Selamün Aleyküm
Abdullah hocam benim gene kafama bişiler takıldı. yine not aldım uzun bi
liste oldu gibi ama inşallah kızmazsınız. Bu sorular kafamı kurcalayıp
duruyor cevapları tam olarak bulamıyorum. Cevaplar için şimdiden teşekkür
ederim . Allah (c.c.) Razı olsun....
1- Takvimlerde imsak - güneş - öğle - ...........
zamanları mevcut. Şimdi imsak zamanıyla güneş zamanı arasında sabah namazı
kılınıyor değilmi. İmsak zamanının girmiş olmasıyla sabah namazı
kılınmaya başlıyor. Ben doğrumu biliyorum....
2- Namazda son oturuşta yani Ka'de-i ahire (Namazın
sonunda oturuş) bu kısımda son dua olarak rabbena duası okunuyor. Bendeki namaz
hocası kitabında rabbena duasından sonra
rabbenağfirli duası beraber okunuyor. Ama bazı sitelerde ve farklı kaynaklarda
bu iki dua birbirinden ayrılmış. Şimdi bu dualar bitişikmidir ayrı ayrı
dualarmıdır. Mesela bendeki Namaz Hocası
kitabında sureler bölümünde dualar bitişik okunuyor, ama resimlerle anlattığı
kısımda kın-a azabennara kadar okuyor hangisi doğru.
3- Abdest alırken okunması gereken dualar var. Yine bendeki Namaz hocası kitabında abdest alırken dualar türkçe yazılı. Başka siterlerde ve kaynaklarda arapça yazılı. Neşekilde okunmalı.
4- Hocam benim geçmişte kılmadığım büssürü namaz
var. ben her vaktinde kıldığım namazın ardında yüne o vaktin namazının kazasını
kılmaz olurmu bununla ilgili bir yasak varmıdır.
Ve bu şekilde bir namaz kılarken nasıl niyet etmeliyim.
5- Hocam bazı du kitaplarında dua ve surelerin latin
harfleriyl yazılışlarında farklılıklar var. Ben kuran okumyı öğrenene kadar
latin harfleriyle ezberliyorum. Ve sesli mp3 lerden okunuşlarını
ezberliyorum. ama özellikle Kelime-i şahadet getirirken "eşhedu enla ilahe
illallah, ve eşhedu enne muhammeden abduhu ve rasuluh." BURDA BAZI KİTAPLARDA "ENLA"
BAZI KİTAPLARDA
"ELLA" DİYE YAZIYOR. HANGİSİ DOĞRU.
Arapçamı türkçemi.
6- Namaz kıldığım odanın karanlık olmasında bir mahsur varmıdır.
7- Öğlen namazının 3. ve 4. farz rekatlarında fatihadan sonra sure okunmuyor
değilmi. ben bu konuda pek bir kaynağa ulaşamadım.
8- Hocam şimdi bi arkadaşım abdest alıyordu. taharet etti. daha sonra iş yerinde yürümeye başladı. kalan s... damlası düşsün die. ama sonuçta iç çamaşırına düşmüş olmuyor mu. Yani üstü kirleniyor. bunun üstüne abdest aldı namazını kıldı. ben o sıralar bilmiyordum bide bunun bi ismi vardı bişi söyle di tam hatırlayamıyorum. yani bunda uygunsuz bi davranış varmıdır.
9- bide son olarak namaz kılarken nelere dikkat etmeliyim. mesela duaları okurken Tecvid kurallarına gore okumalımıyız. yani neleri göz önünde bulundurmak gerekir.
CEVAPLAR:
C/1: Evet İmsak vakti Sabah
namazının ilk başlangıç zamanıdır. Ancak temkin
süresi olarak 8-15-20 dakika sonra kılmak en
güzelidir.
C/2: Evet doğrusu ve sünnet olan "rabbena
atina" ile "rabbenağfirli" dualarını okumaktır.
Çünkü bu iki dua Namazların sünnetleridir.
Fakat bu iki dua aynı zamanda Kur'an'dan ayettirler.
Onu da bilelim.
