NAMAZDA ŞEHADET PARMAĞINI KALDIRMAK
Konu ile ilgili Hadis-i Şerifler:
27 —
«(Resûlüllah) namazda (tehiyyâta) oturduğu zaman, sağ elini sağ uyluğu üzerine kordu. Parmaklarının hepsini toplar, baş parmağın pesinde gelen (şehadet) parmağı ile işaret eder ve sol elini de sol uyluğu üzerine kordu» (Ebû Dâvûd c. 1, s. 259).28 — Vâil b. Hucr'den şöyle rivayet edilmiştir:
«Ben, Peygamber (s.a.v.) i (namaz kılarken) gördüm. Teşehhüdde (tehiyyatı okurken) şehadet kelimesine geldiğinde baş ve orta parmağını halkalaştırıp şahadet parmağını kaldırdı». (İbni Mâce c. 1, s. 295). (Mehmed Emre, Kırk Mevzuda Kırk Hadis, sh:87. Osmanlı Yayınevi)3. (2638)- Yine Ibnu Ömer'den bir başka rivayet şöyledir:
"Sağ elini sağ dizi üzerine koydu. Elli üç akdi yapıp şehadet parmağıyla işarette bulundu."4. (2639)- Nesâî'nin Ali İbnu Abdirrahmân''dan kaydettiği bir rivayette der ki: ' 'İbnu Ömer (radıyallahu anbümâ) 'nm yanında namaz kıldım ve namazda çakılları alt üst ettim. Bana:
"Çakılları alt üst etme. Zira çakılların çevrilmesi şeytan işidir. Sen de Rasulullah'ın yaptığı gibi yap. Ben O'nun ne yaptığını gördüm" dedi. Ben: "Resulullah'ın ne yaptığını gördün?" diye sordum.
"Şöyle' dedi ve sağ ayağını dikti, solunu yatırdı. Sağ elini sağ uyluğu üzerine, sol elini de sol uyluğu üzerine koydu. Şehâdet parmağıyla da işaret etti."
Bir diğer rivayette şöyle denmiştir:
"Baş parmağı takip eden parmağı ile kıbleye işaret etti, nazarlarını da ona dikti." [Müslim, Mesâcid 114-116, (580); Muvatta, Salat48, (1, 88); Ebu Dâvud, Salât 186, (987); Tirmizî, Salât220, (294); Nesâî, İftitah 189, (2, 237), Sehiv 32-35, (3, 36-38).]6. (2641)- Yineİbnu'z-Zübeyr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: ''Resulullıılı (aleyhissalâtıs vesselam) (namazda oturur vaziyette iken), dua edince, hareket ettirmeksizin parmağıyla işaret yapar, bu vaziyette dua (teşehhüd) okurdu. Sol eliyle de sol uyluğunun üzerine dayanırdı." Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "Gözü de işaretinden ayrılmazdı." [Ebıı Dâvud, Salât 186, (988, 989, 990); Nesâî, İftitah 189, (2, 237), Sehv 35, 39. (3, 37, 39).]
7. (2642)- Vâil İbnu Hucr (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) sol ayağını yere yaydı, elini sol uyluğunun üzerine koydu, sağ ayağını da dikti." Nesâî'nin bir rivayetinde: "Kollarını, uyluklarının üzerine koydu. Şehadet parmağıyla işaret ederek dua ediyordu (teşehhüdü okuyordu)." [Tirmizî, Salât 218, (292); Nesâî, Sehiv 30, (3, 35).]
9. (2644)- Âsim İbnu Küleyb el-Cermî an ebîhi an ceddihi -ki ismi de Şihâb İbnu '1-Mecnûn'dur- der ki: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselam) 'ın huzuruna girdim, namaz kılıyordu. Sol elini sol uyluğunun üzerine koymuş, sağ elini de sağ uyluğunun üzerine koymuş idi. (Sağ elin) parmakları hep yumuk, sadece işaret parmağı açıktı. Şöyle dua ediyordu: "Ey kalpleri döndüren Allah'ım, kalbimi dinin üzerine sabit kıl." [Tirmizî, Da'avât 135, (3581).]
