İSTİSHAB

      "Bir   hüküm  değişmediği  müddetçe  geçerli  sayılmasıdır.   (Abdestli  olduğunu  bilen  kimse   aksi   sabit olmadığı müddetçe abdestlidir... gibi). Bu da delil bulunmayan yerde geçerlidir...

       Bu   fer'î   delil   ise,   "başka delil yoksa meseleyi eski hal üzre bırakmak"  diye özetlenebilir.

      Gaibin (mefkud)   öldüğüne  kesin delil  yoksa   yaşadığı   var   sayılır   ve hakları da sürer... Yine   küçüğün   sorumluluğu   rüşt ile başlar. Rüşte erdiği bilinmiyorsa sorumsuzluk hali   devam   eder.

       Bu  ve  benzeri   deliller   bir yönüyle aklî delil sınıfına girer. Diyelim sarhoş edici maddenin   bu özelliği   değişinceye   kadar  haramlığı   sürer.   Şarabı sirkeye tebdil eden olursa   ancak   o   zaman  haramlığı   kalkar.

         Başka   bir   tarz   ise   "şekk  ile  yakîn  zail olmaz"   ilkesiyledir." (1)

          "İstishab: Bir  şeyin  bulunduğu   hal   üzere  kalması asıldır, prensibine dayanır. Ortadan   kaybolan   bir  adamın  öldüğü sabit olmadıkça hayatta olduğuna hükmedilir.   İmâm-ı Ebû  Yûsuf'a göre  (105),  İmam  Muhammed'e   göre (110),  Imâm'a  göre (90) yaşına  girince  mefkudun  (kaybolan  kimse)  ölümüne  hükmolunur.  İmam-ı  Mâlik'e göre (4) sene sonra karısı evlenebilir.   Daha   çok   bekletmede   kadına   zarar   vardır." (2)

      KAYNAKLAR

1-Ali  NAR, Ehl-i  Kitap  Cennetlik mi?, sh:120.

2-Osman  Keskioğlu, Fıkıh  Tarihi, İslam  Hukuku, sh:26.

                

  Anasayfaya  dön  >>>