DİE'nin   Eski   Müfettişlerinden  Nevzad  AKALTUN,

Başkan Tayyar  ALTIKULAÇ'tan   24  sorunun  cevabını istiyor

 

  Sayın

  Tayyar  ALTKULAÇ

Diyanet İşleri Başkanlığına    ANKARA

 

     Sizlere birkaç defa bu konularla ilgili mektuplar yazdık... Fakat bu mektuplar ya size takdim edilmiyor veya umursamazlıktan geliyorsunuz. Nasılsa emrinizde bir trilyona sahip vakfınız  ve   birtakım  güçlerin varlığı mı?... Ancak Mahkeme-i Kübra'nın hükmüne kalmadan halledelim... Şayet bu mektubuma da cevap alamazsam, basın yoluyla efkâr-ı umumiye huzurunda halletmek zorunda kalınacaktır. Umuma açıklamayı sakıncalı buluyorsanız, lütfen aşağıda soracağım hususlarda inandırıcı cevap vermenizi diler, saygılarımla  selamlarımı  sunarım...

1- Diyanet işleri Başkanlığına atanmanız 633/22. maddesine aykırı değil midir?

2- Her konuşmanızda kanunlara saygılı olduğunuzu vurguladığınız halde, kendi atama işleminizi nasıl kabul ettiniz?

3- Kanunlara saygılı oluşunuz, yalnız başkasına karşı uyguladığınız zaman mı önem kazanıyor?

4- Frankfurt'tan uçakla Ankara'ya gelip bir mevta için 99 hatim okuttuğunuzu anlatmak ve duasını yapıp aynı günü veya ikinci günü tekrar Frankfurt'a geri döndüğünüz doğru mudur?  Şayet doğru ise uçak masraflarınızı kim karşıladı? Acaba o duayı yapacak sizden başka kimse yok mudur? Frankfurt'tan Türkiye'ye bir dua için geldiğiniz halde, 25 sene Diyanet İşleri'nin en yüksek kademesinde görev yapan meslektaşın "Osman Niyazi Atay"ın cenaze merasimine gelmemeniz veya bir temsilci göndermemeniz halâ eski kin ve husumetinizden dolayı mı yoksa haber  alamamanızdan  mıdır?

5- Merhum Osman Niyazi Atay ve dört arkadaşının sizi yetkili makamlara şikâyet ettiklerinden dolayı haklarında gizli soruşturma yaptırıp, raporu Ankara Sıkıyönetim Komutanhğı'na gönderip 1402 sayılı kanunun 2. maddesi uyarınca işlem yaptırıp, devlet memurluklarından ihraç ettiğiniz söylentisinin doğruluk derecesi nedir?

6- Suudi Arabistan'ın tesbit ettiği Rü'yeti Hilâl'e göre orucu tutup bayram edenlere, "fitneciler, münafıklar" dediğiniz doğru mudur? Eğer doğru ise, siz geçen sene Suudi Arabistan'ın tesbit ettiği Rü'yet-i Hilâl'e göre Kurban Bayramı'nı bir gün önce (Rasathanelerin tesbit ettiği günden bir gön önce) kıldığınız tesbit edildiğine göre, Türkiye'de rasathanelerin tesbitine istinaden Ramazan Bayramı'nı kıldırıp veya kıldırttığınız, oruç tutmaya başladığınız, Kurban'da Hilâl'e uyduğunuza binaen bu  ikilemi  nasıl yorumluyorsunuz?

7- Sizin anlattığınıza göre;

a) Suudi Arabistan'da Hilâl görülmediği halde, görenlerin bahşiş için yalan söylediklerini,

b) Hilâl'in  tesbiti körler tarafından yapıldığı, yalan  söylendiğini iddia ediyor ve bu iddianızda samimi iseniz, o zaman geçen sene  Arafat'ta yaptığınız vakfe yanlış olmuyor mu? Vakfe yanlış olursa haccınız  bâtıl  olmuyor mu? Bir gün önce veya  sonra  vakfe  caiz  olur  mu?

8- Bu sene de aynı durum olursa tutumunuz   ne  olacaktır?

9- Mademki onların tesbitleri   yanlış, vatandaşların hacca gitmelerinin bir anlamı kalmıyor. Zira körlerin ve yalancıların tesbit ettiği Hilâl'e göre Arafat'ta (Zilhicce'nin dokuzunda) vakfe caiz olmaz. Zira haccın  farzından  ikincisi vakfe  değil  midir?

10- Suudi Arabistan 1985 yılında yapacağınız Rü'yeti Hilâl ile ilgili toplantıyı niçin  kabul  etmedi?

11- Avrupa'daki hacı adayları 3100 DM. yani bugünkü kur'a, göre 558.000.- TL. (Beşyüzelli sekiz bin) liraya  götürülüyor.