11. (2646)- Nesâî'deki rivayette şu ziyade var: "Namazın sona erdiği rek'atte sol ayağını geride bırakmış ve uyluk kemiğine dayanarak oturmuş, sonra da selam vermişti." Yine Nesâî'nin bir diğer rivayetinde şu ziyade var: "Şehadet parmağını kaldırmış ve onu hafif eğmiş (vaziyette teşehhüdü okuyordu)." [Nesâî, Sehv 29, 38, (3, 34, 39).]
AÇIKLAMALAR
Sağ elin parmakları şu şekilde yumulacak: Baş parmakla orta parmak bir halka yapacak şekilde bir araya gelecek şehadet parmağı kıble istikametini işaret eder şekilde yumulmayıp düz kalacak. 2638 numaralı rivayette geçen elliüç akdini, Nevevî şöyle izah eder: "Hesap ilmi mensuplarına göre, bu tabirle, serçe parmağının kenarının yüzük parmağı üzerine konması ifade edilir. Ancak burada murad o değildir. Sadedinde olduğumuz hadiste bu tabirle serçe parmağının el ayası üzerine konarak hesapçıların elli dokuz dedikleri şekli vermektir." (.....)
* Sağ el parmaklarının yumulup, şehadet parmağıyla işaret verilmesi ile ilgili olarak da bir kısım teferruat üzerinde ihtilaf edilmiştir. Mesela parmakların yumulma zamanı, baş parmağın vaziyeti diz üzerinde sabit mi, hareket edecek mi? .... gibi. Bu mevzuya giren hadislerin hepsine Teysir yer vermez. Sözgelimi 2641 numaralı hadiste şehadet parmağıyla ilgili olarak geçen "hareket ettirmeksizin" tabiri ile 2646 numaralı hadiste geçen, "hafif eğmiş" tabiri, şehadet parmağının vaziyetiyle ilgili ihtilaflı rivayetlerin varlığına delalet ederler.
Alfmler, bu ihtilaflı rivayetleri, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın değişik zamanlarda bu farklı tarzların hepsine yer vermiş olduğunu belirterek te'vil ederler. Teferruata girmeden mezhebimizce de benimsenmiş olan şehadet parmağıyla işaret verme tarzını belirtelim:
Teşehhüd duası okunurken, sıra tevhide gelince, tevhid'in Lâilâhe kısmı söylenirken sağ elin diğer parmakları yumulurken şehadet parmağı yukarıya kaldırılır; illallah denilirken indirilir. Bazı rivayetler şehadet getirirken şehadet parmağını kaldırmaktan başka hareket de ettirilebileceğini söyler. Hanefi fakihlerden İmam Muhammed bu yumma işinin, şehadet parmağı kalkarken sağ elin baş parmağı ile orta parmağının halka olacak şekilde bir araya getirilip diğer iki parmağın da yumulmasıyla gerçekleştirileceğini söyler. Bazı fakihler parmakların yumulmadan şehadet parmağıyla işaret verileceğini; diğer bazıları da baş parmağı diğer parmakların altına getirerek şehadet parmağının kaldırılacağını söylemiştir.
NOT: Şehadet parmağının kaldırılmasını gereksiz gören de olmuştur. Ancak bu sahih rivayete aykırıdır. Parmak kaldırmaya Keydânî "haram" demiştir, ancak bu görüş, tekfire varacak şiddette ciddi tenkidle karşılaşmıştır.
