Sayfa 3
![]()
Zayıf Hadis: Kendinde sahih ve
hasen hadislerin sıfatları (vasıfları) bulunmayan hadistir.
A- ZAYIF HADİSİN NEVİLERİ
1. Mürsel Hadis
Senedinden bir sahabi düşen hadistir. Yaşı ister küçük, ister büyük olsun bir
tabiinin mutlak olarak Hz.Peygamber (as)'e nisbet etmek suretiyle (merfuan)
rivayet ettiği hadistir.
(Merfuan (refeahu): Ravinin hadisi, isnadını Hz.Peygamber (as)'e kadar
ulaştırarak O (as)'nun sözü olarak rivayet etti, manasına kullanılır).
Mürselin zayıf sayılmasının sebebi, senedinin muttasıl olmayışıdır.
Mürsel, dinde hüccet (delil) değildir.
Alimlerin bir çoğu sahabenin mürselini zayıf görmeyerek onunla amel etmektedir.
Sahihayn'de sayılamayacak kadar sahabi mürseli vardır; zira onların
rivayetlerinin çoğu yine sahabedendir.
2. Munkatı' Hadis
Senedinden bir kişinin düştüğü veya mübhem birinin zikredildiği hadistir.
Zayıf oluşunun sebebi de, senedinin muttasıl bulunmayışıdır. Munkatı' hadis bu
bakımdan mürsel gibidir.
3. Mu'dal Hadis
Senedinden birbiri peşine iki veya daha fazla ravinin düştüğü hadistir ; munkatı'
hadisten daha kapalı ve mübhemdir.
Mu'dal, hususi bir surette olmak üzere, munkatı'ın bir kısmı sayılmaktadır; zira
her mu'dal, munkatı'; fakat her munkatı' mu'dal değildir.
Tebe-i Tabiinin irsal ettiği hadis de mu'daldır.
(Tebe-i Tabiin: Tabiilerden sonra gelenler, tabiine tabii olanlar, tabiini takip
edenler; kısaca tabiilerle görüşüp onlardan hadis rivayet edenlerdir).
(İrsal: Tabiinin büyüklerinden birinin isnadında sahabiyi atlayıp "Hz.Peygamber
(as) buyurdu ki" veya "Hz.Peygamber (as) şunu yaptı" ve benzeri ifadelerle
isnadını Hz.Peygamber (as)'e ulaştırarak O (as)'ndan rivayette bulunmasına
denir.
Mu'dal munkatı'dan, munkatı' da mürselden daha değersizdir.
4. Müdelles Hadis
Müdelles üç kısımdır:
a) İsnad Tedlisi: Ravinin muasırı olup görüştüğü, fakat hadis almadığı
birinden veya muasırı olduğu halde görüşmediği kimseden hadis işittiğini
zannettirecek şekilde rivayet etmesidir.
(Muasır: Aynı asırda, aynı devirde yaşayan kişi).
Tedlisin en çirkin ve yalana en yakın olan kısmı budur. İmam Şafii, isnadda bir
defa dahi tedlis yaptığını bildiği kimsenin hadisini almazdı.
b) Şüyuhta Tedlis: Ravinin durumunu gizlemek istediği şeyhini, haiz olmadığı
(taşımadığı) yüksek vasıflarla anması veya bilinen künyesinden (ünvanından)
başka bir isimle zikretmesidir.
(Şeyh: Genellikle hadis talebesinin, meclisine devam ederek hadislerini rivayet
ettiği hadisçiye denir).
(Meclis: Hadis okunan ve imla ettirilen oturumlara denir. Belli bir kitabın
okunduğu, hadis meselelerin öğrenildiği derslere denildiği de olur).
c) Tesviye Tedlisi: Ravinin, hadisini makbul ve sahih göstermek için senedde
bulunan -fakat kendi şeyhi olmayan- birini zayıf veya kendinden daha küçük
olduğu için atlayarak, hadisi sadece sika raviler rivayet etmiş gibi
göstermesine denir.
Tedlisin en kötü çeşidi, büyük ölçüde bir aldatma mevcut olduğu için tesviye
tedlisidir.
Bütün çeşitleriyle müdelles hadisin zayıf hadisler grubuna girmesinin sebebi,
ravilerinin sika olduğunun sabit olmamasıdır.
