İMAM   MÜSLİM  (H. 206-261)

             

       Müslim,   muhaddis   bir   imam, allame bir araştırıcı,   işinde   ve   sözünde   Resulullah (s.a.v.)'in izinde   giden   bir zattı.   İlim   ve   hadis   rivayeti   açısından   önde   gelirdi.   Künyesi   Ebu'l-Hasan, ismi   Müslim  b.   e l - H a c c a c b.   Müslim   en-Nisaburi'dir. Hicretin 206. senesinde dünyaya gelmiştir.

      Irak'a   Hicaz'a   ve   Şam'a   gitmiş,   oralardaki   imamlardan hadis   dinlemiştir.   O,   imam Buhari 'den  de   faydalanmıştır.   Onunla   ilmi   tartışmalar   yapmış,   üstünlüğüne  tanık olmuştur. İmam   M ü s l i m,   hadisde   devrinin   tek   adamıydı,   İmam Ahmed b. Hanbel.   İsak b. Raheveyh ve   Muhammed   b.   Mesleme   e l - K a ' n e b i 'den   de   istifade etmiştir. Dört bin hadis (4.000) toplamıştır.   Bu   hadisler   mükerrer   değillerdir. Hicri 261 senesinde hakkın rahmetine kavuşmuştur.

      İlmî Şahsiyeti:

     İmam   Müslim    «Camü's-Sahih» isimli   kitabını    yazarken   son   derece   ihtiyatlı   davranmış, işi   sağlam   yapmaya,   ilim   ve   manevi   mesuliyette   zirveye   ulaşmaya   çalışmıştır.

     Onun hakkında alimler:

    «Güzel  davranışlı,   tatlı   dilli,   bir   şeyin   aslına   vakıf   olabilen, çok alim bir zattı. Hadisden hüküm   çıkarmakta,   sahihini   zayıfından   ayırmakta   üstüne   yoktu.   Bu ayırmada ki   üstünlüğü, onun   ilmî   inceliklere   vakıf   olduğunu   ifade   eder»   demişlerdir.

    İshak b. Mensur el-Kusec de, ona: «Allah seni (hadislerini) müslümanlar için var ettikçe bizler iyiliği     kaybetmeyeceğiz»   demiştir.

     M ü s l i m 'in   kitabından   daha   sahihi yok

     N i s a b u r i   ise :   «Gök   kubbe   altında  Müslim'in  kitabından  daha  sahihi  yoktur» demiştir.

    Hafız b. Hacer   e l - A s k a l a n i   de der   ki:   «Mü s l i m,   kitabı   ile   büyük   bir üne kavuşmuş,   faziletten   nasibini   almıştır.   Bu   kadarı   herkese   nasip   olmamıştır.»   Zira bazı kişiler   onun   kitabını    Muhammed   b. İsmail   el-Buharî 'nin   «S a h i h»ine   tercih   etmişlerdir. Çünkü   Müslim   isnatları   birleştirmiş,   siyakı   iyi   ayarlamış,   lafızları   olduğu gibi vermeye dikkat   etmiş,   kesinti   yapmamış   ve   mana   olarak da   rivayet   etmemiştir."

      MÜSLİM


Ebu'l-Hüseyn, Müslim ibnu el-Haccac ibnu Müslim el-Kuşeyri en-Nisaburi.[35] ö.268

204/6 de Nisabur'da doğdu. Aynı Kent’te vefat etti (261 Receb Pazar). Sahih hadisleri toplamaya çalıştı. Irak, Hicaz, Şam ve Mısır'a seyahatlarda bulundu. Bağdat'a son ziyareti 259 da oldu. el-Buhari'nin Nisabur'a son gelişinde Müslim O'na mülazemet etti ve sürekli muhalefette bulundu. Hadisi farklı tarikleriyle tek bir yerde zikrettiği ve burada hadisin muhtelif isnad ve lafız farklılıklarına değindiği için Kitabından yararlanılması kolaylaşmıştır. el-Buhari'nin aksine mana ile rivayet etmemiş, hadislere sahabe ve sonrakilerin kavillerini karıştırmamıştır.

Hakkında Söylenenler:
Ahmed ibnu Seleme şöyle der:"Ebu Zur'a ve Ebu Hatim'in sahih hadisleri öğrenme konusunda çağının insanlarına Müslim ibnu el-Haccac'ı takdim ettiklerini gördüm."

el-Hasen ibnu Muhammed el-Masir:"Babamı şöyle derken işittim. Müslim'in şöyle dediğini işittim: el-Müsnedü's-Sahih'i 300.000 hadis içerisinden seçerek tasnif ettim."

Muhammed İbnu İshak ibnu Mende:"Ebu Ali ibnu Ali en-Nisaburi'yi şöyle derken işittim: "Gök yüzünün altında Hadis sahasında Müslim ibnu el-Haccac'ın Kitabından daha sahihi yoktur."