 

Oysaki, Türkiye'den uçakla giden hacılardan 911.000. - TL (Dokuzyüz onbir bin) lira aldığınız tesbit edilmiştir. Bu farklılığın sebebi sizce nedir? Frankfurt'tan uçakla Türkiye'ye geliyor, Türkiye'den hacca gidiyor. Frankfurt'tan en ucuz uçak 550 DM. yani 99.000.- TL. (Doksandokuz bin)'dir. Frankfurt, İstanbul uçak ücreti çıkarıldıktan sonra $59 bin TL.'ye Avrupa'dan hacı götürüyorsunuz.  Bu uygulama neye göredir?

12- Türkiye'de 4 ay önce hac için müracaatı kapattığınız halde, Avrupa'daki işçileri halen "hacı adayı" olarak kayıt yapmanızdaki asıl gerçek  nedir?

13- Hac kayıtlarının dört ay önce kapanmasındaki espri, acaba Müslümanların iddia ettikleri gibi sırf paraları bir araya getirip yüksek faiz uygulamasından yararlanmak için mi?

14- Dört ay önce Müslüman Türklere hac yolunu kapatmayı hangi fıkıh kuralına göre yürütüyorsunuz? Bu konuda kimin fetvası var?

15- Bu dört ay içinde bir Müslümana hacca gitmek farz olsa da size müracaat etse, siz de geri çevirseniz bu Müslüman da ertesi yıla kadar vefat etse bunun vebali ve günahı size ait olmaz mı?

16- Neden Müslümanlara kendi özel arabalarıyla hacca gitmeye müsaade etmiyorsunuz? Bu tutumunuz ibadet ve vicdan  hürriyetini  kısıtlamıyor  mu?

17- Neden hac ibadetini tekelleştirdiniz? Sizin özel vakıf şirketinizden başkası bu görevi yaparsa karşınıza rakip çıkıp, kârınızın az olmasından mı korkuyorsunuz? Yoksa alternatif olduğunda sizin şirketinizin tercih edilmeyip, büyük gelir kaybına sebep olacağından endişe duyduğunuzdan dolayı mıdır?

18- Avrupa'dan düzenlediğiniz hac kafilelerinden gerek uçakla ve gerekse otobüsle giden hacı adaylarından ne kadar, Türkiye'den  giden hacı adaylarından ne kadar   ücret   alıyorsunuz?

19- Buhari Şerifin 6. cildinin 262. sayfasında (Diyanet işleri Başkanlığı baskısı) "Diyanet İşleri Başkanlığının bir fetvası ile eyyam-ı mübarekenin tesbit işleri İstanbul'daki Kandilli Rasathanesi'ne verildiğine dair 1926 tarih ve ..." sayılı kanun vardır. Bu kanuna  göre siz Hilâl'in  tesbit işlemi ile hangi  yetkiye  dayanarak  uğraşmaktasınız?

20- Acaba Hilâl'i gözünüzle görseniz bayramı ilân etmeye yetkiniz var mı? İlân edince 1926 tarihinde  çıkarılan kanuna göre sorumlu olmaz   mısınız?

21- Radyo ve televizyondan tek taraflı konuşup Hilâl'in tesbitinin hesapla yapılmasının uygun olduğunu -savunuyorsunuz. Bunu zaten kanun böyle demiyor mu?  1926  tarihinden beri bu kanuna uymak mecburiyetinde değil miyiz? Aksini   iddia   etmek  suç  olmaz  mı?

22- İslâm ülkeleri artık sizin bu tezinize uymayacağı anlaşıldı. Bu konudaki düşünceleriniz   nelerdir? 

23- Avrupa'daki işçilerden bazıları çeşitli  günlerde Hilâl'e uyarak bayram yapmaktalar. Bir şey dendiği zaman, "1984 yılında Diyanet isleri Başkanı da Kurban Bayramı'nda Hilal'e uyarak Kurban Bayramı namazını kılmıştır. Biz niçin Hilal'e uymayalım" dediklerinde ne gibi bir cevap   verilmesi  gerekir?

24- 1982 senesinde işçilere çadır kurma ücreti olarak kestiğiniz 80.000 Suudi Arabistan Riyali'ni işçilere verdiniz mi? Hac Bakanlığı'nca takdir edilen ceza parası 400.000 S.A. Riyali'ni nereye verdiniz? Bu konulara  ait vesikalar propaganda aracı olarak kullanılmakta ve cevap verilmesi gereken sorular  arasındadır.

Yukarıda zikredilen 24 maddelik konulara açıklık getirmenizi diler, selâmlarımı sunarım.

                             18 Temmuz 1985

                           Nevzad AKALTUN

NOT: Aradan  yıllar  geçmesine  rağmen  hala  bu  sorular  cevaplarını  aramaya  devam  etmektedir.

 

 A. AZİZ