B E K T A Ş İ L İ K

       "Bektaşilik :   Hacı Bektaş Veli’nin   izini   sürenlerce,   onun   adına   kurulmuş   bir   tarikattır.   Ali   ve   On  İki   İmam   sevgisine  dayanır. Temeli Olgunluk, insan sevgisi, özdeşlik, eşitlik, özgürlük, Vs.  ilkelerini  oluşturur.   Varlık birliği görüşüne, insanın kutsallığına inanır. Çalgı, içki, oyun,  resim, vs.  şeriatça   yasaklanan  varlıkları  benimser.   Görünüşe   değil,   öze   önem   verir.

Bektaşiliğin  içerdiği   düşüncelerin   odağını   oluşturan sevgi “Evren-Tanrı- insan” birliğini kavramayı  erek   edinir.   Velayetname’ye göre; Hacı Bektaş Veli bütün insanların kardeş olduklarını. Yer yüzünden ortaklaşa, barış içinde yararlanılması gerektiğini, varlık birliğinin gerçekliliğini,  insanın   tanrısal   niteliklerle   donatıldığını   savunmuş   İnsanın anlamını kavramak gibi   iç   başarısı   vardır.  

       Bu   başarının   ilk   basamağı   kişinin kendini   tanıyarak  sevmesidir.   Kendini   bilen   kendisini   sever.   Kendini   seven   kendini   bilir. Kişi   tanrısal   bir özle donatıldığından “Kendini seven Tanrı’yı sever”   Bu   düşünce   Bektaşilik’te varlık  birliğine  tek  yoldur.   Bu   nedenle   bütün   Bektaşilerin   bağlandıkları   bir   ilke   niteliği taşır.    Hacı   Bektaş Velinin izini sürenlere göre Tanrı’yı sevmek Ali’yi sevmekle başlar. Çünkü Bektaşilik   Ali   sevgisini   yaymayı.   Sürdürmeyi   amaç   edinmiş   bir   kuruluştur."  296--

    Bugün  Anadolu'da  Bektaşilik  öyle  felsefi  bir  boyut  kazanmıştır ki,  kimi  yazarlar  İslam  içinde  bir  tarikat  kabul  ederlerken  bir  kısım  yazarlar  Bektaşiliği  İslam  içerisinde  bir mezheb  kabul  ederler.   Bir  kısım  yazarlar  ise  Bektaşiliği  İslam'dan  ayrı  bir  din  olarak  görürler!   Bu  karmaşalığı  Bektaşiliği  kabullenen   müntesipleri   içinde  de  görmek  mümkündür.    Sanki  bunlar  Kur'an'a  bağlı  değiller!  Veya  sanki   Hacı  Bektaşi  Veli'yi   Hz.  Muhammed (sav)'den  daha  üstün  görüyorlar!    Bektaşiye  gösterilen  saygı   Hz.  Muhammed (sav)'e  gösterilmez.   Bektaşi'nin  önderliğindeki  bir  İslam'ı  kabul  ediyor  görünürler.  Elbette  bunların  tamamı  cehaletten  ve  bilgisizlikten  kaynaklanmaktadır.   Günümüzdeki  Bektaşilik; Hurufilik  fırkasında da  görüleceği  gibi  alevilik,  hurufilik   merkezine   oturmuştur.  

     Aynı  mantığı    "Mevlevilik"  hastalığında  da  görmekteyiz.   Mevlana  sanki  bir  peygamber,  yeni  bir  kitap  sahibi,  yeni  bir  din  getirmiş!    Ona  hayran  olan  bir  kısım   hümanistler  ne  hikmetse  Hz. Muhammed (sav)'den   hoşlanmazlar!   Alevi-Bektaşi  kültürüne  sahip  insanların  yüzde  kaçı  Hz.Muhammed (sav)'in  getirdiği  İslam  şeriatını  kabul  etmektedir?