Şehadet parmağını kaldırmak sahih rivayetlerle sabit bir sünnet olmaktan başka kuud sırasında gözün vaziyetini de yönlendirmektedir. Çünkü 2639-2641 numaralı rivayetlerde de geçtiği üzere, göz, kuud sırasında kalkmış vaziyetteki şehadet parmağını takib edecektir. Ayrıca, şehadet parmağı kaldırılırken, tevhid yani Allah'ın bir olduğu niyet edilip hatırlanacaktır." (Prof.Dr.İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte,C/8, sh:488-494)
(2636) "Ali İbnu Abdirrahman El-Muaviyyi, şöyle dedi : Ben namaz içinde küçük çakıl taşları ile oynarken, Abdullah İbnu ömer (R.A.) bu hareketimi gördü. Namazdan çıkınca beni bu hareketimden men etti : Rasulullah (S.A.V.) namazda yapıyor idiyse sende öyle yap, dedi. Rasulullah (S.A.V.) nasıl yapardı? dedim. Namazda (teşehhüd için) oturduğunda sağ avucunu sağ uyluğu üzerine kordu. Müteakiben bütün parmaklarını yumarak baş parmağı takipeden parmak ile işaret ederdi. Sol avucunu da sol uyluğu üzerine koyardı." (Bu Hadisi Müslim (580) Ebu Davud (987) ve Nesai (3/36) rivayet etmişlerdir. (Prof.Dr.İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte,C/8, sh:488)
145)Ibnü Ömer (R.A)'den (şöyle dedi) Rasulullah (S.A.V.) teşehhüde oturduğu vakit sol elini sol dizi üzerine ve sağ elini de sağ dizi üzerine koyar, elli üç akdederek şehadet parmağı ile işaret ederdi." (Bu Hadisi Müslim (580) rivayet etmiştir."
"Abdullah İbnu Zubeyir (R.A.)'dan, (şöyle dedi) Rasulullah (S.A.V.) (namazda) oturduğu vakit teşehhüd duasını okurdu. Oturuşunda sağ elini sağ uyluğu üzerine, sol elini sol uyluğu üzerine kordu. Ve şehadet parmağı ile işaret ederdi. Bunu yaparken de baş parmağını orta parmağı üzerine kordu. Sol elini de sol dizinin üzerine uzatırdı. (Yani sol dizini sol avucu ile avuçlardı, sanki sol dizi sol avucunun bir lokması haline gelirdi." (Bu Hadisi Müslim (579) rivayet etmiştir)
Yukarıda arzetmeğe çalıştığımız bunca Hadis-i Şerifler varken, başta İmam Muhammed (Rh.a) olmak üzere Hanefi Fukahasının muteber kaynaklarında Namaz içinde teşehhütte Şehadet parmağının kaldırılması "Namazın sünnetlerinden" sayılırken bazılarının bu sünneti iptale çalışmaları doğru değildir....
Bugün Müslümanların ellerinde bulunan İlmihallerin bir çoğunda dahi "Teşehhüdde Tahiyyat okunurken, Şehadet parmağının kaldırılmasının sünnet olduğu" açıkça yazılıdır. Hatta dört mezhebe göre de Namazın sünneti olarak kabul edilmiştir. Mesela Ömer Nasuhi Bilmen (Rh.a.) hocaefendinin Büyük İslam İlmihalinde "Namazın Sünnetleri" bahsinde aynen şu cümleler yer almıştır:
1-"15) Ka'delerdeki Teşehhüdlerde "La İlâhe" denirken, sağ elin şehadet parmağı kaldırılıp "İllallah" denirken indirilmesi sünnettir. Bunu yaparken baş parmak ile orta parmak halka edilip diğer iki parmak bükülmelidir. Birçok kimseler bu sünneti gereği üzere yapamayacaklarından dolayı bunun terk edilmesini uygun görenler vardır." (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, sh: 136.Madde:15. Namazın Sünnetleri Bahsi)
2-
Bu bölüm, Hanefi Fukahasınca Meşhur ve muteber sayılan Muhakkik Ûlemadan İbn-i Abidin (Rh.a.)'nin "Reddü'l-Muhtar" adlı eserinden alınmıştır.İZAH:
"Ulemanın İmam Muhammed'le İmam-ı A'zam'a nisbet ettikleri kavîl emâli'de İmam ebu Yusuf'dan da nakledilmiştir. Nitekim gelecektir. Şu halde bu kavil üç imamımızdan nakledilmiştir.