C/3: Evet dediğiniz doğrudur. En güzeli bilenler
için arapça aslı ile okumaktır. Fakat arapça
bilmeyenler veya arapça asıllarını ezberleyememiş
olanlar türkçelerini de okuyabilirler. Dualarda önemli
olan insanın kendisini zorlayarak değil de en
güzel ve samimi şekilde içinden, kalbinden
geçtiği, dilinden döküldüğü gibi dua
etmesidir. Tabii her kavim kendi dilinde dua
etmesinin hiçbir sakıncası yoktur.
C/4: Her namazın sonunda bir günlük kaza namazı kılabilirsiniz... Sakıncası yoktur. Ancak kerahat vakitlerine dikkat etmeniz lazım. Kaza namazlarının üç kerahat vakti vardır. Bu kerahat vakitlerinin dışında kazalarınızı ifa edebilirsiniz...
Mekruh Vakitler
404- Beş vakit vardır ki, onlara Mekruh Vakitler denir.
Birincisi: Güneşin doğmasından bir mızrak boyu (beş derece) ki,
memleketimize göre kırk ile elli dakika arasında bir zamanla yükselişine
kadar olan zamandır.
İkincisi: Güneşin yükselip de tam tepeye geldiği zeval anının bulunduğu
vakittir.
Üçüncüsü: Güneşin sararmasından ve gözleri kamaştırmaz bir hale
gelmesinden itibaren batışı zamanına kadar olan vakittir.
Dördüncüsü: Fecr-i Sadık'ın doğmasından güneşin doğacağı zamana kadar olan
vakittir.
Beşincisi: İkindi namazı kılındıktan sonra güneşin batmasına kadar olan
vakittir.
405- Evvelki üç kerahet vaktinde ne kazaya kalmış farz namazlar, ne vitir
gibi vacib olan namazlar, ne de önceden hazırlanmış bir cenaze namazı
kılınabilir, ne de evvelce okunmuş bir secde ayeti için tilavet secdesi
yapılabilir. Bunlar yapılırsa, iadeleri gerekir.
Bu üç vakitte nafile namaz da kılınmaz. Ancak kılınacak olsa, kerahetle
caiz olur ve iadesi gerekmez. Çünkü bu kerahet, nafile namazların sağlıklı
olmasına engel değildir. Bununla beraber bu vakitlerden birine raslayan bir
nafile namazı bozup kerahet vaktinden sonra onu kaza etmek daha
faziletlidir.
Bu üç vakit, ateşe tapanların ibadet zamanlarıdır. Onlara benzemekten
kaçınmak, hak dine saygının gereğidir.
Diğer iki kerahet vaktinde ise, yalnız nafile namaz kılmak mekruhtur. Farz
ve vacib namaz mekruh değildir. Cenaze namazı, tilavet secdesi de mekruh
değildir. Bu iki vakitten birinde başlanmış olan bir nafile namazı,
kerahetten kurtulması için bozulmuş olursa, sonradan onu kaza etmek gerekir.
(Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali)
C/5:Evet haklısınız. Bu okunuş bir tecvid kaidesinden kaynaklanmaktadır, yazılırken aynen yazılır fakat okunurken şöyle okunur : "eşhedu ella ilahe illallah" doğru okunuşu da bu şekildedir.
C/6:Namaz kılınan yerin temiz mi,
pis mi olduğu belli olmadığı yerlerde
namaz kılmak mekruhtur. Ancak evinizde bir odanız
var ise ve siz oranın temiz olduğunu
biliyorsanız karanlık olsa dahi orada
namazınızı kılmanızda bir mahzur yoktur. Bazıları
mekruh demişlerdir, ancak delilleri yoktur. Akli bir
hüküm vermişlerdir.
gibi bir durum olursa karanlık yerde
C/7:Evet. 3 ve 4 rekatlı farz namazlarının
3.4. rekatlarında fatihadan sonra başka
sure okunmaz. Fatihanın okunması da meşhur ve
sahih kavle göre sünnettir. Şayet fatihadan
sonra zammı sure okursanız bir şey lazım
gelmez. Yani sehiv secdesi lazım gelmez. Ancak
bazı alimlerimiz kerahati vardır demişlerdir. Bazı
alimler ise hiçbir şey lazım gelmez,
demişlerdir.
"Farz kılan kimse ilk iki rek'attan sonra Fatiha ile bitirir.
