İslam'da Devlet İdaresi
. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde İslam aleminin çok yakından tanıdığı büyük ilim adamı Prof. M. Hamidullah hocamız hakkın rahmetine kavuşmuştu. Bu vesile ile bu sayımızda kendisine ait 'Ayşe Yalçın'ın' bir kitap tanıtımını verip, arkasından da bazı ilginç görüşlerini aktarmaya çalışacağım.
Ayşe Yalçın şöyle diyor: "Birçok seçme eserle bizleri buluşturan "Beyan Yayınları" Prof. Dr. Muhammed Hamidullah'ın "İslam'da Devlet İdaresi" adlı eserini de kitap dünyamıza kazandırmış bulunmaktadır..... Kitap hacim ve içerik olarak oldukça zengin. Uluslararası İslam Genel Hukuku'nun, teori ve uygulaması konusunda bir araştırma yasası olduğu Muhammed Hamidullah'ın cümleleriyle ifade edilen eser dört kısım ve iki ek çalışmadan meydana gelmektedir.
Genel konu ve hedefin belirlendiği, Uluslararası İslam Hukuku'nun kaynaklarına inilip, üzerlerinde sırayla durulduğu ve İslam'ın Uluslararası Genel Hukuk tarihindeki yerinin ve dayanaklarının belirlendiği giriş kısmını, İslam Hukuku çerçevesinde barış kavramına ve gerekçesine genel bakış takip etmekte. "Düşmanca İlişkiler" adlı üçüncü kısımda ince ve hassas ayrıntılara da dikkat edilerek savaşın tanım ve çeşitlerine, savaş öncesi ve sonrası yapılacak uygulamalara yer verilmekte. "Tarafsızlık" başlığını taşıyan bölüm kitabın son kısmını teşkil etmekte. Yukarıda değindiğimiz sıralamanın takip edildiği eserde, konunun baştan sona gerekli tüm ayrıntıları akıcı bir üslupla işlenmekte ve eserde konuya hakim bir hava gözlenmekte. Müslüman Hukuku ve İslam Hukuku'nun birbirine karıştırılmaması gereken kavramlar olduğunu ifade eden yazar, bunu gerekli açıklamalar ve oldukça geniş örneklerle izah ediyor.
Muhammed Hamidullah'ın geniş araştırmalar yaparak ve yüzlerce eserden yararlanarak oluşturduğu çalışmasının birçok yerinde İslam alimlerinin, maalesef imha edilmiş veya tozlu raflarda kaderine terk edilerek kaybolmasına göz yumulmuş kitaplarına dikkat çekilmektedir. Eserde de dikkat çekildiği üzere, önceki dönemlerde yaşamış İslam alimlerinin bu araştırmalarının ortaya çıkarılmasıyla onların Batılılardan çok daha zengin bilgi birikimine sahip oldukları bir kez daha gözler önüne serilmiş ve bunun açığa çıkarılmasıyla muhterem alimlerimize karşı kutsal bir görev yerine getirilmiş olacaktır. Bölüm girişlerinde konuyla ilgili tamamlayıcı ve bütünleyici cümleler konuya bir anda hakim olunmasını sağlıyor. Anlam kargaşasını ortadan kaldırmak için, yabancı kelimeler olarak nitelendirebileceğimiz ifadeler parantez içerisinde anlamlarıyla birlikte veriliyor. Her türlü gereksiz ayrıntıdan kaçınılan bölümler bu şekliyle anlaşılabilir ve sıkılmadan okunabilir hale getirilmiş. Konu genelinin gerekli ayet ve hadislerle desteklendiği eserde, akla gelebilecek sorulara dünya ve İslam tarihine dayalı açıklamalarla cevap vermeye çalışılıyor.
Eserin sonunda Peygamber (s. a.s.), dört halife ve Abbasi halifelerinin komutanlarına gönderdikleri talimatların oluşturduğu ilk ek çalışma ile Uluslararası Kamu Hukuku ve Uluslararası Özel Hukuk arasında kesin ve net çizginin belirlenmeye çalışılıyor. İkinci ek çalışma ise konuya son noktayı koyuyor. Kitabın sonunda İslam Hukuku ve Devlet İdaresi ile ilgilenenler için, Muhammed Hamidullah'ın araştırmalarına da ışık tutmuş olan çeşitli branşlardaki Arapça yazma eserler başta olmak üzere Urduca, Farsça ve Türkçe eserler sırasıyla okuyucuların bilgisine sunuluyor." Evet böyle bitiyor Ayşe Yalçın'ın tanıtım yazısı.