Ebu Amr Muhammed ibnu Hemedan el-Hayri:" Ebu'l-Abbas ibnu Ukde'ye Muhammed ibn İsmail el-Buhari ile Müslim ibn el-Haccac'ın hangisi daha alimdir? diye sordum."İkisini bir tuttu. Israr edince:"Ey Ebu Amr, el-Buhari bazan Şam’lılar hususunda hataya düşmüştür."Bu da el-Buhari'nin onların Kitaplarını alıp incelemesi sebebiyle olmuştur. Zira onlardan birisi çoğu zaman künyesini zikreder ve başka bir yerde hemen ismini söyler. Bunları gören iki ayrı isim olduğunu zanneder. Müslim'e gelince O, bu hataya fazla düşmemiştir. Zira o Mürsel ve Munkati hadisleri yazardı."

Muhammed ibnu Ya'kub el-Ehram:"Bazan el-Buhari de Müslim'de hadis olduğu sabit olan şeyleri gözden kaçırmışlardır."

el-Hatib Ebu Bekr el-Bağdadi:" Müslim tamamen el-Buhari'nin Metodunu takip etmiş ve O'nun ilmini müteala etmiş ve O'nun yaptığının aynısını yapmıştır."

ed-Darakutni: "Şayet el-Buhari olmasaydı Müslim ne bir adım ileri gider ne de bir adım geriye gelirdi."

Hadis Aldığı Raviler:
Yahya ibnu Yahya en-Nisaburi,
Kuteybe ibnu Said
İshak ibnu Raheveyh
Ali ibnu el-Ca'd
Ahmed ibnu Hanbel
Ubeydullah el-Gavariri
Şureyh ibnu Yunus Abdullah ibnu Meslemeti'l-Ga'nebi
Harmele ibnu Yahya
Halef ibnu Hişam
Kendisinden İbrahim ibnu Muhammed ibnu Sufyan nakillerde bulundu.
el-Camiu’s-Sahih:
Müslim:" Mutlaka bir hüccede dayanmaksızın bu Kitaba ne bir hadis yazdım ne de bir hadisi çıkardım."

Nisabur Hafızı Mekki ibnu Abdan:"Müslim :"Bu Kitabımı Ebu Zur'a er-Razi'ye (ö.264) arzeddim. Dolayısıyla onun illetli dediği her hadisi terk, sahih ve illetten uzak dediği her hadisi rivayet ettim, derken işittim.

İbnu Hacer şöyle der: "Müslim, eserini Nisabur'da hocalarının gözetiminde tasnif etti. O lafızlara pek titizlik gösterir, en güzel siyakı arar , el-Buhari gibi bablar bulmak için fıkhi hükümler istinbat etmezdi . Bu son husustan dolayı O'nun Kitabında tek bir hadis farklı bablar altında tüm rivayet tariklerini bir yerde vermiş ve mevkuf haberleri almaksızın sadece hadislere yer vermiştir.

Ahmed İbnu Seleme:"Sahihi Müslim'in te’lifini 12.000 hadis halinde tamamlamak için Müslim'le beraber 15 sene çalıştık."

Topladığı 300 bin hadisten 4.000 i Kitap’ta rivayet etti. Şöyle der: "Nezdimde sahih olan her hadisi bu Kitaba almadım." Acaba bu aldıkları ittifak edilenler mi? en-Nevevi böyle düşünür.[36]

Ama O'nun aldıkları hadislere itiraz edenlerin varlığı biliniyor. Örneğin İbnu Teymiyye'nin gösterdiği Ebu'z-Zübeyr'in naklettiği "Allah toprağı cumartesi yarattı..."hadisi gibi. Bu sözün Kab'ul-Ahbar'a aid olduğu söylenir.

Ebu Sufyan'ın, İslam'a girdiğinde Allah Rasülü'ne: "Seni kızım Ümmi Habibe ile evlendirmek istiyorum" dediği nakledilir. Oysa Rasul a. Ebu Sufyan'dan birkaç sene önce evlendiği biliniyor. [37]

"Ebu Süfyan İslam’a girince Allah Elçisi'ne şöyle dedi: "Ey Allah'ın Elçisi, Bana üç şey bahşet. Kızım Ümmü Habibe ile evlen ,oğlum Muaviye'yi katip yap, kafirlerle savaşmam için beni imaret ver." Rasul'un bu istekleri yerine getirdiği nakledilir. Rasul a. Ümmü Habibe ile Habeş’te iken evlendi, mihrini en-Necaşi verdi. Emir oldu mu? Yalnız Zübeyr ibnu Bekkar'dan gelen zayıf bir kavilde bu doğrulanır.