Şârih:
«Bize göre Müftabih olan kavil şudur ki: Bütün parmaklarını yayarak şehadet parmağı ile işaret eder.» İfâdesini nakl ile şârihlerin bulduğu kavlin müftabih olduğunu açıklamıştır. Ancak doğrusu «Bütün parmaklarını yayarak» ifadesini atmaktır. Çünkü bu ifâde benim Dürer-ul-Bıhar'da ve şerhinde gördüklerime muhâliftir. Dürer-ül-Bıhar'ın ibâresi şöyledir: «Elli üç akd etmez. İşarette etmez. Fakat fetvâ bunun hilâfınadır.» Şerhi Gurer-ül-Efkâr'ın ibâresi de şöyledir: «Ey fakih! İmam Ahmed'in bir kavline Şâfiî'ye uyarak yaptığı gibi sende elli üç akt etme biz tehlilde sağ elimizin şehâdet parmağı ile işaret etmeyiz bilakis parmaklarımızı yayarız. Ama fetvâ bunun hilâfınadır. Yani bize göre fetvâ işaret etmemek Şâfiî ile İmam Ahmed in dedikleri gibi elliüç akdi şeklinde işaret etmektir. Muhit nâm eserde «işâret sünnettir. Parmak nefi edilirken kaldırılır isbatta indirilir. . Ebu Hanîfe ile Muhammed'in kavli budur. Bu babta eser ve haberler çoktur. Binaenaleyh bununla amel evladır.» denilmektedir. Bu ifade müftabih olan kavlin parmakların! yayarak değil zikri geçen şekilde onları yumarak şehâdet parmağı ile işaret edileceğini gösterdiğini açıklamaktadır. Çünkü bize göre parmaklarını yayarak işaret yoktur. Onun için Münyetü'l Musallî'de: «İşâret yaparsa küçük parmağı ile yüzük parmağını yumar. Orta parmağı ile başparmağını halka yaparak şehadet parmağını diker.» denilmiştir. Mezkür eserin küçük şerhinde: «Şehadet getirirken bize göre işaret yapar mı? bu hususta ihtilaf vardır.Elli üç akdi bütün parmaklarını yumarak Şehâdet parmağını dik tutmaktır. Araplar ellerin bu şekilde yummakla elli üç rakamını kastederler. Nefi edilirken murad
"lâilâhe" kelimesidir. Çünkü bunun manası nefi yani ALLAH yok demektir. İsbattan muradda "illellah" dır. Bundan muradda isbat yani Allah vardır. demektir. "Lâilâhe illellah» cümlesi Arabçaya mahsus bir cümle şeklidir. Bu cümle nefi ile baçlar isbat ile biter yani ilâh yoktur ancak bir Allah manasına gelir.Hulâsa ve Bezzaziye'de işaret yapılmayacağı, Hidâye şerhinde ise yapılacağı sahih bulunmuştur. El-Mültekât ve diğer kitablarda da işaret sahih bulunmuştur. İşaretin şekli şehâdet getirirken orta ve baş parmak halka yapılarak ve küçük parmakla yüzük parmak yumularak şehâdet parmağı ile işaret etmektir. Yahud elliüç akt etmekle olur. Bundan murad orta ve yüzük parmağı ile küçük parmağını yummak baş parmağının başını orta parmağının orta ekinin kenarına koymak şehâdet parmağını lâilâhe derken kaldırmak, illellâh derken indirmektir.» Büyük şerhde şöyle denilmiştir: «İşaret ederken parmakları yummak, işaretin nasıl yapılacağı hususunda İmam Muhammed'den rivayet olunmuştur. Kezâ Emâlide ebu Yusuf'tan dahi rivâyet edilmiştir. Bu işaretin sahih kabul edildiğine teferru, eder.
