İMAM-I BUHARİ (H. 194-256)
![]()
"Künyesi Ebu Abdullah'tır. Tam ismi Berderiye oğlu, M u g i r e oğlu, İbrahim oğlu, İsmail oğlu, Muhammed'dir. Buhara'lıdır. Ca'f kabilesindendir. Hadis alimidir. Şan ve şöhreti her yere yayıldı. Adı her yerde duyuldu. Hz. Peygamber (s.a.v.)'in bereketine nail olmuştu. Hicri 194 senesinde şevvalin 13 cuma günü veya gecesi B u h a r a 'da doğdu. Hicri 256 senesi cumartesi Ramazan bayramı gecesinde vefat etti.
Yetim olarak büyüdü. Kur'an-ı ezberledi. Arapçayı çok çabuk öğrendi. Bu dilin inceliklerine vakıftı ve güzel konuşurdu. Daha dokuz yaşındayken hadis tahsiline başladı. Allah, onu Hz. Muhammed (s.a.v.)'in nurlarıyla aydınlatmayı, ilahi rahmetlerle gölgelendirmeyi ve yüce peygamber (s.a.v.)'e ait hikmetlerle beslenmesini irade buyurmuş olmalı ki, daha buluğ çağına gelmeden onbinlerce hadis ezberleyebilmiştir.
Hac farizasını yerine getirmek için hicri 210 senesinde Buhari, annesi ve kardeşiyle birlikte M e k k e 'ye gitmiştir. Hac farizasından sonra annesi ve kardeşi dönmüşler, o hadis bilgisini derinleştirmek için Mekke'de kalmıştır. Şark ülkelerinin ekserisini gezmiş, oralardaki bilginlerden hadis rivayet etmiş ve fakihlerinden fıkıh öğrenmiştir.
Zühd ve Takvası:
Buharı, azimli, özü sözü doğru, büyük bir kişiydi. Allahu Teala'dan çok korkuyordu. Rivayete göre namaz kılarken onu on altı arı sokmuş, buna rağmen namazını kesmemiştir. Namazı tamamladıktan sonra yanındakine sırtını açmış, sırtında öldürücü arı tarafından sokulmuş birçok yara görülmüştür. Bağışlanmasını ister ve gerçeği araştırırdı. Mevlasından doğruyu ilham etmesini, kendisine yönelip kulluk vazifesini yerine getirmeyi ve yaptığı ibadetlerin kabulü için yalvarırdı.
Eseri:
Buharı, «el-Camlu's-Sahih adlı kitabını on altı senede (16) yazmıştır. Bu kitaba altı yüz bin (600.000) hadisden seçtiği dokuz bin (9.000) hadis almıştır. Bunlar içerisinde değişik şekillerde altı bin (6.000) hadis tekrarlanmıştır. Alimler, hadis konusunda en sahih kitabın bu kitap olduğunda birleşmişlerdir.
Ölümü:
İmam Buhari, Kur'an mahluk mudur, değil midir? Diye münakaşa edildiği bir devirde yaşamıştır. Kendisine de bu konu sorulmuş, bu fitne karşısında sarsılmadan imanını muhafaza etmiş. H â k i m 'in şiddet ve ilhadından korkmadan, Kur'an'ın mahluk olmayıp kadim olduğuna, çünkü Kur'an Allah Taâlâ'nın sıfatlarından bir sıfat olduğundan kadim olması gerektiğine fetva vermiştir.
Bu fetva üzerine Buhara'dan sürgün edilmiş, zorla memleketinden çıkarılmıştır. Semerkant'a üç fersah uzaklıkta bir köyde hicri 256 senesinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. Defnedildiği zaman kabrinden miskden daha güzel bir koku yayılmış ve bu koku günlerce devam etmiştir.
Bu hadise o muhitte yaşayan bütün insanlar arasında yayılmıştır.
Buhari hergün iki badem yerdi. Annesi duası makbul bir hanımdı. Buhari çocukluğunda gözlerini kaybetmişti. Annesi rüyasında Halil İbrahim (a.s.)'i gömüştü, İbrahim (a.s.) kendisine «oğluna yapmış olduğun çok duadan dolayı Allah oğluna gözlerini geri verdi» dedi. Artık bundan sonra oğlu B u h a r i görmeye başladı. Bu hadise doğrudur. Zira o Resulullah (s.a.v.)'in hadisini araştırıp ortaya çıkarmak için samimi bir gayret sarfetmiştir.
İmamların Buhari Hakkında Görüşleri:
Hafız Ibn Hüzeyme:
«Gök kubbe altında hadisi, Buhari 'den daha iyi bilen yoktur
» demiştir.A h m e d b. Hanbel:
«Horasan'da Muhammed b. İsmail gibisi dünyaya gelmemiştir» demiştir.
A h zem :
«Müslim b. H a c c a c 'ı Buhari 'nin önünde küçük bir öğrenci gibi soru sorarken gördüm» demiştir.
Ebu M u s a b da:
«Bizce Muhammed b. İsmail, Ahmed b. Hanbel'den fakih ve daha basiretlidir» demiştir.