Çünkü zâhir rivayeye göre bu sünnettir. Fatiha'dan fazla bir şey okursa beis yoktur. O kimse Fatiha okumakla üç kere tesbih etmek veya o kadar susmak arasında muhayyerdir. Aynî ise Fatiha okumanın vacip olduğunu sahih bulmuştur. Nihaye'de bir tesbih miktarı susulacağı bildirilmiştir. Binaenaleyh mezhebe göre susmakla isâet işlemiş olmaz. Çünkü muhayyerlik hazreti Ali ile İbn-i Mes'uddan rivayet edilen hadislerle sabit olmuştur. Devam rivayeti vucûp manasına gelmekten değiştiren budur.İZAH
Farz kılan Fatiha ile yetinir sözü bir kayıttır. Çünkü nâfile ile vacip namazların her rek'atında Fatiha ve sûre yahud âyet vaciptir.
«Fatiha'dan fazla bir şey okursa beis yoktur» yani Fatiha'ya sûre zam ederse beis yoktur. Çünkü son iki rekatta kıraat miktar tayin edilmeksizin meşrudur. Sâdece Fatiha okumak vacip değil sünnettir. Binaenaleyh sûre zammı evlânın hilâfına bir hareket olur. Bu ise meşruiyete ve yapılıp yapılmaması günah değildir mânasında mubahlığa aykırı değildir. Nitekim vacipler bahsinin baş taraflarında arzetmiştik böylece Nehir sahibinin Bahır'a karşı iddiada bulunduğu zıddiyet ortadan kalkmış olur." (İbn-i Abidin, C/2, sh:309-311) Bu konu ile ilgili size bol kaynak verileceğimiz bir adres: http://www.misak1.com/fikih/3_4rekatlar.htmC/8: Bahsettiğiniz hususa Hanefi fıkhında "istinca ve istibra" denilir. Bu sayfada bu hususu belki birkaç defa cevapladık. Siz yeni olabileceğiniz için görememiş olabilirsiniz. Sizin için tekrar açıklayalım...
"11) İstinca (büyük
abdest temizliği) ve İstibra (küçük abdest temizliği) Yolu ile
Temizleme
Kan, meni, sidik ve gaita gibi pisliklerin çıkmış oldukları yerleri temizlemek
gerekir ki, buna "İstinca" denir. Bu temizleme, avret yerlerini
yabancılara göstermeksizin su ile, yoksa küçük taşlarla yapılır. Önce taşlarla,
sonra su ile yapılması daha uygundur. Fakat kemik, kireç, kömür, tezek, bez,
pamuk ve kağıt gibi şeylerle istinca mekruhtur.
Su ile istincanın sağlık yönünden yararları çoktur. Bu konuda tıb kitablarında
önemli bilgiler vardır.
İstinca yerini taşarak namazın sıhhatini engelleyecek kadar fazla olan
pislikleri yıkamak farzdır.
Erkekler idrar yaptıktan sonra, sidik sızıntısının kesilmesini beklemeleri
gerekir ki, buna "İstibra" denir. İstibra usulü her insanın bünyesine
göre değişiktir. Bekleyerek, biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek ve
öksürerek yapılır. İdrarın kesildiğine kanaat hasıl olunca, istinca (su ile
yıkama) yapılır. Çünkü idrar yaşlığın bulunması, idrarın damlaması gibi abdestin
sıhhatine engeldir.
İstinca'da temizliğe fazla dikkat edip idrar ve benzeri pislik eseri
bırakmamaya "İstinka" denir. İstinca'dan sonra ayağa kalkmadan temiz bir
bez parçası ile veya sol el ile kurulanmalıdır. Böylece temizlik için kullanılan
suyun kalıntılarını gidermeye çalışmalıdır. Bir hadis-i şerifte şöyle
buyurulmuştur: "İdrardan çok korununuz; çünkü kabrin bütün azabı ondandır."
Bunun için idrardan son derece sakınmalı ve temizliğe dikkat etmelidir.
Kadınlara "İstibra" gerekmez. Onların bir müddet beklemeleri yeterlidir. Ondan
sonra istinca edip abdest alabilirler.
İstinca ile istibranın bazı edebleri vardır. Onlar da şunlardır: Helaya
girerken "Allah'ım! Pislikten ve pis olmaktan sana sığınırım" diye dua
edilir. Helaya sol ayakla girilir ve heladan sağ ayakla çıkılır. Helada kıbleye
yönelik oturmamalı, arkayı da kıbleye çevirmemelidir. Bunları yapmak mekruhtur.
