ŞİA'NIN   DOĞUŞU      

       "Şia'nın  doğuş  zamanı  hakkında  değişik görüşler bulunmaktadır. Şii kaynaklar, bu fırkanın Resulullah (sav)'in  sağlığında doğduğunu ve daha o zamanlar, Hz.Ali (ra)'nin üstünlüğünü  kabul  ederek  onun  tarafını   tutanların bir topluluk olarak  "Ali Şia'sını" meydana  getirdiklerini  ileri  sürerler. Hz. Hüseyin (ra)'in Kerbelâ'da hunharca şehid edilişinden  sonra,  Şia  bir  terim  olarak,  Emevilere  karşı   Hz. Hüseyin'in  intikamını  almak ve  bu  arada Hz.Ali  ve  soyunun haklarını aramak, onun soyuna yardım etmek için toplananları  ve  onlara  taraftar  olanları   ifade  etmeye başlamıştır, denebilir. Bu aynı zamanda  ilk şii fırkaların,  siyaset  sahnesinde   yavaş  yavaş   vücut   bulmaya  başlamalarının da   en  erken  tarihidir." 304--

    "Fitne  kopup  Osman-ı  Zinnureyn (ra) şehid edildi.  Hz.A li (ra) döneminde fitne kapıları sonuna  kadar  açıldı.   İslâm siyaseti  sahasında  köklü  bir  ihtilaf  ortaya  çıktı  v e bu  alanda  çeşitli   MEZHEBLER  türedi,   işte bu fitnenin gölgesi altında  ŞÎÎ mezhebi ortaya çıktı.  Şiiler ve taraftarları  her  ne  kadar  Şiiliğin  temelinin  Resulullah (sav)'in  vefatı  anına dayandığını  söylerse de. . . .  Hz.Ali (ra)  hilafeti  dönemi   boyunca  devam  eden  bu  fitnenin  bir   yankısı   olarak  HARÎCΠ mezhebi'de   ortaya   çıktı.  Üçüncü Halife Hz. Osman (ra) dönemi. . .birbirine zıt "ŞÎİ" ve "HARİCÎ"  diye adlandırılan  iki  mezhebin  ortaya  çıkışıyla  sona erdiyse de bu iki mezhebin  arasında  orta  yolu  tutan  ve  itidalli  davranan  ve  tarihin  " EHL-İ SÜNNET VE 'L CEMÂAT " diye adlandırdığı  bir  mezhebte  ortaya çıkmıştır." 305--   "Bazı yazarlar da "Şiiliğin,  Resulullah (sav)'ın  vefatını  takib eden  Hz.Ali (ra)'nin  meşru  halife  olduğıı  talebiyle,  baştan  sona  siyasi   bir   hareket   olarak  başladığını"  söylerler.   Bir  kısım yazarlara  göre  Şiilik,   siyasi  bir hareket   şeklinde, Hz. Osman (ra)'nın  şehid  edilişinden   sonra  ortaya  çıkmıştır."  306--

     Hz. Ali (ra) taraftarı olan fırkaya Şia denir. Bunlar hilafet makamına Hz.Ali (ra)'yi haklı görürler.  Şia  fırkasının  doğmasında   İbn-i Sebe  denen  Yahudi  dönmesinin  rolü  büyüktür.  Mezhebi  şekillendiren  bu  dönme  idi  denebilir. Şia  nasları anlama da   kendi   arzularına   göre  hadis uydurmuşlardır. Batıl tevillere  sarılmışlardır.     Yukarıda ki  tariflerden  çıkan  ortak sonuç;  Şianın   doğuşu   Hz.  Ali (ra)'nin  hilafetinden  önce  var  idi,   fakat   siyasi  bir  hareket  olarak bir kimliğe bürünerek  Hz. Ali (ra)  döneminde ortaya  çıkmıştır. Tüm  Ehl-i  Şia'nın ortak yönü Hz.Ali (ra)'yi  diğer üç halifeden üstün tutmak ve Hz. Ali (ra)'yi  aşırı  derecede  sevmektir.  Zaten Şiilerin  bir  kimseyi  beğenmesi  için  o  kimsenin  üç  halifeyi   reddetmesi   veya   düşman  olması  gerekmektedir.  A.  AZİZ