Ebu Ömer el- Haffaf:
«Bize emsalini görmediğim temiz, müttekî ve alim bir zat M u h a m m e d b. İsmail el-Buhari hadis rivayet etmiştir. O hadisi İshak, İmam Ahmed ve diğerlerinden yirmi derece daha fazla biliyordu.» demiştir." A. AZİZ
el-BUHARİ:
Ebu Abdullah Muhammed ibnu İsmail ibnu İbrahim ibnu el-Muğire el Cu'di el-Buhari el-Farisi ö.256
194 Buhara doğumlu. (13 Şevval cuma). Dedesinin babası el-Muğire Buhara Valisi el-Cufi Sa'd, el-Asire ibnu Mazhac vasıtasıyla Müslüman oldu.[11] Bir çok beldeye yaptığı er-Rıhle ile rivayet topladı. Mekke'de yazmaya başladığı Kitab’a 16 yıl Basra ve diğer beldelerde devam etti. Eser Buhara'da tamamlandı. Buhara yakınlarında Hartenk'te öldü (256 Ramazan Bayramı Gecesi).
Tahsil Hayatı: Bağdat'a vardığı zaman Muhaddisler O'nun geldiğini işitince toplandılar ve 100 hadis seçmeye karar verdiler. Bu amaçla, bir senedin metnini başka senedin içine ilave ederek böylece sened ve metinleri değiştirilmiş yüz tane hadis meydana getirdiler. Bunları her birine onar hadis olmak üzere on kişiye taksim ettiler. Ve onlara, el-Buhari'nin bulunduğu meclise geldiler. Artık halk toplanınca bu on kişiden her biri içeri girerek kendisine verilen hadislerden birini okudu ve O'na doğru olup olmadığını sordu. el-Buhari hepsine de bilmiyorum, diye cevap verdi. Sonra ilk adama dönerek: "Senin birinci hadisine gelince, onun doğrusu şu, ikincisininki şu" diyerek doğrularını aktardı. Horasan, Cebal, Irak, Hicaz, Şam ve Mısır'da bulunan Muhaddislerden hadis yazmıştır.10 yaşında iken hadis tahsiline başladı, 11 yaşında hadis otoritelerine karşı reddiyeler yazmaya başladı.
Hadis aldığı Raviler: Mekki ibbu İbrahim el-Belhi Abdan ibnu Osman el-Mervezi Ubeydullah ibnu Mus'a el-Absi Ebu Asım eş-Şeybani Muhammed ibnu Abdullah el-Ensari Muhammed ibnu Yusuf el-Firyabi Ebu Nuaym el-Fadl İbnu Dükeyn Ali ibnu el-Medeni Ahmed ibnu Hanbel Yahya ibnu Main İsmail ibnu Ebi Üveys el-Medeni el-Cami' el-Müsned es-Sahih el-Muhtasar min umuri Resulullahi ve sünenihi ve eyyamihi "el-Buhari'nin zihnine sahih hadisleri toplama arzusunu sokan ve bu hususta O'nun azmini takviye eden şey, hadis ve fıkıhta Mü'minlerin Emiri lakabına layık hocası İshak ibnu Raheveyh'tir.
el-Buhari der ki: "İshak ibnu Raheveyh'in yanındaydık. Şöyle dedi :"Keşke sünneti ihtiva eden muhtasar bir kitap oluştursanız. " O'nun bu arzusu zihnimde yer etti ve "el-Cami es-Sahih"i telife başladım. Bu Kitabı 600 bin hadisin arasından seçtim."[12], [13]"Camiu’s-Sahih'i Mescidu'l-Haram'da tasnif ettim. Hiçbir hadisi iki rekat namaz kılmadıkca içerisine koymadım."[14] Mescidi Haram'da bablara ayırdığı, Ravzai-Mutahhara'da Nebi'nin kabri ile minberi arasında asıllarını ve müsveddelerini temize çektiğini kasdeterler. Sonra sahihleri toplar, Haremeyn'de ve seyahati esnasında uğradığı diğer beldelerde bunları uygun olan bab'larına yerleştirir. 16 sene uğraştı. Müslim O'nu şöyle anar."Ey Üstadların üstadı, muhaddislerin efendisi ve hadis illetlerinin tabibi" Etkilendiği bir de rüyadan bahseder:"Rü'yam'da, elimde kendisiyle Rasulullah'ı serinletmeye çalıştığım bir yelpaze olduğu halde, kendimi Resulullah a. ın huzurunda duruyormuş gibi gördüm. Sonra bunu rüya tabir edenlere sordum, bana:" Sen Rasulullah'ın hadislerini mevzuu hadislerden muhafaza edeceksin" dediler. İşte bu iki şey beni,"Camiu’s-Sahih'i tasnif etmeye sevk etti." "Bu Kitap’ta sadece sahih hadislere yer verdim. Bıraktığım sahih hadisler daha çoktur."[15] "Ezberimde 100 bin sahih, 200 bin gayri sahih hadis vardır."[16]
![]()