Ulemadan birçoklarından teşehhüdde aslâ işaret edilmeyeceği rivayet olunmuştur. Bu kavil dirayet ve rivayete muhaliftir.İmam Muhammed'den rivayet olunduğuna göre kendisi işaretin nasıl yapılacağı hususundaki kavlini İmam-A'zam'dan rivayet etmiştir.» Feth-ul-Kadîr'de de bunun gibi izahat vardır.
Kuhistânî'de: «Bütün ulemamızdan rivayet oldunduğuna göre parmak kaldırmak sünnettir. Sağ elinin baş parmağı ile orta parmağın başlarını birleştirmek suretiyle halka yapar. Ve şehâdet parmağı ile işaret eder.» denilmiştir. Bütün bu nakiller açıkça gösteriyor ki sünnet vecihle işaret ancak hususî bir şekilde olur ki oda elini yummak ve halka yapmak suretiyle olur. Parmakları yayma rivayetine gelince onda asla işaret yoktur.Bundan dolayıdır ki Fetih ile Münye şerhinde şöyle denilmiştir: «Bu yani zikir edilen şekil işaretin sahih olduğuna teferru eder. Yani işaret rivayeti sahihdir. Biz halka yapmadan işaret olur diyemeyiz onun için işaret Bedâyî, Nihâye. Mi'rac, Diraye, Zahîre. Zahiriyye, fethul-kadîr, Münye ve Kuhistanî şerhleri, Hılye, Nehir, Mülteka şerhi Behenni, Dürer-ül-bıhar şerhleri gibi bil'umum kitablarda bu şekilde tefsir edilmiştir.
Nitekim ben bunların ibarelerini
«ref'ulteredd...» adlı risâlemde beyan ettim. Bizim için yalnız iki kavil olduğunu yazdım. Bunların birincisi mezhepte meşhur olan kavildir ki işaret yapmaksızın parmakları yaymaktır. İkincisi şehâdet getirecek kadar parmakları yaymak şehadet getirirken yumarak "Lâilahe" derken şehadet parmağını kaldırmak "illellâh" derken indirmektir. Müteehhirin ulemanın itimad ettikleri kavil budur. Çünkü Peygamber (s.a.v.)den sahih hadislerle sâbit olmuş; üç imamımızdan sahih rivayetle nakledilmiştir. Onun için Feth-ul-kadîr'de: «Birinci dirâyet ve rivayetin hilafınadır» denilmiştir.Zamanımızda umumiyetle halkın tercih ettikleri parmakları halka yapmadan yayarak işaret etmeye gelince: Buna şârihden başka kail olan kimse görmedim. Şarih de Şurunbulâli'ye tabi olmuş o da onuncu asır ulemasından İs'âf nâmındaki eserin sahibi İbrâhim Tırablusî'nin Burhan adlı kitabından nakletmiştir.
