AĞIZ KOKUSU
"Diş
hekimi ağız kokusunun tanımını yapmak için önce iyi bir muayene yapmalı, aldığı
anamnezleri dikkâtlice incelemeli , basit yöntemlerle koku ayrımını yapmalıdır.
Sistemik
hastalıklarda oluşan kokular için medikal konsültasyona gidilmelidir. Kokuların
lokal ya da sistemik faktörlerden oluştuğunun belirlenmesi oral kaviteden veya
akciğerlerden kaynaklandığının belirlenmesi için hastaya basit bir yöntem
uygulanır.
Diş hekimi
hastadan dudaklarını sıkıca kapatmasını ve nefesini burun deliklerinden
bırakmasını ister. Bu durumda koku on cm. uzakta duran başka bir kişi
tarafından değerlendirildiğinde, koku varsa sistemik faktörlerden kaynaklanıyor
demektir.
Hasta
parmakları ile burnunu tıkayıp , dudaklarını da kapatıp soluk vermeyi bir an
için durdurduktan sonra açıp soluk verdiğinde koku ağız yoluyla ortaya çıkıyorsa
kokunun oral kavitedeki lokal faktörlerden kaynaklandığı söylenebilir.
Koku bu
şekilde basit bir yöntemle değerlendirilebileceği gibi, denemesi ve tekrarı
kolay olan gaz ölçen monitörlerle de ölçülebilir. Yapılan klinik çalışmalarla
lokal faktörlerin neden olduğu ağız kokusu olgularının %90’nın başarı ile tedavi
edileceği tespit edilmiştir.
Patolojik
ve nonpatolojik orijinli halitozis genellikle patolojik durumun tedavi edilmesi
ve oral hijyenin iyi derece de yerine getirilmesi ile düzelir.
Periodontal ceplerin yok edilmesi , oral hijyenin geliştirilmesi gıda birikimine
sebep olan yerlerin düzeltilmesi, çürük dişlerin tedavisi , restorasyonun mümkün
olmadığı durumlarda diş çekimi , diş eti hastalıklarının tedavisi ile ağız
kokusu ortadan kaldırılır.
Yemek
sonrası dil ve dişlerin fırçalanmasıyla da ağız kokusu etkili oranda
azaltılabilir.
Ağız
kokusunu oluşturan bileşenlerin birincil alanı dildir. Sabah şiddetli ağız
kokusundan şikayet eden kişilerde dişlerin ve dilin yemek sonrası fırçalaması ve
ağzın bir gargara ile çalkalanması ile sorun kontrol altına alınabilir.
Protez
kullananlar protezlerini fırçalayarak ve dezenfektan solüsyonlarda tutarak
temizlemelidirler.
Ağız
kokusunu önlemek için doğal kaynaklardan da yararlanılabilir. Nane bunlardan
biridir. Naneli sakızlar, şekerler kullanılabilir. Nanenin tükürük üzerinde de
etkisi vardır. Naneli ürünlerin emilmesi tükürük oranını artıracak, tükürüğün
alışkanlığını düzenleyecek , yiyecek artıklarının böylelikle uzaklaşması bir
ölçüde sağlanacaktır.
Sakız çiğnemek, çiğneme kasları , yanak ve dilin çiğneme hareketleri ile
yakından ilgilidir. Sakız besin artıklarının taşınması ve uzaklaştırılması ile
oral kavitenin temizlenmesini sağlar.
Ağız suları, kokulu ürünler, naneli ağız spreyleri nefesteki kokuyu geçici olarak önlemeye yarayacaktır."
Dr. Füsun Aydoğan
İstanbul - 06.06.2001
http://sufizmveinsan.com
Popüler Bilim Dergisi
Temmuz 2001
![]()