Düşük  veya  Ölü  Doğan  Bebek
 

  SORU:  Bizim 7.5 aylık bir kız bebeğimiz anne karnında vefat etti. Ölü doğum yapıldı. Biz bebeği defnettik.   Bu bebek canlı olarak doğmadığı için durumu nedir? Cennet'te, inşaallah, bizimle beraber bizim çocuğumuz olacak mı? Yani, bu çocuğumuzun durumu ne? Şu an hangi alemde, sonra ne olacak? Kur'an' da geçen  "Vildanün muhalledun"  tabirine dahil mi? Bilgilendirirseniz  sevinirim.

  CEVAP: Alimler ana rahminde olan bir çocuğun seksenle yüz yirmi gün arasında uzuvlarının belireceğini daha sonra da ruhun üfleneceğini ve yaşayan insan hükmünü aldığını belirtmektedirler (1).
       Zevâid de Zayıf bir isnadla gelen bir hadis de: Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki:
''Allah (c.c) düşük çocuğun baba ve annesini cehenneme sokacağı zaman, düşük çocuk Rabbi ile mücadele eder. Sonunda ona:  ''Ey  Rabbine  karşı  gelen  düşük,  haydi   ebeveynini  cennete sok ''  denilir. Bunun üzerine düşük çocuk, onları göbek bağı ile çekerek cennete sokar ''.
      Başka  bir  hadis-i şerifte ise  peygamber (s.a.v) şöyle buyuruyor : 
''Sizden kim, kendinden   önce  üç  çocuğu  gönderirse,   onlar mutlaka kendisine ateşe karşı bir perde olur''. Bir kadın  ''Ey Allah'ın Resulü! Ya iki çocuğu ölmüşse?  ''İki de olsa'' buyurmuşlardır. (2)
      Buhâri'nin kaydettiği bir hadis-i şerifte de tek çocuğu ölenin dahi cennete gireceği belirtilmektedir.  Hadis şöyledir:
''Allah (c.c) buyuruyor: '' Ben, dünya ehlinden sevdiğini aldığım bir kulum, onun sevabını umarak sabreder, rıza gösterirse mükafatı ancak cennettir. ''
       Peygamber (s.a.v) den gelen rivayetler de  iki  çocuk   ve bir çocuğu ölen için cennet verileceği   kaydına  rastlanmaktadır  (3).
      Kur'an'da   Kıyamet   günü Allah'ın (c.c) şefaatlerine izin verdiği kimseler arasında büluğa   ermeden ölen çocuklar ve düşük dediğimiz ve bazı uzuvları çıkıp ölü doğan ceninlerde  vardır.   Bir hadis de 
''Düşüklerinize isim koyunuz, çünkü onlar sizin öncülerinizdir ''   "Yani   önden   gönderdiğiniz   sevaplarınızdır."  buyurulmaktadır.  (4)
        Kabirde  sualin  kaldırıldığı   sekiz   zümrenin  içinde çocuklarda vardır. (5) Çocuklar anne  ve  babasına  tabidir.   Onlardan   hangisi Müslüman ise çocukta ona tabi olup Müslüman   çocuğu  sayılır.
       Yukarıdaki hadisleri delil alan alimler Müslümanların küçük yaşta ölen çocuklarının cennetlik  oldukları   hükmüne   varmışlardır.   Hatta   bu   konu  da   icmâ   vardır. (6)
       Anne ve babası cennetlik olmayan ve müşrik çocukları hakkında alimler ihtilaf etmişlerdir. İmam-ı Âzam bunların cennetlik veya cehennemlik olduklarına hükmetmeyip, susmayı tercih etmiş ve Allah (c.c)'ın ilmine havale etmiştir. İmam-ı Nevevî, onların da cennetlik  olduğunu  söylemektedir.  Alimlerin bu konu da delil getirdiği ayet ve hadisler vardır.   Sözün   uzamaması   için   bunlara   temas   etmeyi   uygun  görmüyoruz.
      Bu bağlam da ayette geçen
''Vildanün muhalledun" (56/17) tabiriyle alimler, Hadis de geçen  ''Peygamberler cennetliktir, şehitler cennetliktir, çocuklar cennetliktir '' (7) çocukları,   anne   ve babası iman etmemiş, cennetlik olmayanların   çocuklarıyla yorumlamışlar   ve cennette bu çocukların cennetin ebedi hizmetkarları olacağını söylemişlerdir. (8)   Bir kısım alimler de cennetteki hizmetçilerin dünya ehli çocukları olduğunu   söylemişlerdir.
     Fahrettin Râzî,
vildân kelimesiyle tarif edilenin mü'minlerin çocukları görüşüne katılmadığını   belirterek   şöyle demektedir: ''Çünkü, Cenab-ı Hak mü'min çocukları babalarına  katacağını haber vermiştir.  Üstelik mü'min ve Sâlih kimselerden hiç çocuğu olmayan da  vardır.   Mü'min çocukların cennette, bir başka mü'mine hizmet etmesi câiz olmaz.   Bu   durumda da bu hizmet işinin, ya bazı Sâlihlere has olduğunun söylenmesi; yahut, etrafında dönüp dalaşacak çocuğu olmayan kimseler için olmaması, yahut ta bir başkasının   çocuğunun,   babasından   başkasına   hizmet   etmesi   gerekir  ki; her üç halde de bu durum, o çocuğun babası için bir noksanlığı ifade eder. Bu izaha göre ayette geçen vildan ifadesi ile, kâfirlerin küçük çocuklarının kastedilmesi gerekir ki bu, doğruya birincisinden daha yakındır. Çünkü bunda, biraz önce bahsettiğimiz mahzurlar söz konusu olmaz.  'Muhalledûn' ifadesi için de onlar hep küçük kalır büyümezler, ebedidirler, halleri değişmez   izahı   yapılabilir. (9)
       Kâfir çocukları cennet ehlinin hizmetçileridir (10) Şu halde inanmış anne ve babaların çocukları  kendileriyle birlikte olup cennete gireceklerdir. Ayette geçen
''Vildânün Muhalledûn''   ifadesine   girmemektedir.
       Kişi  öldükten  sonra   ruh   için kabir hayatı -ki buna berzah da deniliyor- başlar. Ameline  göre  kabri  geniş-dar,   aydınlık   karanlık  kısaca, ya refah bir yer veya ızdırap veren   bir   yer    halini alır,   hadis de   geçtiği gibi cennet veya cehennemi seyreden pencereler  açılır.   Bu   hal   mahşere kadar devam eder.   Kabir  veya   berzah  aleminde kimi   ruhlar   serbest,  kimisi    ise   tutsaktır.  
(Bir  Siteden  Alınmıştır.)
___
_KAYNAKLAR___________________________________________________________
1-İbn-i Âbidin, Hâşiye ala Dürrü'l Muhtar 1/302
2-Buhâri-ilim-36, Müslim-Birr- 2633
3-İbn-ü Mâce-1606
4-İbn-i Âbidin, Hâşiye ala Dürrü'l Muhtar 2/228
5-A.g.e 2/192
6-Haydar HATİPOĞLU İbn-i Mâce Şerhi 4/4/476
7-Müsned, Ahmed İbn-i Hanbel
8-Resâil ve Mesâil Tercümesi, Mevdûdi
9-Tefsirü'l Kebir Tercümesi, Akçağ Yayınları,21/178
10-Dürrü'l Muhtar, 2/229

                          

                        Abdullah  AZİZ