Kusuf salatını 13 rekat kıldığını nakleder. (Kitabu Kusuf). Oysa O'nun bu namazı bir defa ve iki rekat kıldığı biliniyor.[38]
Müslim'in 132 hadisi ve 110 ravisi tenkide uğramıştır.12 Muallak hadis yer alır.
Ebu Zur'a er-Razi bu Kitabın yazılmasını kınıyordu. Kendisine getirilen Kitabı karıştırdı. Esbat ibnu Nasr'dan bir hadis gördü. Sonra Kutn ibnu Nesr'i gördü."Bu, ilkinden de sağlam!" dedi. "Kutn, Sabit'ten gelen hadisleri Enes'den gösteren biridir."Sonra yine Kitabı karıştırdı ve şöyle dedi: "es-Sahih Kitabında Ahmed ibnu İsa el-Mısri'den nasıl rivayet edebilir?" Ve şunları ekledi: "Böylelerinden rivayette bulunuyor da Muhammed ibnu Aclan gibilerinden rivayette bulunmuyor. Bu tutumuyla da bid'at ehlinin ondaki rivayetlerle kendilerini savunmalarına sebep oluyor. Onlar, aleyhlerinde bir hadis kullanılınca bu hadis Müslim'in Sahih'inde yok diyerek kendilerini kurtarmaktadırlar."

Müslim, Ebu Zübeyr Muhammed ibnu Müslim el-Mekki-Cabir tarikiyle an'ane tarzında bir çok hadis rivayet etti. Ebu Zubeyr'in Cabir'in hadislerinde tedlis yaptığı söylenmiştir. O, Cabir ve İbnu Ömer' den Veda Haccı’yla ilgili bir hadisi iki farklı rivayetle nakletmiştir. İbnu Hazm," bunların birinin yalan olduğu kesin" der.

Rey şehrine gittiğinde Ebu Abdullah Muhammed ibnu Müslim ibnu Varih yanına uğradı. O kendisine sert muamelede bulunarak Kitabı yüzünden eleştirdi ve yaklaşarak Ebu Zur'a'nın söylediklerini tekrarladı. Müslim özürle şöyle dedi: "Bu Kitabı ortaya koyduğumda, onda sahih hadislerin yeraldığnı söyledim. Fakat bu Kitaba almadığım hadislerin hepsinin zayıf olduğunu söylemedim. Bunu te’lif sebebim , yanımda ve yazmak isteyenler için sahih hadisleri cem'eden, sıhhatinden kuşku duyulmayan bir eser oluşturmaktı. Hiçbir zaman bu Kitabın dışında kalan hadislerin tümünün zayıf olduğunu söylemedim,"[39] Müslim,el-Buhari'nin şüphelenerek terkettiği pek çok kişiden hadis rivayet etti. [40]

el-Buhari ve Müslim'in ortak şartı, hadisi sika ravilerden meşhur bir sahabeden rivayet etmektir diyen el-Makdisi'nin tesbitine katılmaz el-Iraki :"O'nun bu söylediği yerinde değildir. Zira en-Nesai bu ikisinin rivayette bulunduğu bir ravi topluluğunu zayıf kabul etmiştir."

el-Mukbili: "Sahiheyn'in ravilerinde imamların cerhettiği birçok ravi vardır. Bazıları bu raviler hakkında oldukca sert sözler sarfetmişlerdir. Tabii ki, o ikisini bağlayan kendi içtihadlarıydı."

Ahmed Muhammed Şakir:"Sahiheyn'de, tedlis yapan bazı ravilere ait birçok hadis yeralmıştır."[41]

Kemaluttin İbnu Humam: "Müslim, cerh darbelerinden kurtulamamış birçok raviden rivayette bulunmuştur. Yine el-Buhari'de haklarında ileri geri konuşulmuş bir çok ravi vardır. Rivayet hususunda, gerek bu gibi raviler, gerekse sahihlik şartları üzerinde söz ulemanın ictihadına kalmıştır. Hatta bazılarının itibar ettiği bir şart diğer bazılarınca ilga edilmiştir. Dolayısıyla birinci gurubun rivayet ettiği bir hadise ikinci guruptakiler bu şartın asılsız olduğunu söyleyerek muhalefet etmişlerdir. Yine bazıları bir raviyi sika görürken diğer bazıları onu zayıf görmüştür.[42]

