YÜZÜK  TAKMANIN  HÜKMÜ

    "Hanefi  fûkahası:  "Mühür  vurmaya   ihtiyaçları   olduğu  için;  Ulû'lemr  ve kadı yüzük takınır.  Başkası  için  efdal  olan  yüzük  takınmayı  (mühür bulundurmayı)  terk  etmektir.   Çünkü  ona   (mühüre) ihtiyaç yoktur" (1) hükmünde  müttefiktir.  Buradaki  incelik;  yüzüğün mühür   olarak   kullanılmasının,   umerâya   tahsis  edilmesidir.

     Demir,   taş   ve heykel yapımında kullanılan tunçtan imal edilmiş yüzüklerin takılması haramdır.   Resûl-i  Ekrem   (sav) parmağında tunçtan imal edilmiş yüzük bulunan kimseye hitaben:  "Bana  ne  oluyor!  Sende putların kokusunu buluyorum" demiştir. Yine bir başka kimsenin   parmağında demirden   imal   edilmiş   yüzüğü   görünce:   "Bana ne oluyor ki; senin üzerinde  cehennem   ehlinin  zînetini   görüyorum" buyurmuştur.   Hz. Ali (ra)'den rivayet edilen bir Hadis-i Şerif'te de: "Resûlullah (sav) erkeklere altın yüzük takmayı nehyetti" denilmiştir. (2)    Erkeğe  sadece   gümüş   yüzük   takmak mübahtır. Resûlullah (sav)'in: "Akıktan yüzük yapınız. Zira o (akık) mübarektir" buyurduğu   zikredilmiştir.   Yüzüğün hangi   parmağa   takılması  gerektiği hususunda ûlema farklı görüşler ortaya koymuştur. Genellikle;  sol   elin   küçük   parmağına  takılmasının gerektiği  zikredilmiştir.   Fakat essah olan; her  iki  elin  küçük  parmaklarına  da  takılabileceğidir. (3)

    Kadın için; altın yüzük takmak zînettir.(4) Esasen altın yüzüğün hükmü beyan edilirken, kadınlara   helâl  olduğu  belirtilmiştir."  (Yusuf  Kerimoğlu, Emanet  ve  Ehliyet)

        KAYNAKLAR

 (1) İbn-i Hümam-Fethû'l Kadir-Beyrut: 1317 C: 8, Sh: 96. Ayrıca Musannıf İbrahim Halebi-İzahlı

      Mülteka El Ebhur Tercemesi-İst: 1976 C: 4, Sh: 150,   İmam-ı Merginani-A.g.e. C: 4, Sh: 82.

 (2) İmam-ı Merginani-A.g.e. c: 4, Sh: 82, İbn-i Hümam-A.g.e. C: 8, Sh: 95.

 (3) Şeyh Muhammed b. Süleyman-Mecmuaû'l Enhûr (Şerhû Damad) - C: 2, Sh: 536. Ayrıca

      Şeyh Nizamüddin Feteva-ı Hindiyye-Beyrut: 1400 C: 5, Sh: 335-336.

 (4) İmam-ı Merginani-A.g.e. C: 4, Sh: 82.

     "İslâm'a göre; erkekler de kadınlar da yüzük takabilirler. Ancak, yüzüğün takılış maksadı ve yapıldığı   madde   ile   ilgili   bazı   şartların   gözetilmesi   gerekir.

     Hanefî mezhebine göre, maddesi ne olursa olsun ihtiyaç duyulmaması halinde yüzük takılmaması daha iyidir.

     Altından   yapılan   yüzükleri   erkekler  takamazlar.   Takarlarsa   haram   işlemiş  olurlar.   Kadınlar   ise takabilirler  (1)       Hz. Peygamber bir hadisinde; "Ipek ve altın ümmetimin erkeklerine   haram,   kadınlarına  helal  edilmiştir" (2)  buyurmuştur.  

    Gümüşten yapılan yüzüğü hem erkekler hem de kadınlar takabilirler. Ancak, erkeklerin takacakları  yüzüğün,   kadınların taktıklarına benzememesi  ve  ağırlığının üç gramdan daha az olması gerekir.  (3)

     Demir, bakır, kurşun ve tunç gibi madenlerden yapılan yüzükler hem erkeklere hem de kadınlara  mekruhtur. (4)   Akîk  ve  yeşim  gibi kıymetli taşlardan yapılanlar ise kadın erkek herkes  için  caizdir. (5) 

    Yüzüğün  kaşına  Allah'ın,  Peygamberin  ya da  kişinin kendi adını işletmesin de mahzur yoktur.   Fakat   insan  ve  hayvan  gibi  bir   canlının resminin konulması günahtır. Kaşında Allah'ın ismi veya Peygamber'in adının yazılı olduğu bir yüzükle helâya giren kişi, yüzüğünü gizlemelidir.   Eğer  yüzük  sol  elinde  ise taharetleneceğinde parmağından çıkarmalıdır. (6)

     Yüzük, her iki elin her hangi bir parmağına takılabilir. Ancak, küçük parmağa takılması sünnettir. (7)

  KAYNAKLAR

1-el-Mevsılî, el-Ihtiyar fi Ta'lili'l-Muhtar, Mısır IV, 224.Merginânî, el-Hidaye, IV, 82; Ibn Abidîn,

    Reddü'lMuhtar, Ist. 1233, V, 216).