5. Muallel Hadis
Muallel hadis: Dış görünüşü bakımından kusursuz gibi görünse bile, sıhhatini
zedeleyen bir kusuru (illet) olduğu anlaşılan hadistir.
(Bazı hadisler vardır ki, ilk bakışta sıhhat şartlarına uygun görünür. Fakat
hadis illetlerini iyi bilen bir alimin araştırması sonucu bu hadisin dışardan
farkedilmeyen ve sıhhatini yok edecek nitelikte bir gizli kusuru olduğu ortaya
çıkar. Bu gizli kusura illet, böyle gizli bir kusur taşıdığı bir alimin tetkiki
(incelemesi) ile anlaşılan hadise ise muallel adı verilir. Hadis illetleri hadis
ilminin en çetin ve ince konularından biridir. Dolayısıyla muallel hadisler
konusu, Hadis Usulünün en önemli ve zor konularından birini teşkil eder. Bir
muallel hadis daha çok isnad, bazen de metni yönünden muallel olur. Muallel
hadisin zayıf hadisler grubuna girmesinin sebebi, illetin o hadisin sıhhatini
gidermesidir).
6. Muztarib Hadis
Birçok rivayetleri bulunmakla beraber, bu rivayetler birbirine müsavi (eşit)
olduğu için aralarında tercih yapılamayan, bir ravinin iki veya daha çok sefer
rivayet ettiği, yahut iki veya daha çok ravinin rivayet ettiği hadistir.
Bu hadisin zayıf olmasına sebeb, ravilerinin hıfz ve zabtı hakkında ihtilaf
edilmesidir.
(Hıfz: Genellikle ravinin şeyhinden rivayet ettiği hadisleri güzelce ezberleyip
muhafaza ederek yeri geldiğinde eksiksiz ve fazlasız olarak kendi talebelerine
rivayet edebilme yeteneğine denir).
Iztırab bazen metinde bulunmakla beraber, çoğunlukla isnadda bulunur.
(Iztırab: Bir ravi bir sefer rivayet ettiği hadisi ikinci sefere değişik tarzda
rivayet eder. Ondan işiten ravilerde birbirlerinden farklı şekillerde rivayet
ederler. Bir ravinin aynı hadisi birbirinden farklı şekillerde rivayet etmesi
veya birden fazla ravinin birbirlerinden ayrı olarak rivayet etmeleri halinde
adalet ve zabt durumları farklı olmadığından rivayetleri arasında tercih
imkansız hale gelir. İşte bu tercih imkanı bırakmayan hale ıztırab adı
verilmiştir).
7. Maklub Hadis
Ravilerden birinin metindeki bir lafzı veya isnaddaki bir şahsın ismini yahut
nesebini alt-üst etmesiyle, tehir edilmesi (geriye bırakılması ) gerekeni takdim
(öne almasıyla ) veya takdim edilmesi gerekeni tehir etmesiyle veyahut bir şeyin
diğerinin yerine konması suretiyle rivayet edilen hadise denir.
8. Şaz Hadis
Makbul bir ravinin kendinden daha makbul olan bir raviye muhalif olarak rivayet
ettiği hadistir.
Şaz hadiste mutlaka teferrüd ve muhalefet şartlarının bulunması lazımdır. Bu iki
vasfı haiz olan (taşıyan) bir hadis, sahih olmaktan çıkarak zayıf hadisler
grubuna girer.
(Teferrüd: Ravinin rivayetinde tek başına kalmasıdır).
(Muhalefet: Ravinin, zayıf ise sika ravilere, sika ise kendisinden daha sika
olana aykırı rivayette bulunmasına denir).
Şaz hadisler zayıf hadisler olduklarından merdud sayılmışlardır. Bu bakımdan
dini meselelerde hüccet (delil) olamazlar. Bir başka deyişle, şaz hadisle amel
edilmez.
9. Münker Hadis
Zayıf bir ravinin sika raviye muhalif olarak rivayet ettiği hadistir.
Münker, şazın zıddıdır; zira şazın ravisi sika olduğu halde münkerin ravisi sika
olmayıp zayıf kimsedir.
![]()