6- Miras Meselesi:

    Müslümanlar ayrı ülkelerde de olsalar aralarında miras cereyan eder, Dar ihtilâfı mirasa engel değildir. Ancak din ihtilâfı mirasa engeldir. Bunun için Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem Efendimiz:

"Müslim  kâfire,  kâfir de  Müslime  mirasçı  olamaz" (1) buyurmuştur.

          7- Mükellefin Hukuku ve Dinî Hükümleri Bilmemesi:

         Bu konuda şu genel kaide vardır:

  "Dâru'l-İslâm'da bilmemek mazeret değildir,  ama  Dâru'l-Harb'te (Tevhid Meselesi müstesna) bilmemek  mazerettir"

   Buna binâen Dâru'l-Harb'te   Müslüman   olan kimse namaz, oruç, zekât, hacc gibi ibadetleri bilmese,  bunların   farz olduğunu   öğrendiği  zamana kadar  geçenlerini İmam Âzam,   Ebû  Yusuf ve  Muhammed'e   göre  kaza  etmez, İmam Züfer, İmam Şafiî  ve İmam Ahmed b.  Hanbel'e   göre   kaza   etmesi   gerekir.

     Had vurmayı  gerektiren bir fiili, Dâru'l-Harb'te yeni Müslüman olan kimse işlese, kendisine  had  tatbik  edilmez,  ama bu kişi Dâru'l-İslâm'a geldiğinde   bu   suçları  işlese, eğer suç içki içmek ise, haram olduğunu bilmediğini de iddia ediyorsa kendisine had uygulanmaz. Ama  hırsızlık  ve  zina  gibi  bir  suçu   işler de   haram olduğunu bilmediğini iddia ederse, mazereti kabul edilmez ve kendisine had uygulanır. Çünkü bu suçlar, bütün dinlerde  hoş  karşılanmaz.

(1-) Ebû Dâvûd, Feraiz, 10; Ibni Mâce, Feraiz, 6    (İsmail  Kaya, İslam Dini ve İlmihali,sh:298)