2-Tirmizî, Libas, 1.

3-el-Cezîrî, Kitabü'l-Fıkh ale'l-Mezahilai'l-Erbaa, II, 16; Alâuddin Abidin, El-Hediyyetü'l-Alâiyye,

    1978, 318.

4-el-Mevsılî, a.g.e., IV, 224.

5-İbn-i   Abidin, a.g.e.; V, 315.

6-İbn-i  Abidin, a.g.e., V, 317.

7-İbn-i  Abidin, a.g.e., V, 316; Kamil Miras, Tecrid Tercemesi, XII, 108.

                     

                       YÜZÜK   TAKMANIN  DİNİMİZDE  YERİ   VAR   MIDIR?

     Yüzük  takmak  hususunda  ihtilaf  vardır.

    Hanefi  mezhebine  göre  yüzük  gümüş  olursa  erkek  ve  kadın  için mübahtır. Tunç, demir gibi  şeylerden  olursa  erkek  için  haramdır.

    Şafi'i  mezhebine göre ise gümüş yüzük takmak sünnettir. Çünkü Peygamber (sav) gümüş yüzük takardı. Enes'den rivayet edilmiştir: Peygamber (sav) Kisra, Kayser ve Necasi'ye birer mektup  yazmak  istedi.  Peygamber'e (sav)  "Bunlar mühürsüz mektup kabul etmezler” denildi.   Bunun   üzerine  Peygamber (sav) gümüş bir yüzük yaptırdı. Ve üzerindeki nakış "Allah'ın Resulü Muhammed”  cümlesinden  ibaretti.

     Hulefa-yı Raşidin'in de  birer   gümüş  yüzüğü  vardı.   Hz. Ebubekir'in yüzüğündeki nakşı (Ni'mel Kadiru Allahu) Hz. Ömer'inki ise  (Kefa bil mevti vaizen), Hz. Osman'ın ki de (Le ta'tebirunne ev letendemun'ne),  Hz. Ali'nin ki de (El-Mülkü lillah) idi.

                          

"YÜZÜK"

  • Nişan yüzüğü  bir zaruret değildir.

  • Gümüş  yüzüğü  takınmk  caizdir.  Ancak 4,8 gramı aşmamalıdır.

  • Peygamberimiz gümüş yüzük takmıştır. Bu yüzden gümüş yüzük takmaksadece cevaz hükmü 

  •  taşımamakta aynı zamanda sünnetde olmaktadır.

  • Fahri Kainat efendimiz vefat ettiği gün parmağında gümüş bir yüzük vardı ve üzerinde

  •  "Muhammedün Resulullah" yazılı bulunuyordu. Daha sonra bu yüzük Hz.Ebubekir r.a. ve

  •  Hz.Ömer'e intikal etti.Hz.Osman ise, Eris kuyusunun başında iken, yüzük kuyuya düştü ve

  •  bütün  aramalara  rağmen  bulunamadı.

  •  

  • Demir, bakır ve tunç gibi madenlerden yapılan yüzüğü takmak gerek kadınlar gerekse erkekler

  •  için mekruhtur. Ancak üzerine tel dolanacak veya gümüş ile nikelaj yapılacaksa takmak caiz olur.

  • İki  taneden fazla yüzük takılması mekruhtur.

  • Her iki yüzüğün aynı parmağa takılmaması gerekir.

  • Yüzüğün sol ele takılmasında bir sakınca yoktur. Ancak sağ ele takmak daha evladır.

  • Peygamberimiz şahadet parmağı ile orta parmağa yüzük takılmasına müsaade etmemiştir. Yüzük küçük parmakla onun yanındaki parmağa takılmalıdır."  (1)

  •  

      KAYNAKLAR     

    1-Günümüz Meselelerine açıklamalı Fetvalar,Mehmed Emre .

      SUAL:  Yüzük  takmak   hususunda   dinimizin  hükmü  nedir?