Rüzgara karşı, bir özür yokken ayakta, karınca ve benzeri böceklerin yuvalarına,
abdest ve gusül alınacak sulara işemek mekruhtur.
Yol üzerine, mescit civarına, mezarlığa, durgun ve akarsulara, ırmak
kenarlarına, ağaç altlarına abdest bozmak da mekruhtur. İnsanların görebileceği
bir yerde istibra yapılması da edebe aykırıdır." (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali-
Yemizlenme Yolları Bahsi)
Ayrıca
bahsettiğiniz hususla ilgili olarak bilmeniz
gereken çok önemli mesele namazın
sıhhatine engel olacak olan necasetin,
gerek küçük necaset, gerekse büyük necaset
olsun ölçüsünün miktarıdır!!!
Bu ölçüyüde yine rahmetli Ömer N.Bilmen (Rh.a.)
Hocaefendinin ilmihalinden verelim. "93-
Temiz olmayan şeyler: Gerek ağır olsun, gerek hafif olsun, maddî şeyleri
kirletmek hususunda eşittirler. Bu yönden pislikler ağır ve hafif kısımlarına
ayrılmaz. Ancak namazın sahih olmasına engel olmak veya olmamak bakımından bu
iki kısım esas alınarak aşağıdaki hükümler uygulanır.
94- Ağır necaset sayılan bir şeyin: Katı ise üç gramdan, sıvı ise el ayasından
daha geniş olan miktarı, giderilmesi mümkün olunca, namazın sıhhatine engel
olur. Bu anılan ve ondan daha az olan miktarlar ise az necasettir, namazın
sıhhatine engel olmaz; bağışlanmış sayılır.
Buna göre namaz kılanın elbisesinde veya ayaklarını basıp namaz kıldığı yerde,
yaklaşık olarak üç gramdan çok katı olan ağır pislik bulunursa, onun namazı
sahih olmaz........" Yani sizin sizin
anlayacağınız insanın elbisesine
bulaşan katı necasetin miktarı 3
gr. ise namazın şartlarından birisi
olmadığı için kılınan namaz da caiz olmaz.
Müslümanın elbisesine bulaşan sıvı necaset
ise yani sizin bahsettiğiniz küçük
abdest (sidik) ise el ayası (avuç
içi) kadar bir yeri ıslatmışsa o necasetle
namaz kılınmaz. Daha küçük ise bu
affedilmiştir. Demek ki sizin bahsettiğiniz
kardeşin yapmış olduğu uygulama güzel
bir uygulamadır. Orada bir incelik daha
vardır, şayet ilgili kardeş istibra
yapmadan abdest almış olsa ve bu abdestten
hemen sonra bir damla sidik
damlası gelse abdesti derhal bozulmuş
oluyor. İnşallah anlaşılmıştır.
C/9: Namaz kılarken elbette tecvid kurallarına dikkat etmek gerekir. Bazı sûrelerde bazı okuyuşlar vardır ki, bu oku,yuşlar anlamı bozmaktadır. Dolayısıyla bu yanlış okumalar namazı da bozmaktadır. Bunun yanında Namazla ilgili ahkamı bilmelisiniz. Namazın farzları nelerdir? Vacipleri nelerdir? Namazın sünnetleri nelerdir? Namazı bozal haller nelerdir? Sehiv secdesi nedir? Nerelerde yanlışlık yapılırsa sehiv secdesi yapmak gerekir vb. ahkamlar nelerdir? ..Namazın edebleri nelerdir? Bunlar Fıkıh kitaplarında ve İlmihal kitaplarında açık açık yazılmaktadır. Okuyup öğrenmelisiniz ve Tadil-i Erkana uygun bir şekilde güzel namaz kılmaya çalışmalısınız...
Ayrıca namazda huzû ve huşû nelerdir?
İhlas ve ihsan halleri nelerdir? Rabbimizin
huzurunda el bağlamak ne demekdir? Bütün
bunları gözönünde bulundurarak namaz
kılmamız gerekir ki, kılmış olduğumuz
o namaz bizi kötülüklerden alıkoysun,
salihler zümresine dahil eylesin... Yoksa
vay o namaz kılanların haline ki.... olmasın.
Kılmış olduğumuz o namaz yarin
bir paçavra gibi olup suratımıza çalınmasın...
Daha çok şeyler söylenebilir...............