Onun sözü gelmiş geçmiş bil'umum şarihlerin zikir ettikleri iki kavle aykırı düşünce cumhur ulemanın kavilleriyle amel edilir. Cumhur avâmın kavillerine bakılmaz. Sahih olan yalnız şehâdet parmağı ile işaret etmektir." (İbn-i Abidin, C/2, sh:302-305)3- Mezahib-i Erbaa (Dört Mezhebin Fıkıh Kitabı) adlı fıkıh kitabında ise şöyle denilmiştir: "Namazın Sünnetlerinden biride Mezheplerdeki tafsilata göre İşaret Parmağı ile Teşehhüdde işaret etmektir." (Mezahib-i Erbaa (Dört Mezhebin Fıkıh Kitabı), C/1, sh:218. Madde:142)
4- Prof. Dr. Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi isimli eserinde aynen şöyle demiştir: "Hanefîlere göre: Namaz kılan kişi teşehhütte sağ elini sağ uyluğu üzerine, sol elini sol uyluğu üzerine koyar ve parmaklarını açar. Bu durum aynen iki secde arasındaki oturuş gibidir. Parmakların arası az açılır, uçları dizlerin üzerine konur, fakat en sahih olan görüşe göre, ellerle diz kapakları tutulmaz. Mutemed olan görüşe göre, kelime-i şehadet getirirken sağ elin işaret parmağı, "Lâ ilâhe"nin "Lâ"sında kaldırılıp uluhiyetin ispatı sırasında yani "İllallah" derken indirilir ki, bu kaldırma ve indirme işaretleri ile Allah'ın eşinin bulunmadığını teyit edilmiş olsun. Oturuşta parmakların hiç biri yumulmaz.Bunların dayandıkları delil, Sahih-i Müslim'de İbni Zübeyr'den rivayet edilen ve buna delâlet eden bir hadistir. Çünkü Müslim'deki rivayette sadece işaret parmağının kaldırılıp indirilmesi ile yetinildiği zikredilmiştir." (Prof.Dr. Vehbe Zuhayli,İslam Fıkhı Ansiklopedisi, C/2, sh:39)
5- Namaz kılan kimsenin teşehhüd esnasında, işaret parmağını kaldırarak işaret edip etmemesi hususunda, Hanefî İmamlarına göre ihtilaf vardır. Hulâsa'da ve Bezzâziye'de işaret edilmemesi sahih görülmüştür. Hidâye Şerhinde ise, işaret sahih görülmüştür; Keza Mültekat ve diğer bazı kitablarda da işaret sahih görülmüştür.
• Bu işaretin nasıl yapılacağına gelince : Şehâdet kelimesinin okunduğu sırada, sağ elinin baş parmağı ile orta parmağını halka gibi yapar. Serçe parmağı ile onun yanındaki parmağını da yumar.
Veya orta parmağından, serçe parmağına kadar üç parmağım yumar. Baş parmağının ucunu, orta parmağının orta ekine (boğumuna, mafsalına) koyup, şehâdet parmağını nefî esnasında (yâni :
«Lâ ilahe» derken) kaldırıp, isbât esnasında (yani : «illallah» derken) koyar. Sağ eli ile sol elinin aynı parmakları ile birlikte işaret etmesi mekruhtur." (İbrahim, Halebi, Halebi-i Sağir Tercemesi, sh:201)6-Namazın Sünnetleri Bahsinde, "Tahiyyatta Şehadet Parmağı ile işaret etmek." (Ali Küçüker, İzahlı İslam İlmihali, sh:125. Mad:32)
7- "39— Tahiyyat oturuşunda ve onu okurken şehadette yalnız sağ elin şehadet parmağıyla işaret etmektir. Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) teşehhüd okurken iki elin şehadet parmaklarıyla işaret eden birini görünce : «ehhid, ehhid) — birle, birle» buyurarak onu îkaz etmişlerdir. (S.)
M u h a ş ş î 'nin ifâdesine göre, «Şehadet parmağının dışında böyle işaret etmek yoktur. O da sağ elin parmağına mahsustur. Hattâ sağ elin şehadet parmağı olmayan bu işareti yapmaz.»
İşaretin usulüne gelince : Kelime-i şehadette «Lâ ilahe» derken sağ elin şehadet parmağını kaldırmak ve «İllallah» derken indirmektir. Diğer parmaklar kendi halinde kalsa da olur. Bükülüp baş parmak ile orta parmak halka edilir. Yâni baş parmak avuç içine alınır. Bu şekilde tutulması tercih edilmiştir. (TS)" (Mehmed Zihni Efendi, Nimet-i İslam, Yeni Büyük İlmihal, sh:240. Namazın Sünnetleri Mad:39.) Daha birçok muteber eserlerde de aynen bu şekilde yazılıdır. Daha başka kaynak vermeğe lüzum görmüyorum... Nizameddin DEMİR" Abdullah AZİZ