ZENGİNLİĞİN ÖLÇÜSÜ VE ÖZEL OTOMOBİL
İZMİR'DEN CEMİL
YILDIRIM![]()
SATIRLARIMA başlarken, Misak mecmuasını yayma hazırlayan bütün kardeşlerime teşekkür ederim. Her ay; tefsir, akaid, fıkıh, hadis ve diğer konularda bilgi elde etmemize vesile oluyorsunuz. Bunun yanı sıra Afganistan, Cezayir, Filistin ve Bosna-Hersek'teki gelişmeleri, bizzat yerinde takip ederek verdiğiniz bilgiler için ayrıca teşekkür ederim. Mart sayısında ismail Herath kardeşimizin, Afganistan'da yetmiş gün kalarak, elde ettiği bilgiler gönlümüze su serpti, inanın "mü-cahidler birbirlerini öldürüyorlar" diye kahroluyordum. Meselenin öyle olmadığını öğrenince sevindim.
Bu mektubu zihnime takılan bazı meseleleri sormak i-çin kaleme alıyorum, islâm dininde, zenginliğin sabit olması için belirli nisabların tayin edildiğini biliyoruz. Fakat günümüzde bu nisaplar arasında, izah edilemeyecek kadar fark vardır. Meselâ: 39 koyunu olan kimse (maddi değeri: 39 milyon diyelim) zengin değildir. Fakat 200 dirhem gümüşü olan kimse (ki dört-beş milyon ancak eder) zengindir. Resûl-i Ekrem (sav) döneminde de durum böyle miydi? Hizmet hayvanına (Eşek, katır vs) ve ata, zekât olmadığı gerekçesiyle, özel otomobiller için zekât yoktur deniyor. Tabii milyarlık mercedes acabası olan kimse,, "bineğe zekât yoktur" deyip, kenara çekiliyor. Zaman zaman modelini değiştiriyor. (...) Bir arkadaş Yusuf Kerimoğlu Hocaefendiye telefonla sormuş, o da: "-Eğer taksicilik yapıyorsa, otomobil alet hükmündedir. Kazancından zekât verir. Fakat özel o-tomobil ise; üzerinden bir yıl geçtiği zaman, zekât vermesi gerekir." demiş!... Arkadaş "Ata zekât gerekir mi?" deyince, Yusuf Kerimoğlu Hoca efendi "Cihad için beslenen ata zekât gerekmez. Zira o da bir alet hükmündedir. Ticaret için bulundurulan atların zekâtı vardır. Hz. Ömer (ra)'in hilâfeti döneminde atlara zekât konulmuştur. Müftabih olan kavil de budur. Siz özel arabanızı, mücahidin atı ile kıyas edemezsiniz, illet birliği söz konusu değildir. Özel arabanız için; piyasa fiyatını esas alarak, kırkta bir nisbetinde zekât veriniz" demiş!.. Durumu bize bu şekilde nakletti. Takdir edersiniz ki, özel arabaların hızla arttığı bir vakıadır. Eğer özel araba için zekât verilmesi gerekiyorsa, bunun ilân edilmesinde zaruret vardır.
Satırlarıma son verirken; hürmet ve muhabbetle kucaklar, dualarınızı bekleriz.
Misak mecmuası'nın birinci ve ikinci sayılarının takdim bölümünde; "niçin böyle bir mecmuaya ihtiyaç duyulduğu ve yayın siyasetinin nasıl olacağı konusu", geniş şekilde izah edilmiştir. Yayın kurulumuzun en önemli vazifesi, bu siyasetin devamını sağlamaktır. Aktüaliteye de ihtiyaç nisbetinde yer verilmektedir. Misak mecmuası; sizin gibi kardeşlerimizin gayreti ve duası ile yayınına devam edecektir.
Şimdi zekât ve zekât nisabı konusuna geçebiliriz. Bilindiği gibi Kur'an-ı Ke-rim'de:" Namaz
ı dosdoğru kılın ve zekâtı verin" emri, (muhtelif sûrelerinde) otuz iki defa tekrar edilmiştir. Hz. Abdullah ibn-i Ömer (ra)'den rivayet edilen ha-dis-i şerifte Resûl-i Ekrem (sav)'in:" İslam beş şey üzerine bina olunmuştur. (Bu beş şey) Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, hacc etmek ve Ramazan-ı Şerif orucunu tutmaktır" buyurduğu da sabittir. Müslümanların, temyiz yaşma gelen çocuklarına "İslâm'ın beş şartı" diye öğrettikleri ilim, bu hadis-i şeriftir. Resûl-i Ekrem (sav)'in, Hz. Muaz b. Cebel'e (ra) zekât ile ilgili olarak: "-Bu müslümanların zenginlerinden alınacaktır' diyerek, nisaba işaret buyurmuştur. ( 2)Feteva-ı Hindiyye'de:"- Zekât muhkem bir farzdır.
Müminlerin halifesi ve "Ehl-i hal
KAYNAKLAR
Kasani- El Bedaiû's Senai-Beymt: 1974 C: 2 Sh: 2
(3) Şeyh Nizamüddin ve Heyet-
ist: 1316 C: 1 Sh: 197.
(5) Imam-ı Merginani- El Hidaye-Kahire: 1965 C: 1 Sh: 100.
(7) Şeyh Nizamüddin ve Heyet-
(8) Ihn-i Hümam- A.g.e.C:l. Sh:
(9) İbn-i Abidin- Mecmûau'r Resail-(Neşrû'l Arf) ist: 1325 C: 2
![]()