Ramazan Orucunun Vakti ve Hilâlin Gözetlenmesi
                     

   Orucun vakti ikinci fecir (ferc-i sadık) denilen tan yeri ağarmasından güneşin batmasına kadardır. Bu süre içerisinde niyet edilir ve kadınlar hayız ve nifastan temiz olmak şartıyla yemek, içmek ve cinsi yakınlıktan da uzak kalınır.

    Şaban ayının yirmidokuzuncu günü, güneşin batma vaktinde Ramazan hilâlini gözetlemek farzdır. Bakara Sûresinin 185. ayetinde: "İçinizden kim Ramazan hilâlini görürse oruç tutsun " buyurulmaktadır. Rasûlü Ekrem Sallallahu Aleyhi Vesellem ise Hadis-i Şerifinde: "Ramazan hilâlini görünce oruca başlayınız, Şevval hilâlini görünce bayram ediniz. Hava bulutlu olur da hilâli göremezseniz Şabanı otuza tamamlayınız"  (388) buyurmaktadır.

   Şabanın  yirmi dokuzuncu günü hilâl gözetlemeğe çıkıldığında havanın bulutluluğu veya kesif toz sebebiyle Ramazan hilâlini görmek mümkün olmazsa, adaletli bir Mü'minin hilâli görüp  görmediğine dair yaptığı şahitlik kabul edilir, ve ona göre amel edilir. Buradaki adaletten  maksat,  dini  hususlarda sağlam ve sözü doğru olan kişi, demektir. Bu şahitlikte hür, köle veya kadın aynı hükme tabidir. Adaletli oldukları takdirde şahitlikleri kabul edilir. Kadı  bunun  şahitliğini  reddederse, hilâli gördüğü için, kendisi oruç tutmak mecburiyetindedir.

    Gökte görüşü engelleyen bir mani yoksa, hilâli gördüklerini bildiren bir topluluğun şahitliğine  ihtiyaç  vardır.  Bu  topluluğun  sayısını  İslâmî  idarenin  devlet  reisi  tayin  eder.

   O günün Ramazan  olduğu  kesinleşirse, hükmü duyan bütün İslâm beldelerinin buna uyması gerekir. Coğrafi mevkinin değişmesiyle durum değişmez. Yani her yerde ayrıca gözetlemeye  gerek  yoktur.

   Şabanın  yirmi dokuzundan  sonraki  günün, Şabanın otuzu mu, yoksa Ramazan'ın biri mi olduğu bilinmezse bu güne "Yevm-i Şek = Şek günü" denir. Bu gün tutulan oruç tatavvu, yani  nafile  olur.

   Ramazanın yirmi dokuzunda da hilâlin gözetlenmesi gerekir. Tek başına Şevval hilâlini gören  kişi  orucunu  bozamaz.  Bozarsa keffaret değil, sadece kaza lâzım gelir. Bu günde hava bulutlu veya toz bulutuyla kapalı olursa, kul hakkı taalluk edeceği için, hilâlin görüldüğüne dair  iki  erkeğin  veya  bir erkek iki kadının şahitliğine ihtiyaç vardır, Hava bulutlu  değilse,  yine  devlet  reisinin  lüzum  göreceği  sayıda  bir topluluğun şahitliğine ihtiyaç vardır. İmam Azam gerek Ramazanın başında, gerek sonunda havanın açık olması halinde şahitliği gereken topluluğun sayısının, iki kişi olmasının yeterli olduğunu ictihad  etmiştir.

   Kurban ayı olan Zilhicce hilâlinin gözetlenmesi Şevval ayının sonunda hilâl gözetleme hükmüne tabidir.

388- Selâmet Yollan, 2/414 (Hadis no: 527)

389- Selâmet Yolları, 2/423 (Hadis no: 533-534)

390- Rasûlullah Sallallahu Aleyhi Vesellem: "İnsanlar iftarı acele ettikleri müddetçe hayırda daimdirler" buyurmuştur. Bir Hadis-i Kudsî'de de Cenab-ı Hakk: "Kullarımın bana en sevimlisi iftarda  acele  edenlerdir " buyurmuştur. (Selâmet Yollan, 2/421 (Hadis no: 532)            (İsmail  KAYA, İslam Dini ve  İlmihali, sh:224-225)