Şimdi gelelim rahmetli Ahmed Davutoğlu hoca efendinin M. Hamidullah (rh) ile ilgili bazı görüşlerine:
NOT: (Aslında aşağıda özet olarak vereceğimiz bu görüşler N. Fazıl Kısakürek (rh.a)'ten alıntılanmıştır.)
" 1 — İslâmın, o da hatır için, orta seviyeyi hedef tutucu bir din olduğunu kaydeden ve dolayısiyle yüksek seviyeye mahsus olmadığı hissini sinsice veren (S. 14)...
2— İç ve dış bütün ilimlerin sahibine Suriye Hristi-yanlarından din bilgisi almış olmayı yakıştıran (S. 21)...
3 — Nebîliğini, nebîliğinin meydana gelişini basit dünya saiklerine ve toprak üstü sebeplere bağlayan (S. 25 - 29)
4— Çölde sütkardeşi küçük kızın omuzunu, hayat boyu izi kalacak şekilde ısırdığını yazan (S. 40)...
5 — Rahip Bahira vakasında «istihfaf mevzuu 9 yaşında bir çocuğun simasında» nebîlik alâmeti bulunamayacağını ve buna inanmanın «safdillik» olacağını öne süren (S. 46)...
6 — «Çocukluğunda puta bir esmer koyun hediye ettiğine» ait bir rivayeti kaydedebilen (S. 47)...
7— Allanın sevgilisi ve insanoğlunun en güzelini düz-taban diye vasfeden (S. 55)...
8— Vahy anındaki esrarlı tecellileri «onların ifadesine göre» kaydiyle kendi kanaatinden uzakta tutan ve bu üslûpla, şüpheli gösteren (S. 66)...
9 — Bir tecellinin şeytanî mi, melekî mi olduğunu tahkik mevzuunda «melekse çekilir gider, şeytansa kalır ve seyreder» gibilerden ilk zevceleri mübarek Hazret-i Hatice ile aralarında edep dışı sahneler îma etmeye kadar varan (S. 69)...
10 — Buda'yı peygamber sayan (S. 69) ...
11 — İlk Müslümanları şahsî yakınlık ve menfaat sebebiyle imana gelmiş farz eden (S. 72)...
12 — Şakk-ül -Kamer vesilesiyle mucizeyi bıyık altından alaya alan ve kendisini dışarıda bırakıcı şekilde nakillere bağlayan (S. 82)...
13 — Bazı müminlere mucizelerinden ziyade menfaat teminiyle tesir ettiği gibi bir hükmü dile getirebilen (S. 83)
14 — Miraç mucizesini sadece ruhî bir hal sayan ve ruhanî - cismanî, ruh ve madde bir arada bir miracı kabul etmeyen (S. 92)" ...( A.Davutoğlu, Dini Tamir Davasında Din Tahripçileri, sh:221-222)
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Yaratılış gayesini unutmayan tüm mü'minler az yaşasın, çok yaşasın mutlaka bir gün ecel şerbetini içeceklerdir. Sünnetullah gereği herkes bu şerbeti içmek mecburiyetindedir. Önemli olan Allahü Teala (c.c)'ya kulluk yaparak ölmektir. Önemli olan bir diğer husus ise İslam'ı yaşarken Ehl-i Sünnet ulemanın anladığı, yaşadığı biçimde yaşayarak ölebilmektir! Allahü Teala (c.c) cümle ümmet-i muhammede bu yolun ve bu yolda yürüyenlerin kıymetini, değerini önemini, hassasiyetini anlamayı nasibeyleye. AMİN. Allahü Teala (c.c)'ya emanet olunuz.
İsteme Adresi:
İslamda Devlet İdaresi
Beyan Yayınları
Ankara cad. No: 49/3
34410 Cağaloğlu/ İstanbul
Tel: 0212 512 76 97
Tel-Fax: 0212 526 50 10 medine@ttnet.net.tr