı vardır... Ancak ilmi çalışmaların hiçbirisi yüce Dinimizle ilgili bir hükmün iptali anlamına gelmemelidir. Eğer besmelesiz kesilen hayvan etinde bu denilen şekilde bir belirginliğin olduğu ilmen ispatlanmış olduğu kabul edilirse; İmam Şafii (Rh.a)'in görüşü ilmen iptal edilmiş olur ki, şahsen bu görüşe katılmak mümkün değildir. Yine de takdir siz kardeşlerimizindir...
Moheet.com sitesinde yer alan
habere göre, Suriye'nin muhtelif üniversitelerinde tıbbın farklı alanlarında
uzman 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu, Şam'da üç sene süreyle
Besmeleyle kesilen, hayvan etleriyle Besmelesiz kesilen hayvan etleri arasındaki
farkı ortaya koymak üzere laboratuvar ortamında deneysel incelemeler de
bulundular.
Bilim adamları, hayvan ve kuş kesimi esnasında dinen yerine getirilmesi
zaruri olan 'Bismillahi Allahü Ekber' sözünün kesilen etler üzerindeki etkisi,
tam mânâsıyla mucize denilebilecek sonuçlarla karşılaştılar. Grup adına bir
açıklama yapan Prof. Dr. Halid Halave, incelemeler esnasında laboratuvar
ortamında yapılan deneylerde, besmelesiz kesilen sığır, küçük baş ve kuşların et
dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tesbit
edilirken, Besmele ile kesilen hayvan et dokularında ise kan, mikrop ve
bakterilere rastlanmadığını ifade ederek, araştırmanın bu sürpriz sonucu insan
sağlığı açısında tıpta bilimsel bir devrim olduğunu belirtti.
Besmele ile kesilenlerin farkı Gruptan sözkonusu araştırmaya öncülük eden
başka bir araştırmacı olan Dr.Abdulkadir Dirani, araştırma ve sonuçları
konusunda şunları söyledi;
"Kur'ân'da Allah adı zikir
edilmeden kesilen hayvan etini yemeyin" şeklindeki İlâhî emre rağmen ve hayvan
kesiminde çekilen Besmelenin ardındaki hikmeti bilmeyen insanların, hayvan
kesiminde besmeleyi ihmal etmeleri, beni bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya
sevk etti. Besmele ve tekbir ile hayvan kesimi konusunu araştırmaya başlarken
ekipteki bir kısım arkadaşlar konuya ilk önceleri soğuk baktılar ancak
araştırmalar esnasında her safhada çarpıcı sonuçlar ortaya çıkınca ekibin konuya
olan merak ve ilgisi artmaya başladı.
Besmele ve tekbirle kesilen hayvan etlerinde, Besmelesiz kesilen hayvan
etlerinin aksine, et dokularında kan ve mikropların bulunmaması Besmelenin bir
büyük mucizesi olarak karşımıza çıktı." Besmeleli etlerde mikrop yok
Araştırma metot ve tekniği konusunda da grubun başka bir üyesi, Şam
Üniversitesi Eczacılık eski dekanı Prof Dr. Nebil Şerif de şu açıklamada
bulundu; "Besmele ile kesilen kuş, sığır ve küçük baş hayvanların etlerinden ve
besmelesiz kesilen aynı hayvanların etlerinden numuneler alarak özel
laburatuvarlarda mikroskopik incelemelerini yapmaya koyulduk.
Bazı icraatlarla her iki numune etleri kuru bir ortamda 48 saat beklettik, 48
saatlık zamanın sonunda Besmele ile kesilen hayvan etleri numuneleri açık
kırmızı gül rengi alırken, besmelesiz kesilen et numuneleri ise, siyaha yakın
koyu kırmızı bir renk aldı. Buna ilaveten Besmeleli etlerde her hangi bir
mikroba da rastlanmadı. Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan büyük
ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tesbit edildi.
Ayrıca ikincisinin dokularındaki kanlarda iltihaplı akyuvarlar ve alyuvarlar
tesbit edilirken birinci grup et dokularında ise, buna benzer herhangi bir
tesbit yapılmadı."
Uyuşturulan hayvanların eti Araştırmada İslâmî usule göre kesilen hayvanların
daha az eziyet çektiği ve etlerinin de daha sağlıklı olduğu belirtilirken,
Batıda uyuşturularak öldürülen hayvanların kanı vücutta kaldığı için, bu tür
etlerin daha çabuk bozulduğu, bu nedenle etler hemen donduruculara konularak
muhafaza edildiği, İslâmî usûle göre kesilen hayvan etlerinin ise hemen kasaba
gönderilip akşama kadar bozulmadan durabildiği ifade edildi.
Allahü Teala (cc)'ya emanet olunuz...
Abdullah AZİZ