SOFİYYE  FIRKASI

      "Tasavvuf   ehlinin   12   fırka   olduğunu, bunların bir tanesinin kurtulmuş, ll'inin sapıtmış olduğunu,   bu   sapık fırkaların her birinin ne şekilde belasını bulduğunu ve doğru yoldan giden fırkanın   ne   şekilde   konağına   varıp   muradına   erdiğini   bildirir. 

          Ey  aziz   ehlullah   demişlerdir  ki:

     Tasavvuf  bir  ilimdir  ki,   Cenab-ı Hak'kın   sıfatlarından  ve ona nasıl   erişilebileceğinden bahseder.   Kulu, bu ilmi öğrenmeye sürükleyen,  Allah sevgisidir.   Kalbinden Allah'tan gayrisini temizleyen  sofu bu ilmi öğrenir.   Çünkü  tasavvuf,   kişinin   Allah'tan   başkasına   karşı, olan sevgiyi,   kalbinden   atması ve gönlünü yalnız  Cenab-ı Hak'kın   muhabbetine   bağlamasıdır.   Ehl-i sünnet   ve  cemaat   üzere   itikadını   tashih edip (düzeltip) Hz. Peygamber (S.A.) efendimizin sözlerine,   hareketlerine   ve   ahlâkına   uyup   izinden   gitmektir  ki,   kötü   ahlâkım   değiştirip   en güzel   ahlâkı   benimsemek,   daimî   ve   içten   gelen   bir   duygu   ile   Allah'ın   zikrine devam   etmek   ve   bu   yolla   onun   huzuruna   varmaktır.

      555. H. yılında   mutesavvuflar,   12   fırkaya   bölünmüştür.   Bunların  bir   tanesi,   şeriata,   Ehl-i sünnet  ve  cemaate   uymuş,  hidayet  yolunu   bulmuş ve   dileğine   erişmiştir. 11 fırka  ise  bidat   yoluna   sapmış,   dalâlet   (sapıklık)   çukuruna   düşmüştür.   Fırkaların  adlan  şunlardır:

          1-Evliyaiyye,     2- Hübbiyye,    3- Şemrahiyye,       4- Ebahiyye,        5-Haliyye,    6- Hululiyye, 

          7-Huriyye,         8- Vakıfiyye,    9-Mütecahiliyye,   10-Mütekâsiliyye,       11-İlhamiyye.

       Bunların   hepsinin de  fikri  bozuk,   fesat   ve   fitne  ile doludur  ve  bunlardan  uzak  olan, Allah'a   yakındır   ve  dinî  itikadı   fitne   ve   fesada   uğramadan,   bozulmadan,   metanet ve selâmeti bulmuştur.    Çünkü onlar, cehaletin karanlıklarına dalmış ve   sapıklık  denizine   batmışlardır.    Bunlar,   iman   ile   müşerref oldukları halde, nefislerinin arzu ve heveslerine uydukları ve şeriat  hükümlerini   küçümsedikleri   için   Cenab-ı Hak,   onlara   batıl,   sapık hayallerle   uğraşma   belâsını   vermiştir   ve   her fırka batıl (sapık) mezhebiyle nam salmış ve böylece   Allah'ın   kapısından   uzaklaşmışlardır."  267--  

Sofiyyenin   ekserisi   Sünnet   ve   Cemaat   Ehlindendir. İçlerinden Keramet ehli olanlar vardır.   Sofiyyenin   yücelik,   fazilet, takva ve iyilikler dolu, keramet sahipleri vardır. Bunlar daima temizlik, taharet üzere olup yemede, içmede, giymede, konuşmada, uyumada ve ibadet etmede  Hz. Peygamber (SAV)'in   sünnetine uyarlar.....

İnsanın  bu  vasıftaki  sofilere  dil  uzatmayı  bırakması  ve dilini  onlardan  çekmesi  gerekir.   Zira  bu  tür   sofilerin  arasında  ümmetin  seçkinleri   yer alır. (İmam Muhammed Yüsr el- Pezdevi, Ehl-i Sünnet Akaidi, sh:365)

 "Sofiyyün"  zümresi   ile   "Sufi"  zümresini   birbirine  katmamak  gerekir.    Zira   sofiyyun   zümresinin  tamamına  yakını   aynen  şöyle  derler: "Efendimize,  şeyhimize  verilen  ilim  asıl  ilimdir.  Yani  batıni  ilimdir.   Zahiri  ilim  sahipleri  bu  ilimden  habersizlerdir.  Asıl  ilim  işte  o  ilimdir.  Zahiri  ilim  kabuk,  batıni  (asıl)  ilim  içtir.   Karpuz  misali!   Karpuzun  kabuğu  zahir  ilim,  hiçbir  şeye  yaramayan  ilimdir.   İçi  ise  yenilecek  kısımdır,  batıni   ilimdir   işe  yarayan  kısımdır  vb."