    CEVAP: Erkeklerin  altın  yüzük  takmaları, dört   mezhepte de câiz değildir.   Altın   ile  gümüşü süs   olarak takmak yalnız kadınlara helâldir. Fakat, bunları mahrem olmayan erkeklere göstermeleri   haramdır.   Altın   ve gümüşü süs olarak takmak erkeklere haramdır. Taş, tunç, pirinç,   plâtin,   bakır   ve  diğer madenlerden ziynet olarak yüzük takmaları, kadınlara da haramdır.   Altın yaldızlı gümüş yüzük ve gümüş kaplı altın yüzük takmak da câizdir. Yüzük takmamak   daha   iyidir.  Bayramlarda herkesin yüzük takması müstehabdır. Gösteriş için, öğünmek   için   takmak  ise  haramdır.  (R. Muhtâr)

           Resûlullah, gümüş yüzük kullanır ve yüzüğünü sağ eline takardı. Sol eline de taktığı görülmüştür.   Sağ ele de, sol ele de takmak câizdir. Küçük parmağa veya yanındaki parmağa takılır.   Üzerinde   yazı   bulunan yüzüğü, halâya girerken, sol elden sağ ele geçirmek iyi olur. Numan  bin  Beşîrin   parmağındaki  altın   yüzüğü   gören   Resulullah, (Cennete girmeden önce, niçin cennet ziynetini kullandın?) buyurdu.   Demir   yüzük   kullanmaya başladı. Bunu görünce,   (Niçin Cehennem eşyası taşıyorsun?)  buyurdu.   Bunu  da çıkardı. Bronz yüzük taktı.   Bunu   görünce, (Niçin sende put kokusu duyuyorum?) buyurdu. Nasıl yüzük kullanayım,   yâ   Resûlallah dedi. (Gümüş yüzük takabilirsin. Ağırlığı da bir miskâli [4.8 gramı]  geçmesin   ve  sağ  eline  tak!)   buyurdu.  (Mevâhib)

         Yüzüklerdeki  Kıymetli  Sözler:

      SUAL:  Peygamber efendimizin ve diğer büyük zatların yüzüklerinde   kıymetli   sözler  yazılı imiş.   Ne   yazılı  idi?

      CEVAP: Peygamber efendimizin yüzüğünde, (Muhammedün Resûlullah) yazılı idi. Muhammed aleyhisselam Allahü teâlânın peygamberi demektir.

    Hz. Süleymanın yüzüğünde, (La ilahe illallah, Muhammedün resulullah) yazılı idi. Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed aleyhisselam onun resulü demektir.

    Hz. Ebû Bekr'inkinde, (Ni'mel kâdir Allah) yazılı idi. Her şeye gücü yeten Allah ne güzel, ne büyük kudret sahibi demektir.

    Hz. Ömer'inkinde, (Kefâ bil-mevt vaizan) yazılı idi. Vaiz olarak, nasihatçı olarak ölüm kâfi demektir. Ölümü günde yirmi kere hatırlayanın şehit olarak öleceği hadis-i şerifle bildirilmiştir.

    Hz. Osman'ınkinde, (Le-nasbirenne) yazılı idi. Elbette sabredeceğiz demektir. Sözünde durdu ve sabrederek şehit oldu.

    Hz. Ali'ninkinde, (El-mülkü lillah) yazılı idi. Mülk Allahın demektir.

    Hz. Hasan'ınkinde, (El-izzetü lillah) yazılı idi. İzzet, şan ve şeref Allahü teâlâya mahsus demektir.

    İbni Ömer'inkinde, (Abedallah lillah) yazılı idi. Allah rızası için, Allaha ibadet eden demektir.

    Hz. Muaviye'ninkinde, (Rabbigfir-lî) yazılı idi. Ya Rabbi beni mağfiret eyle demektir. Oğlununkinde ise, (Rabbünallah) yazılı idi. Rabbimiz Allah demektir.

    İmam-ı Ali Rıza'nınkinde, (Hasbiyallah) yazılı idi. Allahü teâlâ bana kâfi gelir demektir.

    Kadı İbni Ebî Leylâ'nınkinde, (Ed-dünya garûrün) yazılı idi. Dünya aldatıcıdır, güvenilmez demektir.

    İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'ninkinde, (Kul-il-hayr ve illâ fesküt) yazılı idi. Hayır konuş, hayır konuşmayacaksan sus demektir.

    İmam-ı Ebû Yusuf'unkinde, (Men amile bi-re'yihî nedime) yazılı idi. Danışmadan, kendi görüşü ile hareket eden pişman olur demektir. İstişareye, ehline sormaya önem verilmesini bildirmektedir.

    İmam-ı Muhammed'ininkinde, (Men sabere zafire) yazılı idi. Sabreden zafere kavuşur, sabreden muradına erer, arzusuna kavuşur demektir. Allahü teala, Kur'anı kerimde, sabredenlerle beraber olduğunu, sabredenlere mükâfatlarını hesapsız vereceğini bildirmektedir.

    İmam-ı Şâfi'îninkinde, (El-Bereketü fil kanâ'ati) yazılı idi. Bereket kanaattadır, kanaat eden, kurtuluşa erer, zenginleşir demektir. Kanaat edene Allah kâfidir. Kanaat yenilmez ordu, bükülmez kılıçtır. Kanaat eden şükretmiş olur.  (Bir  Siteden  Alınmıştır.) 

        NOT:  İtibar  edilmesi Gereken Bilgiler İlk Başta Verilen  ve Yusuf  Kerimoğlu  Hocamıza  Ait  Olan  Bilgilerdir. Zira  Memleketimizde  Bu  İşin  Ehli   Olan  Alim  Kişi  Odur.   A. AZİZ