İbnu Hümam: "Hadislerin en sahihi Sahihayn'de bulunanlar, yalnız el-Buhari'de bulunanlar, yalnız Müslim'de bulunanlar, sonra o ikisinin şartlarına uygun olup onlarda yer almayanlar, onlardan birinin şartına uyduğu halde bulunmaylanlar diye bir sahihlik sıralaması yapan kişinin bu sözü taklidi caiz olmayan bir haksızlıktır. Zira sahihlik, onların ravilerde aradıkları şartların bulunmasına göre belirlenen bir durumdur. Bu şartları haiz olduğu halde bu iki Kitapta yer almadığı için herhangi bir hadisi sahihlik sıralamasında üçüncü veya dördüncü sıraya sokmak haksızlık değil midir?" [43]

el-Kasımi: "Sahih sahibleri Rey Ehli'nden rivayetten kaçınmışlardır. Ebu Yusuf, Muhammed ibnu Hasen eş-Şeybani gibi imamlar Hadis Ehli'nin nazarında hadiste mütesakil ve Leyyinu’l-Hadis kişilerdir. Halbuki onlardan ulaşan haberler, ilimlerinin ne derece geniş ve derin olduğunu hatta bir çok hadis hafızından ileri bulunduklarına delalet etmektedir."[44]

en-Nevevi: "Ulemadan bir topluluk, el-Buhari ve Müslim'in kendi şartlarını ihlal ederek bazı hadisler rivayet ettiklerini ve bu hadislerin düşük derecede olduğunu tesbit etmişlerdir. ed-Darekutni bunu açıklamak için "el-İstidrakat ve't-Tetebbu "adlı bir eser telif etmiş ve eserinde Sahiheyn'de yer alan bu türden 200 hadise değinmiştir. el-Etraf Kitabının sahibi Ebu Mes'ud ed-Dımeşki'nin de bu hususta tesbitleri vardır. Yine Ebu Ali el-Gassani:"Takyid el-Mühel adlı eserinde bu tip istidraklarda bulunmuştur" en-Nevevi, Müslim şerhinde der ki: "Bazıları Müslim ravileri köprüyü geçer"diyor. Bu destekli bir öğünme değildir."

Reşid el-Attar, Müslim'de yer alan Tabiun'a ait mevkuf (maktu) hadisleri içeren el-Fevaidul-Mecmua fi Şeni ma Vakaa fi Müslim mine’l-Ahadis el-Maktu adlı bir eser telif etti. Şöyle der: "Bazılarının söylediği "Şeyhayn'ın ravileri köprüyü geçen sözü desteksiz bir övgüdür. Müslim, kitabında Leys ibnu Ebi Suleym gibi zayıf ravilerden rivayette bulunmuştur. " Enne" ve "an" sigaları Hadis Ehli nezninde hadiste ınkıta yani bir tür tedlisi gerektirir. el-Buhari ve Müslim'de bu tür rivayetler oldukca fazladır. Bu Kitapları körü körüne överler ,bunu şöyle açıklarlar: "Sahiheyn dışında yer aldığında, bu tür rivayetler munkati kabul edilir. Ama Sahiheyn'de yer aldıysa muttasıl kabul edilir!. Müslim, Ebu'z-Zubeyr kanalıyla Cabir'den an'ane tarzında bir çok hadis rivayet etti. Hadis imamları derler ki:"Ebu'z-Zubeyr, Muhammed ibnu Müslim el-Mekki, Cabir'in hadislerinde tedliste bulunmuştur. O'ndan an'ane tarzında yapılan rivayetler makbul değildir."

Yine Müslim, Cabir ve İbnu Ömer'den Veda Haccı´yla ilgili şu rivayette bulunmuştur: "Rasul Kurban günü Mekke'ye yöneldi ve o günün tavafını yaptı. Sonra öğle namazını Mekke'de kıldı sonra da Mina'ya döndü." Yine Müslim başka bir rivayette aynı hadis şöyledir: "Kurban günün tavafını yaptıktan sonra döndü ve öğlen namazını Mina'da kıldı."Müslim'i körü körüne savunanlar bunu, ikinci rivayeti ancak bunun da caiz olduğunu açıklamak için yapmıştır sözünü övünçle söyleyerek ve benzeri te'viller yaparak geçiştirmek istemişlerdir. Halbuki ibnu Hazm ikisinden birinin yalan olduğunun kesin olduğunu söyler. [45]

Müslim'in naklettiği İsra hadisinde "kendisine vahyolunmadan önce" ibaresi vardır ki bir çok hadis hafızı bu ibareyi tenkid ederek zayıf olarak nitelemişlerdir.[46]

el-Maktisi yazdığı Garaibu's-Sahiheyn adlı eserinde iki kitabta yer alan 200 kusur garip hadisi ele alır.

İbnu Emir el-Hac:" el-Buhari ve Müslim'in en Sahih kitaplar oluşu ancak kendilerinden sonra gelenler için geçerli bir durumdur. Onlardan önce yaşamış müctehidler için bu söz konusu değildir. Bu gerçek bunların şöhret kazanmasıyla unutulabilir, karıştırılabilir." (Ulumul  Hikem  Sitesinden  Alınmıştır.)

 

     Sayfaya  dön  >>>